BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İsraf bitmez ise bitirir!..

Bizim medeniyetimiz en önemli yanlarından birisi de insanımıza israf etmemenin önemini anlatmasıdır. İmkânların nasıl kullanılması gerektiğinde öğreten bir tanımdır. Buna göre, dünya ve ahirette işe yaramayacak işler, harcamalar israf olarak addedilir. Gereksiz harcanan paralar, açık bırakılan elektrik ve çeşmeler, hâlâ kullanılır olduğu hâlde sırf moda adına alınan değiştirilen atılan eşya ve elbiseler, okulların açılması ile tekrar gündem olan (acil tedbir alınması gerekiyor) kaynak kitap israfı ve boşa geçen zamanlar...
Bir Müslüman nerede olursa olsun bu hususta azami hassasiyeti gösterip bütün kullanımlarda israf olmamasına dikkat etmek durumundadır. Sevgili Peygamberimiz iki nimete işaret etmişler ve bunun sağlık ve boş vakit olduğunu belirtmişlerdir.
Salgın döneminde yaşananlar iki meselenin ehemmiyetini çok açık bir şekilde önümüze koydu. Sağlığa dikkat etmediğimizde ortaya çıkan manzara devletin topyekûn birçok harcamalar yapmasına sebep olduğu gibi keza gelişmekte olan bir ülke olarak zamanımızı değerlendirme noktasında istenen performansı gösteremiyoruz. TV ve sosyal medya başında geçen zamanların faturası er geç ödenecek...
Nimetin devamı, bereketlenmesi onun gerektiği gibi kullanılması ile temin edilir. Elbette bir insan helal kazancını istediği gibi kullanacaktır lakin yapacağımız harcamalar olması gerektiği şekilde olmaz ise bütün ülkenin etkileneceği bir vaziyetin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Mesela "serpme kahvaltı" diye uzunca bir zamandır bir kahvaltı şekli var ve maalesef bunda ortaya çıkan israfın haddi hesabı yok. Keza açık büfe adı altında belli yerlerdeki uygulamalar korkunç israfların yaşanmasına sebep oluyor ve ekmek israfı...
İsraf şuurunda olan bir insan bilir ki evindeki elektrik, su vb. nimetler aynı zamanda millî servettir ve kimse gereksiz yere kullanamaz. Para kazanmak için büyük mücadele veren insanın onu harcamaya gelince gerektiği gibi kullanmaması izahı zor bir durumdur.
Millet olarak değerlerimiz içerisinde en mühimlerinden biri de israfa dikkat eden bir toplum olmamızdır...
           Ahmet Tunahan (Eğitimci)
 
 
ŞİİR
 
               EKİM
 
Aylardan ekim...
Vaktidir içimize sevgileri ekmenin.
Eylül hüznünü alıp gidiyor,
Bir sonbahar yanılsaması bırakarak...
 
Ellerimizde yazdan kalma umutlar,
İçimizde solan nice baharlar var.
Kış soğuk yüzünü göstermeden,
Alalım bir yaprağın savruluşundan ibret.
 
Ömür dediğin tükenir,
Mesele nasıl tükettiğindir...
 
Anlamlanır kırıntılar serçeler nasiplenirse,
Gönül sevgiye aç, özler hakikate...
Durmaz hiçbir kuş göç vakti geldiyse,
Veda vakti gelmeden intikal et hakikatlere...
 
Ey Yolcu!
Eylül biter, ekim gelir.
Yaz biter, güz gelir.
Ömür biter, ölüm gelir.
Yol bitmeden uyan!
 
               Kübra Can      
 
 
 
SAĞLIK OLSUN
 
Alerjilerin sinüzitteki rolü nedir?
Alerjik rinitler toplumda gayet sık görülür. Alerjik hastalarda sinüzit daha sıktır ve kronikleşebilir. Ayrıca polip ve burun içinde bulunan ve adına konka denilen bariyer türü katmanların alerjik bünye sebebiyle sürekli iltihaba maruz kalması (Konka hipertrofisi) da sinüs kanallarının (ostium) tıkanmasına ve sinüzite neden olabilir...
Burun iç döşemesinin yine alerjik sebeplerle sürekli iltihabi uyaranlara maruz kalması nedeniyle de sinüzit oluşur. Alerji sebebiyle oluşan polipler de gerçek bir polip olmadığından ameliyatla alınsa bile tekrarlayabilir. Alerjik kökenli reaksiyonlar için etkin yöntemlerden biri de akupunktur tedavi programıdır.
[Dr. İsmail Maraş]
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620936 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/620936.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT