BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Otuz dört sene sonra gelen dua!..

Ünal Bolat
Facebook
“Hacca geldim aklıma geldiniz telefonunuzu bir arkadaştan bulmuştum bir arayayım, dedim...”
 
 
Efendim yıl 1984... Tuzla Piyade Okulunda Tank Bölük Komutanı olarak görev yapıyorum... Bir gün kılık kıyafet kontrolü yaparken bir askerin beresinin içine kızıl yıldız çizilmiş olduğunu gördüm. O zamanlarda demek ki bazı ideolojik özentisi olan gençler vardı bizim bölükte. Tabii bu durum karşısında “oğlum bu ne hâl sen komünist misin?” dedim.
Hemen bölük başçavuşuna “Başçavuşum bu askerin mahkeme dosyasını hazırlayın” dedim. Bunun üzerine Yılmaz adlı askerim “Aman komutanım ne olur beni mahkemeye vermeyin, cezamı siz verin” dedi.
Bölük huzurunda “Ben de askerliğinin yanmasını istemiyorum” dedim. Bir yandan da disiplinin tesisi için bir ceza alması lazımdı. “Peki" dedim “Koş, tankının kırmızı flamasını getir.” Tanklarımızda üç renk flama vardır. İşaretle sevk idarede kullandığımız gibi her rengin ayrı bir anlamı vardır. Yeşil tehlike yok, sarı, arıza var ve kırmızı, tehlike var anlamına gelir. Tabii her flama yaklaşık 60 cm uzunluğunda bir sopaya tespit edilmiştir. İşte şimdi bu kırmızı flamanın sopasını bu askerin cezalandırılmasında (!) kullanacaktım. Acı vermek için değil onu ikaz etmek için psikolojik bir etken olarak kullanılır inancıyla flama sapını kaba etlerine bir iki vurur gibi yapıp sorunu halledeceğimi düşündüm...
Aradan tam 34 yıl geçti. Geçen sene bir gün eve gitmek üzere servise bindim. Bir süre sonra cep telefonum çaldı. Açtım bir ses:
“Komutanım ben Yılmaz ….. Kâbe’den arıyorum. Hacca geldim aklıma siz geldiniz telefonunuzu bir arkadaştan bulmuştum bir arayayım hatırınızı sorayım dedim. Burada size de dua ediyorum” dedi.
“Yahu Yılmaz biz seninle hangi kışlada beraber görev yaptık" dedim. "Komutanım Piyade Okulunda Tank Bölüğünde idik" dedi ve yaşadıklarını anlattı...
Ben “Hakkını helal et” derken o “Komutanım siz haklıydınız, orada askerî disiplini sağlamanız gerekiyordu. Aslında ne iyi ettiniz de mahkemeye vermek yerine usulen bir kötekle beni ceza almaktan kurtardınız... Hakkımı helal ettim, burada size dua ediyorum” dedi. Amanın dünyalar benim oldu. Şu flama esprisi ne hoş olmuş. İdeolojiden Kâbe sevdasına düşüp hacı olmuş...
Kaderin cilvesi, 34 yıl sonra bir askerimden dua almak da varmış nasibimizde. Duyduğumda sevinçten gözlerim yaşardı ve bu satırları yazarken de...
               Mustafa Beşdere
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611253 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/611253.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT