BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Hepsini kızımla planlamışlar!..

“Ben bu kızı kaçırdım, evleneceğiz” diyor. Kendisine verdiğim paralarla bir düğün de orada yapıyorlar!
 
 
Hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Kızıma yeni gelin oluyormuş gibi yeniden gelinlik aldım. Herkes kızıma hayran kalmıştı. Düğün oldu ve Avcılar’a yerleştiler... Düğünden iki gün sonraydı. Sabah saat 08.00’de kapının zili çalıyor. Hanım kapıyı açar açmaz, damat denilen adam bir poşet içindeki gelinliği hanımın suratına fırlatıyor ve “Kızınız bunalıma girip intihar etti. Doktorlar kurtarmaya çalışıyorlar” diyerek kaçıp gidiyor.
Hemen palas pandıras kalkıp Avcılar'a gittim. Kızımın kaldığı dairenin yanındakilere sordum:
“Yook, memlekete el öpmeye gittiler” dediler.
Meğer damat kızı alıp memleketine gidiyor. Ailesine “Bu kızı kaçırdım, evleneceğiz” diyor. Kendisine verdiğim paralarla bir düğün de orada yapıyorlar.
Her şey bundan sonra ortaya çıkıyor... Meğer bu şahıs profesyonel bir dolandırıcıymış. Evliymiş bir de özürlü çocuğu varmış. Hanımını da yurt dışında çalıştığı hâlde beş kuruş para vermeden mağdur etmiş. Bir gazetede yayınlanan "evlenmek isteyenler" ilanı üzerine müracaat etmiş. Benim kızım da müracaat edince oradan tanışmışlar.
Nişan günü pat diye ortadan kaybolmasının sebebi de adam kızımla tanıştığı gün zaten evliymiş. Nişan günü foyasının çıkmasından korkarak, nişana gelmemiş.
Daha acısı, kızımız bütün bunları biliyormuş. Eski hanımıyla da; bir şekilde ikna ederek anlaşarak ayrılmış. Sonra planını uygulamaya kaldığı yerden devam etmiş. Tabii burada rol arkadaşı ne yazık ki bizim kızımız oluyor!..
Bunlar bir hafta kadar sonra Avcılar’a döndüğünde hanım “bir bakayım” diyerek evlerine gittiğinde öz kızı hanımı içeri almıyor. Kapıyı suratına kapatıyor. Hanım geldi ki iki gözü iki çeşme…
Bunun sebebini öğrenmeliydim. Nereden bileceğiz bu dolapları aslında kızımızın çevirdiğini!.. 
Eşim birkaç gün sonra tekrar gidiyor eve. Çünkü elimizde avucumuzda ne varsa, onların düğününe harcamışız... "Gideyim de, hiç olmazsa, verdiğimiz borçlardan birazını isteyeyim" diyor.
Damat Bey kaynanasına ağır hakaretlerden sonra "paranızı bir iki güne kadar vereceğim. Şimdi kaybol!" gibi iğrenç sözler söylüyor.
Sonra oturduğu binanın yöneticisine bir miktar para verip; "bizim bundan başka borcumuz yoktur. Bunlar bir daha gelirse mahvederim” tarzında bir tehdit mektubu yazıyor bize vermesi için. Yönetici bizi barıştırmak istese de kabul etmedim. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619781 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/619781.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT