BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Virüsün bugünü ve yarını…

 
Koronavirüs salgını ne zaman sona erecek belli değil. Trump’a kalırsa bir iki haftaya bitti sayılacak! Bill Gates ise 2021 sonunu bulacağını tahmin ediyor. Lakin virüsün bugününden çok yarını konuşuluyor.
 
 
Eli kalem tutan tutmayan herkes bugünlerde fütürist kesildi! “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…” diye başlayan cümlelerle, gelecek hakkında öngörülerde, ‘kestirimlerde’ bulunuyorlar. Öyle böyle değil, bayağı iddialı ve keskin ifadelerle hem de. “Memleketlerin ve topyekûn dünyanın düzeni değişecek… Uluslararası kuruluşların çoğu ya tümden dağılacak veyahut da fonksiyonsuz kalacak…” ABD Başkanı Trump, başlangıçta çok basite aldığı Koronavirüsün yaptığı yıkım karşısında, çareyi Dünya Sağlık Teşkilatına yüklenmekte buldu mesela. Ne var ki, kimseyi inandıramıyor... Uluslar üstü (süpranasyonal) bir teşkilat olan Avrupa Birliği’nin mezar taşını diktiler bile!.. Virüsten en büyük hasarı alan İtalya ve İspanya’dan, AB’ye yönelen şiddetli hücumlar ve bazı milliyetçi-radikal siyasilerin, AB bayrağını indirip yerine İtalya ya da İspanya bayrağını çekmesi, herhâlde fütüristlerin tezlerini kuvvetlendiren unsurlar olsa gerek… Zor zamanlarda bu kabil tepkilerin yükselmesi şaşırtıcı bir durum değil. Ancak vaziyet normale döndüğünde, herkes sakinleşip soğukkanlı değerlendirme yapmaya başladığında, bu türden feveranın sonuçlar üzerinde ne kadar etkili olacağı veya geleceğe dönük ne ölçüde iz bırakacağına bakmak lazım. Yani virüsün bugünkü etkilerini tam olarak tespit etmeden, keskin ifadelerle yarına dönük tahminler yürütmek yanıltıcı olabilir…
Geçmişte dünyamızı bütün olarak etkileyen salgınların bıraktığı izlere bakarsak, bugüne dair birtakım ipuçlarını da yakalayabiliriz… Mesela bundan yüz yıl önce dünyayı kırıp geçiren ve Amerika’da ortaya çıktığı hâlde, adına İspanyol Kuş Gribi denilen salgın… Neden Amerikan değil de İspanyol kuş gribi olmuş! Çünkü Birinci Dünya Savaşı şartlarının hâlâ hüküm sürdüğü ortamda, o gün tarafsız pozisyonda olan İspanya ilk olarak açıklamış da ondan!.. Ne ilginç değil mi, Donald Trump bugün de ısrarla Çin Virüsü diyor. Soranlara da; “Çin’den geldiği için böyle diyorum” şeklinde izahat veriyor. Beri yanda Çin, tam tersine bu virüsün ABD askerleri tarafından kendi ülkelerine bulaştırıldığını iddia ediyor. Bir iddiaya göre ise virüs Avrupa’dan yayılmaya başlamış. Velhasıl kafalar karışık. Her neyse… Korona yaptı yapacağını. Daha da neler yapacağını bilmiyoruz. Trump’a kalırsa, bir iki haftaya durumu normale döndürmek lazım!.. Fakat ABD hazinesi dâhil, onun bu görüşüne kimse katılmıyor. Hatta Bill Gates gibi sivri isimler, bu salgının etkilerinin 2021 sonlarına kadar süreceğini söylüyor.
Yeniden İspanyol gribine dönecek olursak, o da en az iki yıl (1918-1920) devam etmişti. Öyle korkunçtu ki, öldürdüğü insan sayısı hakkında, bugün dahi kesin rakamlar verilemiyor. En iyimser hesaplamalara göre 18-20 milyon, kimilerine göre ise en az 50 milyon. Bitmedi, bu rakamı 100 milyona kadar çıkaran tahmin ve hesaplamalar var… 1918’de dünya nüfusu 1,8 milyar idi. Demek ki, salgının söndürdüğü hayat sayısı, yukarıdaki rakamlara göre; dünya nüfusunun sırasıyla yüzde 1, yüzde 2,7 veya yüzde 5,4 oranında… Bugün dünya nüfusu 7,5 milyarın üstünde. Koronavirüsün bulaştığı insan sayısı (tespit edilmiş olan) 1,6 milyonun üzerinde. Hâlihazırdaki ölümlü vaka sayısı da yüz bini bulmak üzere… İspanyol Kuş Gribi ile karşılaştırıldığında şükür ki çok daha aşağıda. Ve iki sene hüküm süren İspanyol gribi zamanında, acaba geleceğe dönük ne gibi yorumlar yapıldı? Mesela; 1919’daki Paris Barış Konferansı, mahut salgının gölgesinde yapılmamış mıydı? Ve o konferansta ilk defa, Kavimler Cemiyeti'nin (Bugünün BM Teşkilatı) kurulması kararlaştırılmamış mıydı? Kavimler Cemiyeti’nin dünya barışını koruma maksadı hayata geçebildi mi? Yoksa yirmi yıl bile geçmeden, II. Dünya Savaşı kopmadı mı?
İspanyol gribi döneminde, dünya ekonomisi bugünkü gibi entegre değildi. Çünkü küreselleşme denilen olgu henüz arzıendam etmemişti. Dünyayı bugünlere getiren kapitalist ekonomik sistemin temeli yaklaşık on yıl sonra, bir büyük ekonomik buhranın ardından atılacaktı. Bugün ise devrin şartları icabı her şey daha hızlı işliyor. ABD’de üç haftalık işsizlik rakamı 16,8 milyona ulaşmış. Galiba "Post Korona" dönemi de, daha çok ekonomik zeminde tartışılacak. Elbette öteden beri başlamış olan yeni ve çok kutuplu bir dünyanın inşası da hep gündemde olacak. Ama ekonomi hem ülkelerin kendi iç restorasyonunda hem de beynelmilel münasebetlerin yeniden şekillenmesinde, daimî öncelikli mesele olacak. Şüphesiz devletlerin en zorlu sınavı ekonomi olacak…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613098 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/613098.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT