BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

RAMAZAN HASBİHÂLİ

Salih Uyan
Facebook
Ramazan ayı gelince insan biraz kendisine geliyor. Mide rahatlayınca zihin berraklaşıyor. Zihin berraklaşınca da insan kendisiyle konuşmaya başlıyor.
Yani en azından bana öyle oluyor.
Bu ramazan ayının başında yine kendimle biraz sohbet ettim. Ben sordum, ben cevapladım. Aslında bu muhabbet aramızda kalacaktı ama yine dayanamayıp yazdım.
Buyurun!
 
Kendimle konuşmalar
Bu hayattaki en kıymetli şeylerden biri nedir? Aklına bir sürü şey geliyor. Ama herhâlde gönülden edilen bir duanın içinde yer alabilmek kadar kıymetlisi yok.
Hele bu dua ramazan ayında ediliyorsa, kıymetinden bahsetmeye gücün yetmez.  
Öyleyse bu ayda iftar ver, dua al! Öldükten sonra da kazandırmaya devam eden bu alışveriş fırsatını kaçırma!
Gündüzü sabır ve tevekkül, akşamı afiyet ve teşekkür, gecesi ibadet ve tefekkür olan bu ayı iyi değerlendir.
Belki mütefekkir olmaya gücün yetmiyor. Ama rahmet yağmurlarını sele dönüştüren bu iklimde en azından müteşekkir olabilirsin.
Tövbeye muhtaç müminlerin tesellisi, Allah'ın sonsuz rahmetinin tecellisi olan bu mübarek ayda şükrünü eda etmek için yapabileceğin bir sürü şey var.
Bunlardan en önemlisi, senin imkânlarına sahip olmayan gariplere yardım etmek. Çünkü iftar vakti yaklaşırken, bir tas çorba, bir kap yemek için dua eden bir sürü insan var.
Sen bir an önce ezan okunsun da iftar sofrasına oturayım diye bekliyorsun ya… Uzaklarda bir anne ezan okununca ne yapacağını düşünüyor.
Sen çocuklarım biraz daha fazla yesin diye kendini parçalarken, uzaklarda bir baba, bir dilim ekmeği çocukları için beş parçaya bölüyor.
Eğer iftar sofrasına oturunca garipler aklına gelmiyorsa, senin aklına şaşarım! Ramazan ayını layıkıyla idrak edebilmek için, önce bu aya layık ol.
Hayatta hiçbir şey bu ayda yapılan iyilik kadar değerli değildir.
Ve iyiliğin değeri, menüdeki yemek çeşidiyle değil, sofradaki tabak sayısıyla ilgilidir.
Öyleyse iftar ver. Eğer evinde veremiyorsan, parasını ver. On kişiye veremiyorsan, bir kişiye ver. Ama mutlaka ihlasla ver.
Çünkü ihlasla verilen iftar, afiyete rahmet, sofraya bereket, gönül coğrafyasına yeni topraklar katar.
Senin çok ufak gördüğün bir iyilik, garip sofralara saadet katar.
İstersen gariplerin evine yardım kolileri de ulaştırabilirsin.
Ufacık bir koli kimi, nasıl mutlu etsin diye düşünme sakın! Çünkü o kolilerde sadece gıda malzemeleri yok!
Hazırlanan her bir kolinin içinde, yardım için zili çalınan ailelerin coşkusu, minicik yüreklerine dünyaları sığdıran çocukların sevinci var.
Zenginleri hafifleten bir selamet, fakirleri rahatlatan, büyük müjdelerle mühürlenmiş bir emanet var.
O kolilerin içinde, gariplerin duası, şükrün edası, iyilik ve cömertliğin hane hane yayılan en hoş sedası var.
Sakın ufacık bir yardım kolisi deyip geçme!
Çünkü bu kolilerin içinde, komşusu açken tok yatamayanlar için bir mecburiyet…
Garip gönülleri ferahlatmak için büyük bir mesuliyet var.
Not: Bu kadar ihlas demişken, İhlas Vakfının ramazan ayındaki hizmetlerinden söz etmemek vefasızlık olur. İhlas Vakfı ramazan ayı boyunca Türkiye’de ve yurt dışında iftarlar veriyor, ihtiyaç sahiplerine yardım kolilerini ulaştırıyor. www.ihlasvakfi.org.tr adresine girerek veya 0212 451 49 00 numaralı telefonu arayarak bu iyilik hareketine siz de katılabilirsiniz. Türkiye’de bir kişiye iftar vermenin bedeli 14 TL, yurt dışında ise 7 TL. Sadece 7 TL verip Somali’de, Etiyopya’da, Sudan’da veya diğer Müslüman ülkelerdeki garip bir Müslüman'ın duasını almak kulağa çok hoş gelmiyor mu?
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
607845 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/salih-uyan/607845.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT