BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

FETİH ŞUURU

İstanbul’un fethi kutlaması, ilk defa 1914’te Büyük Harb devam ederken yapılmış ve sonra arada kesintiler olsa da devam etmişti. İlk ihtifalden son kutlamaya aradan 108 yıl geçmiş bulunuyor. Büyük kalabalıklarla yapılan anma şenliğine "ihtifal" denirdi…

Arkada kalmış bu bir asrın galiba kitabı da filmi de yapılmadı. Kitap, yazı, belge, film yoksa canlı şahitlerden sonra kayıt, silinip gider.

Biz, İstanbul’un  Sultan Mehmed tarafından fethedilişinin anma törenlerini 1970’ten beri hatırlıyoruz. Yurt dışında olmadıysak veya çok ciddî bir mazeretimiz yoksa hemen hepsine de iştirak ettik. Kutlamaların, ihtifalin 1970 öncesini bilmiyoruz. Okuduklarımızdan öğrendiğimiz o ki Fethin 500. Yılı büyük ses getirecek şekilde yaşanmış. Bunu devrin edebiyatçıları, yazarları anlatırlar. Takvimler 1953’i gösterir.

1970’ten sonraki fetih merasimlerini ise çok canlı şekilde bilmekte ve hatırlamaktayız. Bu sebeple 1970-2000 aralığındaki fetih şölenleriyle 2022 Muhteşem Fetih İhtifalini çok rahat şekilde mukayese edebiliriz:

1970, ‘80, ‘90’lar fetih şenlikleri, Kozlu Kabristanı karşısında ve Yedikule Zindanları kuzeyinde bulunan surların Belgrad Kapısı, Mevlâna Kapısı önlerinde yapılırdı. ‘80’lerin ortasından itibaren artık ailece gidecek olmuştuk.  Kısa merasimlerdi. Mehteranın mehter marşları çalması ve bir-iki manga Yeniçerinin kılıç-kalkan şakırtıları sesleri ve surlara tırmanma gösterileriyle biterdi. Biz ve bizim gibi oraya toplanmış en fazla 150 kişi, bu kadarını bile ecdada borç ödeme noktasında memnuniyet vesilesi sayar, gazetedeki sütunumuza 29 Mayıs’ı yazar bu günün bayram yapılmasını teklif ederdik…

O günlerde kutlamanın resmî tarafı ise şu kadardı:

29 Mayıs günü İstanbul Valisi ve Garnizon Komutanı, 5-10 görevliyle Fatih Hazretlerinin türbesine gelir, Kur’ânı kerim okunur, dua edilir ve vazife îfa edilmiş olurdu. Bir de muhafazakâr gazeteler, o gün birinci sayfalarında Fatih’i atını denize sürerken tasvir ederlerdi…

Yukarıdaki "en fazla 150 kişi" cümlesi, okuyanları şaşırtmış olabilir.

Hayır, bir hata yok!

Sözünü ettiğimiz dönemlerde İstanbul’un fethi için yapılan anma merasimi bundan ibaretti. Seyre gelenler de çoluk-çocuklarıyla beraber en fazla 150 kişi kadardı. Belki her sene bu kadar da olmazdı. Son senelerde Haliç’te lazer ışık oyunlarıyla fetih resmedilmeye başlandı…

29 Mayıs 2022’deki Fetih Törenindeyse İstanbul Millet Bahçesi’ni tıklım tıklım dolduran vatandaşlarımız 360 bin kişiydi. Fethin 369. Sene i devriyesine yurdun dört bir yanından 360 bin kişi gelmişti…

Bu seneki tören, yalnızca Fetih Şöleninden ibaret olmadı. Bu buluşma, aynı zamanda Millet Bahçesi’ne 1453’ün katı olmak itibarıyla 145.300 fidan dikilme hizmetinin çağrısıydı.

Fidan, bahçe, mekân… hâdisenin madde tarafıdır.

Ruh tarafıysa fetih şuur ve idrakidir.

Sebep her ne olursa olsun 150 kişilik sade bir merasim, Diyanet Reisinin Ayasofya-yı Kebîr Câmiî Şerîfinde  kıldırdığı cemaatle sabah namazından, ikindide Devletin Cumhurbaşkanı, Bakanlar ve iktidarı oluşturan diğer 2 partinin genel başkan ve yöneticilerinin de iştirakiyle 360 bin kişilik ihtişama yükselmişti.

Fethin 569. yılı kutlamalarında meydanı uçsuz-bucaksız bir gelincik tarlasına çeviren mübarek ve mukaddes Türk Bayrağından gayrı politik bir şey yoktu. Bu sebeple devlet siyâseti ve millet hükmünün gereği olan bu çifte güzellikte muhalefet de bulunsa isabet etmiş olurdu.  

Liderlerin yaptığı konuşmalar güzeldi.

Konuşmalar, her aidiyetten günümüz neslinin çok uzağına düştüğü dâvâ idrak ve şuurunun terennümüydü. 29 Mayıs 2022, bir dönüm noktası olmalıdır. Bundan böyle maddî kalkınmanın yerini ruh kalkınması, mânevi güçlenme, İslâm ahlâkıyla donanma, tarih şuuruyla beslenme almalıdır.

29 Mayıs 2022, mâşerî vicdanda 29 Mayıs 2053’ün provasıdır. Fethin 600. Yıldönümü, 2053, Anadolu’nun Fethinin 1000. Yıl eşiğidir. 2071’de yeryüzünde yeniden bir Cihan Devleti yükselecek ve ulu çınar, dallarını yeniden yedi iklim dört bucağa salacaksa o Kızılelma’ya varmak, bugünlerden başlayarak dâvâ ahlâk ve şuurunun ruh ve kalblere nakşedilmesiyle mümkün olacaktır.

Böylece biline…

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627780 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/627780.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT