BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukukun üstünlüğü değil; nihayet “Adalet”in üstünlüğü!

Hukukun üstünlüğü değil; nihayet “Adalet”in üstünlüğü!

Amerika’da, Oklahoma City’de, Federal Hükümet binasını, devlete karşıtlığını simgelemek için, yapay gübre karışımı patlayıcılarla, havaya uçuran 33 yaşındaki Timothy McVeigh’in idam hükmü, “eğer beklenmedik bir gelişme olmazsa”, bugün (11 Haziran) mahalli saatle 07.00’de (Türkiye saatiyle 13:00’te), İndiana’nın Terre Heute şehrindeki federal bir tesiste, damarlarına ölümcül bir mayi zerkedilmesi suretiyle infaz edilmiş olacak.



Amerika’da, Oklahoma City’de, Federal Hükümet binasını, devlete karşıtlığını simgelemek için, yapay gübre karışımı patlayıcılarla, havaya uçuran 33 yaşındaki Timothy McVeigh’in idam hükmü, “eğer beklenmedik bir gelişme olmazsa”, bugün (11 Haziran) mahalli saatle 07.00’de (Türkiye saatiyle 13:00’te), İndiana’nın Terre Heute şehrindeki federal bir tesiste, damarlarına ölümcül bir mayi zerkedilmesi suretiyle infaz edilmiş olacak. McVeigh’in avukatlarının infazın geri bırakılması hususundaki taleplerini bütün yargı mercileri reddettiler. Nihayet, zaten başından beri suçunu itiraf eden ve ölmek isteyen McVeigh de bundan sonra, ABD Yüksek Mahkemesine başvurulmasını istemedi. Hukuk bitti, sıra, cinayetten 6 yıl sonra nihayet adaletin yerini bulmasına geldi! Şen’i kitle cinayeti McVeigh l995 yılında -Amerika tarihindeki en şen’i terör hareketi ile- 19’u çocuk 168 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına sebep olmuştu. Colorado eyaletinin Denver şehrinde bir yıldan fazla süre yargılama neticesinde, 1997 yılında McVeigh jüri tarafından suçlu bulunmuş ve yargıç da “Bu şen’i olay dolayısıyla, hayatları parçalanan kurban yakınlarının, sağ kurtulabilen mağdurların duyguları ancak McVeigh’in idam edilmesiyle tatmin edilebilir” diyerek, onu idama, suç ortağı Nichols’u da ömür boyu hapse mahkum etmişti.. McVeigh sonuna kadar, nedamet eseri göstermedi, aksine cezaevinde yazdığı makaleler ve verdiği demeçlerde, hatta son günlerde bir TV muhabirine gönderdiği mektupta, “Federal Hükümetin müdahalelerine” karşı eylemini, adeta felsefi olarak mazur göstermeye kalkışmıştı! McVeigh bombaladığı binada, masum insanların, 19 çocuğun da ölmesinden dolayı nedamet de duymuyor, soğukkanlılıkla, “Savaşlarda böylesine yan (kolateral) zayiat, olağandır.” diyordu. İnfaz Bu 38 yıl sonra ilk federal infaza, Adalet Bakanlığının kararı ile infaz hücresinin yanındaki bir bölümde cam arkasından 30 seçilmiş kişi ve medya temsilcisi tanık olacak. Şehrin başka bir mahallindeki bir salonda da idamı kapalı devre televizyonu ile anında 300 mağdur kişi seyredecek. İnfazın TV ile canlı gösterilmesi veya video bandda tespit edilmesini Adalet Bakanı ve adli merciler, mahkumu “mağdur kahraman” yapmamak gerekçesiyle reddettiler. Böylelikle, ll Haziran sabahı, Amerikan tarihindeki en büyük ve şen’i terör olayının mağdurları için acıklı bır sayfa, bir bakıma kapanmış olacak. Fakat hiç şüphe etmeyin ki McVeigh olayı böylelikle tamamiyle kapanmayacak. İdam cezası konusundaki, hatta ABD Başkanı Bush’un Avrupa’daki temaslarına da yansıyacak olan tartışmaların yıllarca odak noktası olacak. Liberallerde oyun çok, bakarsınız hâlâ Mr McVEIGH dedikleri 168 masum insanın kaatilini “mağdur kahraman”, ve idam cezasının kaldırılması için yıllar boyu gerekçe yaparlar. Bir başka ihtimal de bu olay üzerinde komplo teorileri üretilmesi. FBI’ın inanılmaz hatası ile Mahkemeye vaktinde verilmemiş olan belgelerde McVeigh’in yalnız hareket etmediği ve ucu Usame Bin Laden’e kadar dayanan bir komplo olduğu iddiasının devam ettirilmesi. Sanki, McVeigh’ın arkasında başkaları veya uluslararası bir komplo olsaydı, tehir talebini reddeden -ve önce idam hükmünü vermiş olan- Yargıç Richard Matscht’ın dediği gibi, dinamitleri bizzat koyduğunu sonuna kadar itiraf eden McVeigh’ın suçu hafiflemiş mi olacaktı? Velhasıl soyut “Hukuk”, kanunlardaki boşluklar veya “teknikaliteler”, avukatlar tarafından mahirane suiistimal edilince, gerçek “Adaletin” tecelli etmesi engellenebiliyor, en azından gecikiyor. Bu konularda benden daha bilgili olanların ve özelliği Hukukun Üstünlüğü ve Hukuk Devleti kavramlarının mangalda kül bırakmayan şampiyonlarının beni tenvir etmelerini beklerim. Adaletin yerini bulması mı, yoksa Hukuk oyunlarının oynanması mı daha önemlidir? McVeigh ve Öcalan Veigh olayı üzerinde birkaç yazı yazacak kadar durmamın sebebi de Öcalan davası arasındaki benzerlik ve paralellikleri ortaya koymak. 168 kişinin katili McVeigh hakkındaki hükmün infazı ile gerçek adalet, gecikmeli de olsa, yerini bulacak. Ya 30.000 insanımızın katili Öcalan? Hiç şüphe etmeyin ki Strasbourg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türk yargısının verdiği hüküm bozulacak. Bir yazarın dediği gibi, McVeigh nasıl idam cezasının zorunlu olduğunun canlı kanıtı ise, bunun diğer canlı kanıtı Öcalan, aklanacak ve kahraman olacak!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT