BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Şadırvanın rüyası

Türkiye Cumhuriyeti, NATO'nun Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'nin Kosova işgalini durdurmak için bu ülkeye karşı 24 mart 1999 gecesi başlattığı hava harekâtına katılmak maksadıyla 18 adet F16 uçağı tahsis etmişti. Ayrıca bazı hava üslerimizin de kullanılabileciğine dair izin verdik. Mültecilere ilk kapı açan devletlerden biri biz olduk 22 Mart-2 Temmuz '99 tarihleri arasında Türkiyeye 17.746 mülteci geldi. Arnavutluk'un Elbasan ve Makedonya'nın Boyane şehirlerinde de çadırkentler kurduk. 8.700 Kosovalı'ya da buralarda baktık. Kosovalıların mülteci durumuna düşmeleri üzerine Arnavutluk'a 110 TIR, 5 Uçak, Makedonya'ya ise 52 TIR, 2 Uçak dolusu yardım göderdik. Yardımların yekûnu 6.620.000 dolar tutmaktadır. Sırpların kanlı müdahalleri üzerine BM, Kosova'ya el koymuştur. İdari yapının ismi UNMİK'tir. UNMİK'le 15 Aralık 2000 Tarihinde yapılan bir anlaşmayla Türkiye, Kosova'ya 5 milyon dolarlık yardım yapmıştır. UNMİK'in askeri gücü KFOR adını taşımaktadır. KFOR'da 1135 askerimiz yer alıyor. Ayrıca 3 F16 savaş uçağımız, 1 Firkateyn, 1 mayın tarama gemimiz KFOR'a bağlı olarak görev yapmaktadır. 3 Uçağımız da hazır vaziyette Türkiye'de bekletilmekte. Kosova Türk Tabur Görev Kuvveti, Prizren'de mevzilenmiştir. Taburumuza bağlı olarak Dragaş ve Mamuşa'da birer bölük ve Üsküp'te bulunan KFOR Geri Karargâhı'nın emniyetini sağlamak üzere de 1 emniyet takımı görev yapmaktadır. Ekim '99'dan itibaren Türk Birliği'nde Azeri ve Gürcü takımları da yer almaya başlamıştır. Sivil Polis Gücü'nün ismi UNIP'tır. Bu teşkilatta da 113 Türk polisi çalışıyor. Bütün bunlardan başka Kosovada vazifeli uluslararası kuruluşlarda 11 de sivil vatandaşımız hizmet vermektedir. Türkiye'nin Priştine ve Prizren'de 2 Eşgüdüm Bürosu bulunmakta. Bu yapılanma, 10 Haziran '99 tarih ve 1244 Sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ile oluşmuştu. NATO böylece 20 Haziranda harekâtı durdurdu. KFOR'la 'Kosova Kurtuluş Ordusu' arasında 21 Eylül 1999 tarihinde akdedilen bir anlaşmayla KKO lağvedilerek yerine Kosova Muhafız Gücü teşkil edildi. Bu teşkilatın en az yüzde 10'unun Arnavut olmayan azınlıklardan seçilmesi karar altına alınmıştır. Diğer taraftan, AGİT Misyonu Kosova'da adli sistemi oluşturmakla meşguldür. UNMİK bu maksatla çeşitli milletlerden 12 hakim ve savcı tayin etmiştir. Mahalli seçimler, 28 Ekim 2000'de yapılmıştır. İbrahim Rugova'nın Kosova demokratik Ligi yüzde 58'le birinci, Haşim Taci'nin Kosova Demokratik Partisi yüzde 27'yle ikinci olmuştur. Partiler ılımlı siyaset gütmekle beraber hepsi de Kosova'nın bağımsızlığı için çalışmaktadır. Türklerin en büyük partisi ise Türk Demokratik Birliğidir. Genel Başkanı, Mahir Yağcılar. Türkler, adı geçen mahalli seçimleri boykot etmişlerdir. Kosova, Arnavutluk bayrağının aynısını kullanmaktadır. Bütün Balkanlarda 4 kuvvet, 4 ideal mücadele halinde....Büyük Arnavutluk. Büyük Sırbistan. Büyük Makedonya. Büyük Yunanistan. Her biri, ırk ve bölge olarak diğerine girmiş vaziyette. Bu sebeple beynelmilel denge unsurları devrede. Ya Türkiye? Büyük Türkiye yok mu? Verdiğimiz malumat karşısında "yok" demek bedbinlik ve haksızlık olur. Türkiye, inceler incesi bir strateji gütmek zorunda. Tam bir Sultan Abdülhamid politikası. Bölgeye dair dünkü yönetim tecrübelerimizden muhakkak istifade etmemiz lazım. Şu bilgi tarihe mal olsun. Askerlerimiz anlatıyor. "Diğer askerler geçtiğinde Sırplar, onları yuhalarken Türk askerine alkış tutmakta." Tarihi yönetim birikimimizden Balkanlarda da Kafkaslarda da Ortadoğuda da yaralanmalıyız. Mazimizden kötü intibalar kalmadı. Biz sömürgeci değildik. Başımız dik. Onun için alkış alıyoruz. Şu da tarihe geçsin. İsmail Cem, bize anlattı. Osmanlının en büyük limanı Kızıldenizdeymiş dedi ve ekledi, ben bilmiyordum. Oraya gittiğimde gördüğüm alakadan hayretlere düştüm. Neden diye sorduk din birliği yüzünden mi? Hayır, dedi, Osmanlı tesiri. Osmanlı da şüphesiz güzelliğini İslamiyetten almaktaydı. Kosova'da çıkan "Türkçemiz" dergisinde Necati Zekeriya'nın "Prizren'de bir Şadırvan Var" ismindeki şiirin son iki mısraını buraya alıyoruz. "Ozanlar doğar-ölür şadırvan sevgisiyle/Her gün buradan geçer Hacı Ömer Lütfi cübbesiyle". Yeter ki yüzbinlerce şehîd ve asırlarca zamana mal olan o yerlerdeki şadırvanlarımızın sevgisiyle beslenen şairlerimiz eksik olmasın. O şadırvan çevresinde Hacı Ömer Lütfîler eksik olmasın.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
109504 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/109504.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT