BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Dikkat, Ukrayna savaşı derinleşiyor!..

Henüz savaş başlamadan önce, Rusya lideri Putin’in, “Caydırıcı Birlikleri” yani nükleer silah unsurlarını, teyakkuza geçirip tatbikat yaptırmasını Batı cenahı nasıl okudu? Lavrov’un ikazları ne anlama geliyor?

 

Evet, Ukrayna savaşı gittikçe derinleşiyor ve genişleme tehlikesi günbegün büyüyor!.. Çatışmaların her an Ukrayna toprakları dışına, bazı NATO ülkeleri topraklarına sıçraması ihtimali, ne yazık ki artıyor. Rusya; “NATO ülkelerini vurabiliriz…” sözünü yüksek tonda telaffuz etmeye başladı. Bu hiç de hayra alamet bir durum değil. Peki, işler bu noktaya nasıl geldi? Başlangıçta Rusya-Ukrayna ihtilafının kendi sınırları içinde kalması ve mümkün olan en kısa zamanda barış ortamının sağlanması gayretleri daha baskın durumdaydı. ABD, İngiltere, AB ve NATO cenahından daha temkinli ve Rusya’yı kışkırtmak yerine, teskin etmeye yönelik bir üslup vardı.

Fakat bu durum değişti. Daha önce de burada bahsini ettiğimiz üzere, Batı cenahının savaşı körükleyecek söylem ve eylemlerden uzak durma tavrı, sanki kökünden değişti. Bu değişimin hiç de barış arayışına katkı yapmadığını belirtelim. Açıkça ifade etmek gerekirse, Batı cenahı bugünkü tutumuyla bir vekâlet savaşının tam göbeğinde bulunuyor…

Bu durumu Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, net olarak dile getirdi. Batı Ülkelerinin Ukrayna’ya silah sağlayarak ateşe benzin döktüğünü söyleyen Lavrov, NATO’yu bir vekâlet savaşı yürütmekle suçladı. Bu gidişle çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşına yol açabileceği ikazında bulundu. Daha önce de nükleer çatışma ihtimalinin ciddiye alınmasını seslendirmişti. Aynı şekilde Putin de, Batı’nın Ukrayna’ya silah yardımı yapmasının savaşı uzattığına dikkat çekiyor.


Her nedense Batı cenahı, Rusya’nın verdiği ve vermek istediği mesajları yeterince ciddiye almıyor!..

Savaş henüz fiilen başlamadan, 25 Şubat öncesinde; Putin’in “Caydırıcı Kuvvetler” diye tanımladığı nükleer savaş birliklerini teyakkuza geçirerek tatbikat yaptırmasını, Batı Cenahı nasıl okudu acaba? Birkaç gün önce Rusya’nın yaptığı Sarmat füze denemesi ne anlama geliyor? Rusya’nın neleri göze aldığı, alabileceği konusunda herhâlde yeterince ipucu veriyor olsa gerek…

Buna rağmen, Batı’nın ateşi söndürmek yerine körüklemeyi tercih etmesi, nasıl bir stratejik değerlendirmedir? İngiltere devleti, savaşı alevlendirmeye dönük eylemlerde ABD’ye göre çok daha aktif görünüyor. İngiliz Savunma Bakan Yardımcısı James Heappey’in söylemleri oldukça dikkat çekici. Ukrayna’yı Rus topraklarına saldırma konusunda bayağı teşvik ediyor. İngiliz Hükûmeti de, en etkili silahları verme konusunda hayli efor sarf ediyor. Rusya Savunma Bakanlığı buna karşılık şu çıkışı yaptı: “Londra’nın Kiev Rejimini Rus topraklarına saldırmaya kışkırtması durumunda, anında orantılı bir şekilde karşılık vereceğiz…” Rusya, Batı’nın verdiği silahlarla Ukrayna’nın Rus topraklarına saldırması durumunda, hâlen Batılı danışmanların da bulunduğu, Kiev’deki karar alma merkezlerini uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli silahlarla vuracaklarını açıkladı…

Görüldüğü üzere savaş derinleşirken, BBC diplomasi muhabiri James Landale’ın ifadesiyle; “Ukrayna’yı savunmak ile Rusya’ya saldırmak arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor.”


Sıcak cephede bunlar yaşanırken, Kiev’de kırk yıl önce dikilen ve Rusya-Ukrayna dostluğunu simgeleyen 8 metrelik bronz heykel, belediye tarafından yıktırılmış…

Beri tarafta ülke yıkılıyor. Bir heykelin yıkılması ne ola ki, diye düşünebilirsiniz. Ama Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Klichko, farklı şeyler söylüyor. Kiev’de Sovyetler ve Rusya ile ilgili 60 civarında anıtı yıktıracaklarını ve yine Rusya ile ilişkili 460’tan fazla caddenin ismini değiştireceklerini belirtiyor…

Vladimir Putin, bağımsız bir Ukrayna devletinin varlığını bile kabule yanaşmazken ve halkını zoraki beraberliğe mahkûm etmeye çalışırken, Ukraynalılar da, “kendilerine yapılan zulme” tepki olarak, Rusya’yı çağrıştıran ne varsa silip atmak istiyorlar. Nereden bakarsanız bakınız, bir trajedi yaşanıyor…

En önemlisi de bugünkü anafor içinde, Ukrayna Yönetiminin karar almada, iradesine hangi oranda hâkim olduğu meselesidir. Sahi, ülkeleri bu şekilde tahrip edilirken, Ukrayna Yöneticileri, Batı’dan gelen telkinlerin doğruluk veya yanlışlığını ne derece tartabiliyor acaba? Bununla ilgili olarak bir örnek daha verelim; İsveç ve Finlandiya Yöneticileri, NATO’ya üye olma konusunda niyet beyanında bulunurken, yalnızca serbest iradesini mi konuşturuyorlar?! Muhtemel Rus tehlikesine karşı bir tedbir mi yoksa Rusya’yı daha fazla tahrik edecek bir hamle mi?


Velhasıl gidişat hiç iyi değil…

 Birileri savaşın bitmemesi için fazla mesai yapıyor! Bu durum ayan beyan ortada. Umarız Ukrayna savaşı, dünya için felaket olacak bir raddeye varmaz!

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626319 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/626319.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT