BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

SOMALİ SEÇİMLERİ

Vadi’üs Seyl Muharebesi, 4 Ağustos 1578’de cereyan etti. Savaş, Osmanlı Türkiye’sinin desteklediği Fas’ın Saadi Sultanı Abdulmelik kuvvetleriyle Portekiz Kralı Sebastiano ve Portekiz müttefiki III. Ebu Abdullah el Mütevekkil kuvvetleri arasında Fas’ın Kasr’ül Kebir bölgesinde yaşandı. 25 bin Faslı 10 bin Yeniçerimizden meydana gelen İslam ordusu, 50 bin kişilik müttefik Portekiz kuvvetlerini hezimete uğrattı. Sömürgeci taraf, 12 bin ölü 15 bin esir verdi. Ölüler arasında mağrur kral da vardı. Müslümanların şehid saysı 1.500 idi. Bu ağır mağlubiyet, Portekiz imparatorluğunun sonunu getirdi. İspanya, Portekiz’i işgal etti.

Portekiz’in kan kaybı üzerine Yemen Valimiz Hasan Paşa, gözde kaptanlarından Emir Ali Beğ komutasında bir donanmamızı bugünkü Somali’yi de içine alan bölge sularına yolladı. Türk Ordusu, ruhen yıkılmış Portekiz istilacılarını temizleyecekti. Bu hedefe varıldı ve devrin Somali Sultanlığı sömürgeci Avrupa’dan korunmak için gönüllü olarak Osmanlı himayesine girdi.

Somali ve o çevredeki ülkeler, 1869 tarihine kadar Memalik-i Şâhane yani Osmanlı Mülkü olarak devam etti. Bu tarihte Süveyş Kanalı hizmete girdi. İngiltere, Akdeniz-Kızıldeniz-Hind Ummanı ticaret seyr ü seferini denetimine almak için Somali topraklarını işgal etti. Onu İtalya takip etti.

Somali’nin kuzeyi 1887-1960 arası Büyük Britanya’nın, güneyi ise 1889-1960 arası İtalya’nın hâkimiyetinde kaldı. 1960’ta müstakil Somali Cumhuriyeti kuruldu. Ülkenin tamamını içine almıştı. 1969’da M. Said Barre liderliğindeki askerî cunta bir darbeyle idareyi ele geçirdi. SSCB yanlısı Marksist-Leninist çok sıkı bir dikta rejimi kuruldu. 1991’de iç savaş başladı. Sözde Demokratik Somali Cumhuriyeti yıkıldı. Bir geçiş hükûmeti işbaşına geldi. İç savaş bitmediğinden hükûmet, bugün de ülkenin tamamına hâkim değildir.

20 milyondan az nüfusa sahip olan Somali’nin toprak bütünlüğü Türkiye’nin üçte ikisi kadardır. Kabilelerin ağırlığı vardır. Başşehir Mogadişu’dur. Somali Federal Cumhuriyeti, BM üyesi ve İİT kurucu üyesidir. Buna mukabil kuzeyde eskiden “Britanya Somalisi” denmiş bölgede “Somaliland” adıyla bir idare daha vardır. Az sayıda devlet tanımaktadır...

Somali’nin idare olarak böldürülmesi ve iç savaşın durdurulmamasının sebebi yer altı zenginlikleridir. Çok ciddi altın ve her çeşit madenle tabiî gaz vs.ye sahiptir. Adı geçen topraklar, yer olarak Kızıldeniz ve Hind Okyanusu’na açılan Afrika Boynuzu’ndadır. Tarihî İpek Yolu’nun Afrika kolu Somali’den geçmekteydi. Avrupa sömürgecileri bölgeye musallat olmadan evvel Somali bugünkü fakirliğinin aksine olarak zengin bir devletti.

1869-1979 arası yüz yılı aşkın bir süre Afrika’yla alakamız tamamen kesildi. Hâlbuki bugünkü Afrika’nın en az yarısı Osmanlı Türkiye’sinin mülküydü. Bu asırlık zaman kaybından sonra Mogadişu’da ilk büyükelçiliğimizi 1979’da açtık.

Fakat şiddetli iç savaş sebebiyle 1991’de kapatmak zorunda kalındı. 1 Kasım 2011’de yeniden açtık. Bu tarihten sonra Afrika, Ankara’dan kuvvetle görülmeye başlandı. Kayıp yılların telafisine girişildi. Somali, 2011’de şiddetli kuraklık yaşıyordu. Dünya bu devleti âdeta terk etmişti. Türkiye Cumhuriyeti, bu kardeş ülkeye 2011 yılında 201 milyon dolar yardım yaptı.

Başbakan Erdoğan, aynı senenin ağustosunda burayı ziyaret etti. Uzun yıllar sonra Mogadişu Hava Meydanı’na ilk kez bir hava aracı inmişti. Bundan sonra, Türkiye, Somali’yle yakından alakadar oldu. Burada âdeta yeniden devlet kurduk. Ordu, eğitim, iktisat, ticaret, bayındırlık gibi birçok dalda destek ve eğitim verdik. Öyle ki bu yaptıklarımızı görünce Güney Sudan yetkilileri Mogadişu sefaretimize gelerek “N’olursunuz Somali’ye yaptığınız hizmetleri bize de yapın. Biz de sizin Hıristiyan parçanız olalım” teklifinde bulundular. Benzetmek gibi olursa bugün Somali, Afrika’daki KKTC’mizdir. Ankara, 2028’e kadar Somali’ye bir füze fırlatma rampa ve tesisleri yapmayı programına almıştır…

İç harp, bölünme tehlikesi, yer altı servetlerini çaldırmama, dünya vergi kaçakçılarıyla mücadele gibi sürüyle derdi olan Somali’yi Medeniyet Vatanımızın stratejik bir parçası olarak çok hassasiyetle kollamalıyız. Parlamenter sistemin cari olduğu bu devletimizde 15 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimi var. CB’yi 329 vekilli meclis seçecek. 329 vekil, 4 büyük, 1 küçük kabileyi temsil etmektedir. Mevcut CB, Mohammed Abdullah Farmacu tekrar aday. 2017’den beri makamında olan bu ismin seçilme şansını Ankara ölçmüştür diye düşünüyoruz. Şayet seçilme şansı var ve Ankara da kendisinden memnunsa mesele yok. Eğer seçilemeyecekse o zaman biz çok güvenilir bir isim teklif edebiliriz:

Bu ismin mensup olduğu aile, çok samimi şekilde Türkiye dostudur.

Abdülkadir Ş. İbrahim’den söz ediyoruz:

Sn. İbrahim, 1980 doğumludur. İyi bir eğitim almıştır. Çok iyi derecede Arapça ve İngilizce bilmektedir. 16 yıldan beri meclistedir. Son dört kabinede maarif dâhil değişik bakanlıklarda bulunmuştur. İtikadi ve politik bozukluklardan uzak itimada şâyân bir isimdir. İki turda yapılan CB seçimleri için bir kişiyi 20 vekilin teklif etmesi gerekmektedir. Sn. İbrahim’i 70 vekil teklif etmiş bulunmaktadır. Abdülkadir Ş. İbrahim seçildiği takdirde terör örgütleriyle her bakımdan mücadele, huzur ve güvenliği temin, halkın refah seviyesinin yükseltilmesi ve Somali’nin kendine yeter bir memleket haline gelmesi için çalışacağını vadetmektedir.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626937 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/626937.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT