Uyurken ağızdan salya akmasının sebebi nedir? Neden kaynaklanır, bu durumda neyapılması gerekir? Uyurken ağızdan salya akması bebeklerde de yetişkinlerde de sıkça rastlanan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki, önemsiz gibi görünen bu durumun ciddi bir sorunun belirtisi olabileceğini biliyor muydunuz?

Uyurken ağızdan salya gelmesi durumunda iç hastalıkları bölümüne görünebilirsiniz. 

UYURKEN SALYA AKMASI NEDEN KAYNAKLANIR?

  • Yan tarafa doğru uyumak ağızdan salya gelmesinin en çok karşılaşılan nedenidir. Yana doğru yatarak uyunduğu zaman yerçekiminin etkisiyle salya yutulamaz ve yastığınıza doğru akar. 
  • Salya akmasının bir başka nedeni sinüs enfeksiyonu olabilir. Sinüs enfeksiyonu yutkunma ve nefes alma sorunlarını beraberinde getirir. Aynı durumla geniz yolu tıkanıklığında, grip olduğunuz zamanlarda karşılaşabilirsiniz. 
  • Mide ekşimesi ve reflü fazla salya akıtma nedenidir. Ekşime sonucunda mide asidi yemek borusunu uyarır buda fazla salya üretimine neden olur. 
  • Ciddi zehirlenme veya alerji durumlarında vücut aşırı salya üretebilir. Bu durum ile karşılaşıldığında vakit kaybetmeden bir hastaneye gitmesinde fayda var. 
  • Boğazın arka tarafında bulunan bezler olarak bilinen bademciklerin iltihaplanması fazla salya akmasının nedeni olabilir. İltihaplanma sonucu boğazda biriken salya yutulamaz ve akar. 
  • Antidepresan, sinir sistemini yatıştırıcı ilaçlar, morfin, ağız kuruluğu önleyici ilaçların yan etkilerinden biride fazla salya akıtmaya neden olmalarıdır. 
  • Uyurken salya akmasının nedeni ağız yapısına olabilir. Hamileliğe bağlı mide bulantısı, aşırı asit içeren diyetler, MS hastalığı, parkinson hastalığı, ruh ve sinir hastalıkları, diş problemleri de uyurken salya akmasının nedenleri olabilir. Bu hastalıklarla ilgili doktorlara görünmeniz faydalı olacaktır. 

Sırtüstü yatarak uyumak uyurken ağızdan salya akmasını önlemeye yardımcı olur. Uyurken başınızı bir yastıkla desteklemek ağzın kapalı olmasını sağlayacağı için salya akmasını önlemeye yardımcı olacaktır. Uyurken ağızdan nefes almak yerine burundan nefes almak salya akmasını engelleyecektir. Doğru nefes alma egzersizlerini öğrenmek ve alışkanlık haline getirmek sorunun çözümünde faydalı olacaktır.

Kullandığınız ilaçların yan etkisi olarak vücut fazla salya üretiyor olabilir. Eğer kullanmaya başladığınız yeni bir ilaç sonrasında başlayan uykuda salya akma probleminiz varsa bunu doktorunuza anlatıp uygun çözümü bulun.

BEBEK VE ÇOCUKLARDA REFLÜYE DİKKAT
 
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel Bıcılıoğlu, "Reflü, 0-2 yaş arasındaki çocuklarda fizyolojik olarak çok sık görülür" dedi.

Reflünün mide içeriğinin yemek borusu ve solunum yollarına geri kaçması anlamına geldiğini belirten Uzm. Dr. Yüksel Bıcılıoğlu, bebek ve çocuklarda reflü hastalığını değerlendirdi. Bu durumun çocuğun büyüme ve gelişmesine engel olmaması durumunda, alt ve üst solunum yolları ile ilgili problemler yaşamıyorsa hastalık olarak kabul edilemeyeceğini açıklayan Dr. Bıcıloğlu, "Reflüye bağlı olarak çocuk çok kusuyorsa, aylık kilo artışları göstermiyorsa, çocuk ayda veya 2 ayda bir kulak enfeksiyonu, sık sık bronşit, akciğer enfeksiyonu, erken yaşta geniz eti ve buna bağlı burun tıkanıklığı, horlama, hırıltı gibi sorunlar yaşıyor ve bunları izah edecek başka bir neden yoksa reflü bir hastalık olarak kabul edilir" diye konuştu.

