BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kazakistan’da korkulan oldu!..

Artık cevabı aranan soru şu: Kazakistan’da bundan sonra ne olur? Cumhurbaşkanı Tokayev, olayların merkezi, eski başkent Almatı’da 20 bin terörist var diyor. Güvenlik güçlerine doğrudan ‘vur emri’ verildi.
 
 

Orta Asya’nın en önemli devletinde günlerdir büyük bir kaos yaşanıyor…

Sokak ve meydanlardaki nümayişlerde çok ciddi çatışmalar yaşanıyor. Ölü sayısı tam olarak belli değil. Yaralı sayısı da binlerle ifade ediliyor. Haberleşme ağları sağlıklı biçimde çalışmadığı için, devasa ülkede tam olarak neler yaşandığı bilinemiyor. Yapılan çeşitli açıklamaların doğruluk derecesi pek zayıf. Başlangıçta, sıvılaştırılmış tüp gaz (LPG) fiyatına yapılan büyük zam dolayısıyla halkın sokaklara dökülmesi, ilk etapta hükûmetin düşmesi sonucunu getirdi. Yapılan zam geri alındığı ve hatta gaz fiyatında indirim dahi yapıldığı hâlde olaylar dinmedi. Tam tersine giderek kontrolden çıktı. Kazakistan gibi sıkı bir rejimin işbaşında olduğu bir ülkede, olayların bu derece hızlı gelişmesi şüphesiz dikkat çekici…

Cumhurbaşkanı Cömert Tokayev, olayların en şiddetli biçimde koptuğu eski başkent Almatı’da, 20 bin terörist olduğunu ileri sürüyor. Bu sayının yarısı hatta çeyreği bile doğru olsa durum felaket demektir! Almatı’da resmî binaları işgal eden pek çok kişinin ortadan kaldırıldığı ifade ediliyor ki, bu da başka bir vahametin habercisi. Tokayev, güvenlik güçlerine uyarı yapmadan doğrudan ateş açma emri verdiğini söylüyor. Burada bütün göstericileri terörist gibi değerlendirme tehlikesi açık. Bu da daha fazla can kaybı ve daha fazla gerginlik demek.

Kazak Cumhurbaşkanı, gidişatın kötüleşmesi üzerine, ülkede düzeni koruyabilmek için Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütüne (Rusya, Kazakistan, Belarus, Kırgızistan, Tacikistan ve Ermenistan üye) yardım çağrısı yaptı. Ve kurulduğu 2002 yılından beri, ilk defa bu örgüt fiilî bir görev için davet almış oldu. KGAÖ’nün beyni de omurgası da Rusya…

Zaten, SSCB’nin dağılmasından sonra, Rusya’nın kendi silahlı kuvvetler teşkilatını yeniden kurarken, BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) üyelerine yaptığı bir davet ve 1992 yılında, Taşkent’te imzalanan anlaşmaya dayanmaktadır bu teşkilat. Ermenistan’ın dönem başkanı olduğu örgüt, hemen harekete geçti ve 3600 kişi olduğu bildirilen askerî birliği Kazakistan’a doğru yola çıkardı. Ancak akabinde bunun iki misli kadar Rus askerinin gönderileceği haberleri yayıldı. Tam olarak durum tespiti yapmak çok zor. Zira gelişmeler çok hızlı ve her dakika vaziyet değişiyor. KGAÖ askerlerinin Kazakistan’da ne kadar süreyle kalacağı da belli değil. Sadece geçici görevle gönderildikleri ifade ediliyor…

Asıl mesele, Kazakistan’ın birdenbire nasıl bu noktaya geldiği ve malum olayların tezgâhlanmasında, hangi aktörlerin başrolü oynadığı… Mesela Rusya bu işin neresinde? Çin bu işin neresinde? Rusya’nın hemen ilk anda parmağıyla işaret ettiği Amerika neresinde? Yaşananlar acaba ülke içinde bir iktidar kavgası mı? Nazarbayev’in heykelinin yakılması ne anlama geliyor sahi? Rusya’nın tıpkı Ukrayna gibi, Kazakistan’ın bağımsızlığını hiçbir zaman hazmedemediğini unutmayalım.

Putin’e atfedilen, “Kazakistan hiçbir vakit devlet olmadı…” sözü, her şeyi yeterince açıklıyor! Çin medyası, kendince birtakım tarihî gerekçelerle Kazak topraklarına göz diktiğini gizlemiyor. Eh, Orta Asya’nın yirmi çeşit önemli maden bakımından, dünyada üst sıralarda yer alan en zengin devleti olan Kazakistan, ABD’nin ilgi alanı dışında kalır mı? Kazakistan Rusya ile güvenlik, siber güvenlik ve terörle mücadele için iş birliği anlaşması yaptı. Ama aynı zamanda ABD ile de beş yıllık askerî iş birliği anlaşmasını yeniledi…

Fransız basınının yaptığı analizler ve Türkiye’ye dair değerlendirmeleri son derece dikkat çekici. Açıkçası Kazakistan’ın Türkiye ile yakınlaşmasının başına bu işleri getirdiğini demeye getiriyor!..

Evet, bu faktörlerin hangisi önce gelirse gelsin, Kazakistan’da maalesef korkulan oldu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, bu olanları, “Kazakistan’ın güvenliğini ve bütünlüğünü baltalamak için dışarıdan beslenen bir girişim” diye tanımlıyor. Velakin dışarıya bakınca da, ister istemez en önce Rusya bütün cesametiyle boy gösteriyor!..

Özellikle Kazakistan’ın Türk Devletleri Teşkilatı’nın içinde aktif rol oynaması, Türkiye’den SİHA ve zırhlı araçlar alması vs. Rusya’nın bütün bunlardan hiç hoşlanmadığı bir sır değil. Ama şunu da hemen belirtelim ki, Rusya’nın gücü ve etkisi de sınırsız değil. Tabii yukarıda saydığımız diğer aktörleri de dikkate almak şart. Kazakistan’ın yavaş yavaş bölgede belirleyici rol oynaması onu hedef hâline getirdi. Bu yüzden Kazakistan’ı çok zor günler bekliyor. Temennimiz bundan böyle daha fazla kan dökülmeden ve daha fazla can yanmadan, hadiselerin kontrol altına alınması ve ülkede barış ve huzuru tesis edecek adımların hızla atılması. Aksi hâlde, dış güçlerin daha fazla devreye girmesi engellenemez!..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622257 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/622257.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT