BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Merkeziyetsizlik adaleti sağlar mı?

Prof. Dr. Emre Alkin
Facebook

Uzun zamandır kripto değerler üzerine yazmıyorum. Bunun temel sebebi kripto varlıkların paraya ikame etme özelliğinden çok emtiaya ikame etme sürecinin öne çıkması. Otonom ve anonim değerlerin, merkeziyetsiz yaklaşımların egemen olmasını beklerken, Adam Smith'in "insan açgözlüdür" sözünü doğrulayan yaklaşımlar ortaya çıktı. Elbette, insanın bu zaafından fayda sağlayanlar da... 

Dün gibi hatırlıyorum, 1996 yılında kaleme aldığım Doktora Tezinde "Para ve para benzerleri" üzerine geniş bir tartışma açmıştım. ODTÜ'den iki kıymetli hoca Nur Keyder ve Ayça Tekin'in bilimsel-ampirik yaklaşımlarını analiz edip, entegre bölge kalkınması konusunda yapılan yanlışlıkları Anand Chandavarkar'dan okuyup, Doğru Avrupa Deneyimlerinin para ve bankacılık üzerindeki etkilerini Yale Üniversitesi Hocası Calvo'nun da imzasını taşıyan çalışmadan takip edince kararım kesinleşmişti: "Finansal aracılık faaliyetlerinde devlet kesinlikle piyasa kurallarına uymalı ve kayıt dışılığın oluşturduğu yan etkilerden kurtulmak için nakit paradan hızla uzaklaşmalı..." Aradan 25 yıl geçti, bahsettiğim konuda tatmin edici gelişmeler olmadı. Fakat dijital ve kripto değerler hayatın akışına tam olarak oturmadan sevinç ve sıkıntıları beraberce getirdi. 

Çok geriye gitmeden şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Kripto değerlerin amiral gemisi olan Bitcoin hem kazandırma hem de kaybettirme açısından en göz alıcı işlere imza attı. Ancak coin ve altcoinlerde de durum farklı değildi. Bayramda rastladığım bir hanımefendi bana "250.000 TL'lik yatırım yaptım, 30.000'e düştü" diye üzüntüsünü dile getirdi. Aslında meseleye dolar cinsinden değil TL cinsinden baktığımızda bile ciddi sıkıntı olduğu gözüküyor. Son bir yılda dolar kurunun hızlı yükselişine rağmen Bitcoin'in 803 TL'den 515 TL'ye gerilemiş olması zararın boyutunu gözler önüne seriyor. Eğer Dolar/TL yükselmemiş olsaydı bu zaman zarfında zarar %50 civarında olacaktı. 

FED'in faiz adımlarının devam edecek olması, emtia rallisini yavaşlatırken faizlerin düşüklüğü sebebiyle başlayan "kripto değer ihtirası" da yerini hüzünlü bir sakinliğe bırakmış gözüküyor. Aslına bakılırsa Elon Musk'ın ortalığı karıştırmasıyla ortaya çıkan bu ciddi zararın kısa vadede silinmesi pek mümkün gözükmüyor. Bir başka "düşük faiz-bol para" dönemini beklemek ne kadar rasyonel olur bilemem...

 

 

Nakit paradan kurtulmak lazım...

 

Tüm bu gelişmelere rağmen kripto değerlerin geleceği hakkında ümitsiz değilim. Merkeziyetçi sistemlerin giderek daha güvenilmez hâle geldiğini görüyorum. Hesapsız basılan ve günlük çözümlerle değersizleşen paralar yerine, değeri arz-talep dengesinin belirlediği emeğe, ürüne ve oluşturduğumuz "faydalı" enerjiye dayanan alım-satım birimleri kullanmayı daha tercih edilir buluyorum açıkçası. Dünyanın bir kısmı güçlü ülkelerin paralarını kullandığı için refahını korumaya devam ederken, diğer kısmı ise ulusal paralarının değer kaybı sebebiyle sürekli fakirleşiyor. Elbette bu değer kayıplarının aslan payı söz konusu ülkelerin kendi dinamiklerinden kaynaklanıyor. Ancak güçlü paraların sahibi olan ülkelerin ortalığı sürekli karıştırmasını da azımsak mümkün değil. 

Serbest Piyasa Ekonomisinin faydaları yanında doğru şekilde gözlenmediği zaman gelir adaletsizliğinden sınıf çatışmasına kadar birçok sorun oluşturduğunu görüyoruz. Ancak bu riski bahane ederek, ekonomik faaliyetleri devletin finansörlüğüne bırakmak doğru bir yaklaşım olmaz. Fertlerin ekonomik faaliyetlere katılma hakkını verip diğer hürriyetleri kısıtlamak da benzer şekilde uygun bir reçete olarak değerlendirilemez. 

Devletin ekonomik faaliyetleri denetleme gücünü fertlerin ekonomik faaliyetlere ölçeğe bağlı kalmaksızın özgürce katılımını sınırlandırmayacak şekilde göstermesi için, nakit para arzından uzaklaşırken adım adım küçülmesi gerekiyor. Belki de uzun ve sancılı bir geçiş sürecinden sonra devlet asli fonksiyonlarını icra ederken, merkeziyetsiz değerler gelir adaletsizliğini ortadan kaldırabilirler. Aynı anda hem merkeziyetçi hem de merkeziyetsiz paralar piyasadayken arzu edilen sonucun ortaya çıkması imkânsız olduğu gibi, yazının başında belirttiğim zararlar artarak devam edecektir... 

Özetle, devletin ekonomiye müdahalesini serbest piyasa kurallarına uygun şekilde yapmasını sağlayacak ortam, mal ve hizmetlerin değerini belirleyen gücü elinden çıkarmasıyla gerçekleşebilir. Hükûmetler nakit para bastıkça kayıt dışılığa, kartellere, tekelci yapılara güç vereceğini ve bu sebeple ekonomik sorunların çözümünün sürekli erteleneceğini, hatta daha beter hâle geleceğini görmeli. Belki de öncelikle nakit parayı yani basılmış parayı tamamen ortadan kaldırmak daha adil bir gelecek oluşturmak için en faydalı adım olabilir...

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626985 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-emre-alkin/626985.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT