BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İki dakikalık bir ömür için değer mi?

Ömür dediğin nedir ki? İnsanların geçici olarak hayat formasyonlarını, biçimlerini sağladıkları zaman değil midir? Allahü teâlâ her insan için ayrı bir ömür tayin etmiştir. Bütün insanlardan beklenilen ise sonsuzluğu bulunmayan, baki olan Allahü teâlâya layıkıyla ibadet ve taat edilmesidir.
Peki ya geçici olan bu âlem-i cihan içinde hayatı bakiyemiz için neden “2 dakikalık ömür kavramı” çok kullanılır? Gelin hep beraber bu suali sorgulayıp cevap arayalım.
Âlemlere rahmet ve bizlere önder olarak gönderilen Sevgili Peygamber Muhammed Mustafa “sallallahü aleyhi ve sellem” bir sohbeti sırasında sahabeleriden biri “Ey Allah’ın Resulü kıyamet ne zaman kopacaktır?” sualini arz eder.
Sevgili Peygamberimiz bu suale “Kıyamet iki elimin parmağı kadar birbirine çok yakındır” diye cevap verir.
Peki ya Efendimiz vefat edeli 1400 sene oluyorsa bu zaman dilimi nasıl oluyor da gerçekleşir sorusu aklımıza geliyor değil mi? Me’aric Suresi 4. âyetinde meleklerin arşa 50.000 senede vardığından bahseder. Ancak berzah âlemindeki bu zaman dilimi bizler için sadece 1 güne tekabül etmektedir. Yani Sevgili Peygamberimiz vefat edeli berzah âlemine göre 1400 sene değil dakikalar oluyor. Bizim bu zaman diliminde ortalama hayat dediğimiz 80-90 senelik bir ömür ise meleklerin gözünde sadece 2-3 dakikaya tekabül ediyor.
Velhasıl kelam sevap ve günahlarımızı anbean kayıt altına alan meleklerin gözünde 2-3 dakikalık bir ömrümüz var. Peki ya sorarım sizlere 2-3 dakikalık bir ömür için ebedi saadet yurdunu terk etmeye hiç değer mi? Birbirimizin kalbini kırmaya, kötülük yapmaya değer mi? Biz biz olalım 2-3 dakikalık bir ömür için ebedî saadet yurdumuzu mahvetmeyelim. Ve en önemlisi biz, biz olalım Allahü teâlânın rızasına uygun bir kul olabilmek için şu kısıtlı olan zaman dilimi içerisinde önce itikadımızı düzeltelim Ehl-i sünnet itikadı ile itikat edelim. Sonra haramlardan sakınıp farzları yerine getirmeye çalışalım. Hayır hasenat ve iyilik konularında birbirimizle yarışalım…
       Mustafa Terzi
 
 
ŞİİR
 
            Toprak ağlar
 
Bir ilkbahar günü on sekiz nisanda
Yangın çıktı köyümün ormanlarında
Yanıyor Çepniköy’üm yanıyor
Yuvalar yanıyor ağaç dalları da.
 
Arılar böcekler ve kelebekler,
Civcivler yuvada anneyi bekler.
Anneyi beklerken ateş sarıyor,
Kanatsız civcivler ölümü bekler.
 
Onlarca dönüm orman kül oldu.
Yandı karıncalar yuvasız kaldı.
Kaplumbağa kurbağa yılan yanıyor,
Filizler fidanlar toprak kavruldu.
 
Yapraklarını yeni açmıştı dallar,
Zehir oldu köyümüze güzel ilkbahar.
Çiçekler böcekler yandı kül oldu,
Artık vızıldamıyor şimdi arılar.
 
Köyümün dağları çıplak kaldılar.
Tilkiler, tavşanlar hep kül oldular,
Yeşil yorganı yandı dağlarımızın,
Orman ağlar toprak ağlar Süleyman ağlar.
 
      Süleyman Usta/Espiye-Giresun
 
 
 
BİTKİLERİN DİLİ
 
ÜZERLİK OTU (Peganum harmala): Türkiye'de yetiştiği yerler, Orta Anadolu. Mayıs-Ağustos ayları arasında yeşilimsi-beyaz renkli çiçekler açan, 30-50 cm boyunda, çok yıllık otsu bir step bitkisidir. Daha çok kumluk ve taşlık yerlerde, mezarlıklarda görülür. Gövdeleri yatık ve otsudur. Yapraklar çok parçalıdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tek bulunur. Meyveleri çok tohumlu, toparlak şekilde bir kapsüldür. Tohumları kırmızımsı kahverengidir.
Kullanıldığı yerler: Çoğunlukla tohumları kullanılır. Tohumlarında hamin, harmalin, peganın gibi alkaloitler vardır. Halk arasında egzama, basura karşı ve tütsü olarak kullanılır… Baş ağrılarına iyi gelir, daha rahat bir uyku uyumaya yardımcı olur. Eskiden beri insanların bedensel ve ruhsal anlamda yararlandığı bir bitki idi… Günümüzde bitki çayları baharatçılarda satılmaktadır. Bitkilerle ilgili doktorunuza danışmayı unutmayınız.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626865 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/626865.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT