BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Virüs ile aşı arasında!..

Koronavirüse karşı, dünya genelinde şu ana kadar milyarlarca doz aşı yapıldı… Bu aşı sonuçlarıyla ilgili olumsuz sonuçlar devede kulak bile değil. Velakin aşı muhalifleri direnişini kararlı şekilde sürdürüyor!
 
Koronavirüse karşı yegâne korunma yolu aşı olmak… Dünyadaki tıp uzmanlarının kahir ekseriyeti bunu söylüyor. Aşı konusunda çeşitli itirazlarda bulunan hekim sayısı çok çok azınlıkta kalıyor. Diğer taraftan virüse karşı, şu ana kadar dünya genelinde milyarlarca doz aşı yapıldı. Yapılan bu aşılar sonucunda ortaya çıkan bazı olumsuz sonuçlar da var, ama genele kıyasla çok çok az sayıda. Ayrıca bu sonuçların tamamının aşıdan kaynaklandığına dair kesinleşmiş bir ilmî çalışma da henüz yok. Daha ziyade münferit olaylara dair rapor ve görüşler var. Lakin beri tarafta, bizatihi tıp alanında herhangi bir ihtisası olmayan bazı kişiler, ısrarla aşıya karşı bir kampanya yürütüyor. Bu dikkat çekici kampanyada ileri sürdükleri iddiaların büyük çoğunluğu da ayakları yere basmayan ve daha ziyade komplo teorisi mahiyetinde şeyler. Bu anti aşı kampanyayı yürüten insanların, umumi olarak eğitim durumu, ideolojik kimlikleri ve diğer özellikleri bakımından etraflı bir çalışmanın yapılması tabii ki hiç kolay değil. Dolayısıyla bu kampanyada kimlerin etkili aktör, kimlerin ise figüran olduğu konusunda, sağlıklı tespit yapmak imkânsız hakikaten. Bu durum aşıya muhalif olma sebeplerinin farklı temellere dayanmasından da kaynaklanıyor. Çok farklı gerekçelerle sürdürülen bir aşı muhalefeti söz konusu…
Hâlihazırda değişik ülkelerde üretilen ve umumi kullanım izni alan bir düzineye yakın farklı aşı var… Bunların bir kısmı Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından onaylanmış, bir kısmı ise üretimi yapan ülkelerin kendi iç mevzuatları çerçevesinde acil kullanım izni almış aşılar. Bunların tıbbi özellikleri de birbirinden epeyce farklı… Ancak aşıya karşı çıkanların ileri sürdükleri itirazlar veya aşı hakkındaki menfi düşünceler neredeyse hep aynı noktadan yükseliyor. Bu temel iddiaya göre, insanlığa zarar vermek isteyen odaklar (Bu odakların merkezinde yer aldığını savundukları belli başlı çok zengin veya siyaseten etkili, dünyada büyük nüfuz sahibi şahısların ismi de bol bol dolaşıma sokuluyor…) işbaşında. Virüs mirüs hikâye!.. Hatta bazılarına göre ortada salgın diye bir şey de yok. Böyle bir iddia karşısında hakikaten nasıl bir tavır takınmalı acaba? Buna göre, Dünya Sağlık Teşkilatı da olağan şüpheliler arasında. Yani insanların sağlığını koruma maksadıyla teşkil edilen beynelmilel bir teşkilat, bu iddialara göre tam tersi yönde mesai yapıyor!.. Yukarıda belirttiğimiz gibi bu durumun izahı çok zor. Ama görülen o ki hem bizde hem dünyanın diğer memleketlerinde, bu aşı muhalefeti hiçbir zaman bitmeyecek.
Netice olarak mesele kendi mecrasında yürüyecek. Türkiye’de birinci doz aşısını yaptıran vatandaş oranı yüzde 75’e yakın. Yani her dört kişiden üçü bunu yapmış. İkinci doz aşıyı yaptıran da yüzde 56’ının üzerinde. Yani yarıdan fazlası. Ülkemizde bütün ilgili ve yetkililerin endişesi şu; Yaz mevsimi sonunda, yeniden bir yükseliş dalgasına yakalanmamak. Eylül ayı başında okullar açılacak. Uzun bir zamandan sonra… Ve yegâne koruyucu vasıtanın aşı olduğunu hiç unutmadan, gereğini yapmaktan başka çare yok. Bazı evhamlar veya temeli olmayan iddialar yüzünden hem kendi sağlığını hem de çevresindekileri tehlikeye atmak doğru bir şey olabilir mi? Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, aşısız kişileri trafikte ehliyetsiz olarak tehlikeli şekilde araç kullananlara benzetiyor. Hem kendilerine hem çevreye zarar veriyorlar. Trafikte ehliyetsiz araç kullanmak tasvip edilemeyeceği gibi, aşısız olarak kendisinin ve başkasının sağlığını tehlikeye atanların da bu tavrının tasvibi mümkün değil diyor.
Bakınız aşılama oranının en düşük olduğu illerimizden biri de Mardin. Ve Mardin’de yoğun bakım servisleri dolmuş durumda… Sadece Mardin değil, aşı oranı çok düşük diğer bazı vilayetlerde de durum aynı. Umumi olarak yoğun bakıma düşen hastaların yüzde 90’dan fazlası, aşısını yaptırmayan kişiler. Bu gerçekler karşısında aşı olmayan vatandaşların bir kere daha düşünmesi iyi olur herhâlde! Geçen sonbahar ve kış mevsiminde, yaşanan sıkıntıların tekerrür etmemesi için herkes üstüne düşeni yapmalı. Virüs ile aşı arasında daha fazla çıkmaza girmemek için, bir an evvel yapılması gereken yapılmalı…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620306 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/620306.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT