BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

15 TEMMUZ, MİLLÎ MÜCADELEDİR!

Son 60 yıldaki bütün darbe, muhtıra ve darbe teşebbüslerine şahid olduk:
27 Mayıs 1960 Darbesi yapıldığında ilkokuldaydık.
Albay Talat Aydemir’in Harbiye talebesini 22 Şubat 1962 ve 20-21 Mayıs 1963 tarihlerinde ayaklandırarak darbeye teşebbüs ettiği ve birincisinde affedilip ikincisinde idam edildiği zaman ortaokuldaydık.
12 Mart 1971’de esasında TSK’nın iç bünyedeki bir sosyalist darbeyi önleme maksadıyla ön alarak TBMM Başkanlığına Muhtıra vermesiyle Süleyman Demirel’in Başbakanlığı kaybettiğinde üniversitedeydik.
12 Eylül 1980 Darbesi yapıldığında hayat merdivenlerinde tırmanışımız başlamıştı. Cuntacı askerlerin 28 Şubat 1997’de MGK nüfuzuyla bildiri yayınlayıp Başbakan Necmettin Erbakan’ı “Postmodern Darbe” dedikleri bir keyfîlikle istifaya zorlandığında kalem ve kelamımızla hayatın içindeydik.
Darbe açlığı hâlâ devam eden bir kısım cuntacı generallerin 27 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesi yoluyla Hükûmete “e-Muhtıra” vermeye yeltendiği, hemen ertesi gün olan 28 Şubat’ta da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı cesur bir konuşmayla cuntacılara haddini bildirdiğinde ise toplumda vardık.
28 Mayıs 2013’teki Gezi İsyanı’nda ve 17/25 Aralık Yargı Darbe Teşebbüsünde cemiyette tanınıyorduk.
15 Temmuz 2016 Kanlı Darbe ve İşgal Teşebbüsü olduğunda ise kalem ve kelamımızla kıdem sahibiydik.
Görüldüğü gibi;
Türkiye adlı bu ülkede; bu güzel vatan ve bu güzel millet hak etmediği hâlde 27 Mayıs 1960 Cinayetinden 15 Temmuz 2016 İhanetine kadar ortalama olarak her 6 küsur senede bir darbe, darbe teşebbüsü ve muhtıralar yaşanmış. Daha doğrusu bizzat yaşadık ve şahidi olduk.
Bunların 4’ünde sandık, seçim, demokrasi hiçe sayılarak meşru iktidar devrilip Hükûmet etme yetkisi gasbedildi.
Bu darbe, muhtıra ve darbe teşebbüslerinin arkasında hemen daima yabancı merkezler bulunmuş, 27 Mayıs’ın arkasında İngiltere’nin olduğu yazılıp-konuşulmuş, 12 Eylül’ü Amerika’nın yaptırdığı ise Washington’daki generallerin “Bizim oğlanlar, Ankara’da darbe yaptılar!” ikrarıyla sabit olmuştu.
Her müdahalenin arkasında yabancı devlet, yabancı sermaye, yabancı medya ile bizdeki halktan kopuk politikacı kümeleri, yabancılaşmış sermaye ve yabancılaşmış medya vardı.
27 Mayıs 1960’tan 15 Temmuz 2016’ya kadarki bütün darbe, muhtıra ve darbe teşebbüslerinin en haini ve en vahimi 15 Temmuz Darbe Teşebbüsüdür.
Öncekilerde darbeciler, yalnızca iktidarı hedef alırken 15 Temmuz’da hainler, sadece İktidarı değil, milleti de hedef aldılar. Tankları, jetleri ve silahlarıyla doğrudan halka ateş açtılar. Kadın, erkek, genç farkı gözetmediler. Böylece 251 şehid verdik, 2 bin 500 civarında gazimiz oldu. Sömürgeci başşehirler, öncekilerde dolaylı olarak varken bu defa doğrudan işin içindeydiler. 15 Temmuz günlerinde Başkanlık yarışında olan Trump, darbenin arkasında CIA’nin bulunduğunu söylemişti.
Öncekiler sadece darbe, muhtıra veya darbe teşebbüsü iken 15 Temmuz, FETÖ terör örgütü üzerinden aynı zamanda yabancı devletlerin işgal teşebbüsüydü.
Bu yüzdendir ki ihanet muvaffak olamayınca AB ve ABD başkentleri, bir ay boyunca konuşmayı unuttular, lal kesilerek ihaneti kınamadılar, Ankara’ya geçmiş olsun telefonu açamadılar.
Şimdi 3 yıl arkada kalmış bulunuyor. 10 yıl da geçse FETÖ örgütü ayıklaması hız kesmeden devam etmelidir. Şimdi artık 15 Temmuz, Demokrasi ve Millî Birlik Günü’dür. İşgalin önlenmesi milletimizin rağbetiyle bir bayram anlamında kutlanmaktadır.
Ayrıca;
Bedeli büyük olan 15 Temmuz Zaferi, devlet tarafından çok manidar hamlelerle de taçlandırıldı:
Daha evvelden satın alınmış olan S-400 Füzeleri, Rusya’dan Türkiye’ye 12 Temmuz 2019’da geldi. 12 Temmuz, yalnızca 15 Temmuz’un eşiği değildir; bu yüzden yalnızca “mankurtlara” mesaj verilmedi. 12 Temmuz, aynı zamanda ABD ile 1947’de akdedilen ilk askerî andlaşmanın da tarihidir. ABD, zikredilen andlaşma ile o devirdeki Türk Hükûmetinin zayıf olmasından istifadeyle gelecek zamanlarımıza müdahale edebilme esnekliğine kavuşmuştu. İşte bu 12 Temmuz’da ‘Derin Amerika’nın bütün huysuzluğuna rağmen stratejik ortağın vesayetçi tavır sarkmalarına son verilmiş oldu.
15 Temmuz’un hemen öncesinde, S-400’ler gelmeye başladıktan bir gün sonra 13 Temmuz 2019’da ise Kuzey Irak’taki terör yuvalarına 2. Pençe Harekâtı düzenlendi. Koçyiğitler, çelikten pençeleriyle teröristlere dünyayı dar etmekteler.
15 Temmuz, devletin temizlenmesi, bünyedeki iltihabın boşaltılması, silkinip kendine gelmesi, milletin devletine sahip çıkması ve şanlı bir destandır.
Bu Millî Mücadele, her kademe ve tabakada tavizsiz bir şekilde devam etmelidir. Şehidler, gaziler, millet, hakkını başka türlü helal etmez!
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608884 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/608884.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT