Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimlerde kırsaldaki muhtarların seçmenleri akın akın köylere taşımasını eleştirdi, “Bundan sonra bu tür şeyleri İçişleri Bakanlığımızla yakın takibe alacağız” dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda konuşan Erdoğan, dünkü manşetimizde gündeme getirdiğimiz “sandık göçü”ne değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

Muhtar seçiminden başlayıp belde, ilçe, il veya büyükşehir belediye başkanlıklarına ve meclis üyeliklerine giden süreç demokrasimizin adeta laboratuvarı niteliğindedir. Fakat burada özellikle bir şeyi ifade etmem gerekir; şehircilik veya şehirlerarası göçler. Hatta iniyorum aşağıya doğru şimdi, ilçeler beldeler. ‘Bizim beldede bizim amcaoğlunun kazanması lazım, bizim aşiretten filancanın kazanması lazım. Ne yapalım? Ankara’dan İstanbul’dan göç yapalım.’ Böyle bir şey olamaz, bu, işgalin farklı bir türüdür. Bundan sonra bu tür şeyleri İçişleri Bakanlığımızla da daha yakın takibe alacağız. Çünkü bunun adı demokrasi değildir. Böyle bir demokrasi olmaz, ‘taşıyalım, gidelim, bindirilmiş kıtalarla seçim kazanalım’ olmaz böyle bir şey. Kim orada yaşıyorsa seçimi onlar yapsın, neticesine de herkes katlansın, o da nereye yerleşmişse orada yapsın. Böyle bir yanlış anlayış üzerine ne belediyecilik ne demokrasiyi yakıştıramayız.

İNANÇ VE AHLAK

Toplumların yükseliş ve yıkılışlarının medeniyetle ilişkisi bulunduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti: İnancın ve ahlakın sukut ettiği medeniyetlerin yıkımı ya kendiliğinden gerçekleşir ya da herhangi bir dış etki bu kaçınılmaz akıbete vesile olur. Modern dünyanın problemi, medeniyetini inanç ve ahlaktan yoksun bir şekilde yükseltmeye çalışmasından dolayıdır, biz bu yanlışa inşallah düşmeyeceğiz. Medeniyetimizi, tarihimizin ve kültürümüzün birikimleri üzerine bina ederken, inancı ve ahlakı asla ihmal etmeyeceğiz.

POŞET YERİNE TORBA

Plastik poşet ve bunun benzeri birçok ürünle ilgili bir savaş başlattıklarını bildiren Erdoğan “Arkadaşlara dedim ki ‘31 Mart kampanyasında biz file kullanalım, bez torba kullanalım.’ Biz asla naylon poşet kullanmayacağız. ‘Birilerinin bir yerden bu işi başlatması lazım’ dedik, Bu da bize yakışır” dedi.

TÜRKİYE DÜNYANIN 13. BÜYÜK EKONOMİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da MÜSİAD’ın gecesine katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan, “Satınalma paritesine göre bugün dünyanın 13. büyük ekonomisi haline gelmiş durumdayız. İnşallah yıl sonunda bir üst sıraya çıkmış olacağız. Savunma ve havacılık ürünleri ihracatında ilk defa 2 milyar doları aştık. Kasım ayında açılan şirket sayısı 7 bin 110, kapanan ise bin 112. Bu rakamlar önceki aylardan daha olumlu seyri ifade ediyor” dedi.

 

 

“YATAY MİMARİYİ BAŞARAMADIK”
Gözünün yaşına bakmaz yıkarız!

Merkezinde insanın olmadığı bir işinin hayırlı neticeler doğurmasının mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan “Uzunca bir süredir, en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm yerleşim yerlerimizde yatay mimari konusunda ısrar ediyorum. ‘Oraya ben bir dikey mimari yapayım, malı götüreyim’ yapılan iş bu. Bize de örnek veriyor, ‘Manhattan şöyle.’ Ya bırak, batsın senin Manhattan’ın. Bizim medeniyetimizde ne diyor biz ona bakalım. Çevre ve Şehircilik Bakanı’ma da söylüyorum; kimsenin gözünün yaşına bakmayacaksın. Yıkmaksa yıkacağız” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimari konusunda bazı yerlerde başarılı olduğunun altını çizerek, “(Peki başardın mı kardeşim?) dersen inanın başaramadım. Niye? Bu işi insanla yapacaksınız, müteahhit firmalarla yapacaksınız. Kısmen bazı yerlerde başarılı olduk ama bazı yerlerde maalesef başarılı olamadık. Bu konuda tüm belediye başkanlarımıza, TOKİ’ye ve özel sektör mensuplarına da sesleniyorum, gelin ne olur ülkemizi katletmeyelim” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, arazi ve yer olmamasına ilişkin serzenişte bulunanlara şöyle seslendi: Olduğu kadar yap. İnsanoğlu toprağa yakın yaşamalı, topraktan uzak yaşamamalı.

ARTIK SONUNUZ GELDİ

Erdoğan, terör örgütü mensupları için her seçim ve önemli olayın bir umut vesilesi hâline dönüştüğünü belirterek “Şahsımın ve bu noktada partimin ayağının tökezlemesini, böylece yeniden ipleri ellerine geçirmeyi umut ediyorlar. Buradan ülkemiz içindeki ve dışındaki tüm FETÖ’cülere sesleniyorum: Artık sonunuz geldi, gidecek yeriniz, atacak adımınız kalmadı. Başınızdaki ‘FETÖ’ denen adamın arkasındakiler ne zamana kadar arkasında durur bilemem ama eninde sonunda o da gelecek.”