Reflüsü olan çocuğun huzursuzluk yaşadığını söyleyen Dr. Bıcılıoğlu, "Çocuk özellikle pürtüklü gıda ve kaşıkla yemeği reddeder. Gece ağlayarak sık sık uyanır. Bu gibi çocuklar genellikle iştahsızdırlar. Özellikle sabah kahvaltı yapmak istemezler. Daha büyük çocuklar ise karın ağrısından şikayet eder. 2 yaşından sonra da ağız kokusu başlar. Bu çocuklar nerdeyse her ay hasta olur. Aynı zamanda öksürük, bronşit, kulak iltihabı ve geniz eti problemleri oluşan bu tip çocuklarda diğer nedenler dışlandıysa
mutlaka reflü araştırılmalıdır.

Bu çocuklar gece sürekli salya akıtırlar, ağız şapırdatarak ve sürekli yutkunarak uyumaya çalışırlar, gece sık sık uyanıp bir şeyler içmek isterler. Gece uyumadan hemen önce beslenen veya gece uyandığında mama verilen çocuklarda daha sık görülür. Anne sütü bittiği zaman çocuk artık gece beslenmemelidir. Bu hastalığın tanısının konulmasında ailenin anlattıkları çok önemlidir. Ayrıca tanı yöntemlerinden biri de reflü sintigrafisi dediğimiz bir tür filmdir" şeklinde konuştu.

Bu hastalıkta mide asidini azaltan ilaçlar kullanıldığını, en önemli şeyin çocuğun beslenmesinde yapılan değişiklikler olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel Bıcılıoğlu, "Reflü hastalığı olan çocuk az ve sık sık beslenmeli, mide çok doldurulmamalıdır. Çocuğa yatar pozisyonda, yatmaya gitmeden önce su dışında asla bir şey verilmemelidir. Gece uyanan, ağlayan çocuklar ağzına biberon dayanarak meme veya süt ile beslenmemelidir. Kafeinli, gazlı içecekler, çok yağlı yiyecekler
verilmemelidir. Verilen ilaç tedavisi uzun solukludur ve düzenli kullanılmalıdır" dedi.

Nükleer Tıp Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serpil Erdoğan ise, reflü sintigrafisi konusunda şu bilgileri verdi:

"Radyonüklid Gastroözofageal Reflü (GÖR) çalışması basit ve fizyolojik bir test olması nedeniyle pediatrik olgularda reflü değerlendirmesinde ilk tercih edilecek yöntemdir. Hasta hazırlığında en az 3-4 saatlik açlık istenmektedir. Eğer hasta küçük ise biberon ve 300 milim süt veya formül mama gereklidir. Daha büyük çocuklar için portakal suyu kullanılmaktadır. Hekim tarafından belirlenen radyoaktif madde tozu, 30 santigrat süt, mama veya meyve suyu içinde eritilerek hastaya içirilir. Daha sonra hasta gama kamera altında sırt üstü pozisyonda yatırılarak her 10 saniyede bir 30-90 dakika boyunca mide ve özofagus görüntüleri alınır. Çalışma sonunda görüntüler değerlendirilir ve çalışma süresince 5'ten fazla ve 10 saniyeden uzun süren, özellikle üst yemek borusuna kadar uzanan reflular patolojik olarak kabul edilir. Bu çalışmada akciğerler de değerlendirilebilir. Akciğerlerde aktivite olması aspirasyon varlığını düşündürür. Gaströzofageal reflu çalışması çocuğu sıkıntıya sokmadan, çok kolaylıkla uygulanabilecek bir reflü testi çalışmasıdır."