BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ev hanımlarına bu haksızlığı yapmayın!

Ev hanımlarına bu haksızlığı yapmayın!

Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Ben bir ev hanımıyım. İsteğe Bağlı Sağlık Primli Bağ-Kur’a 01.02.1984 tarihinde kaydımı yaptırarak prim ödemelerine başladım.



Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Ben bir ev hanımıyım. İsteğe Bağlı Sağlık Primli Bağ-Kur’a 01.02.1984 tarihinde kaydımı yaptırarak prim ödemelerine başladım. 21.08.2000 tarihinde, yani ödemelere başladıktan 16 yıl sonra Sağlık Karnesi aldım. Eylül 2000’de ülkemizin düştüğü ekonomik zorluklar hepimizin malumudur. Bu durumdan en çok etkilenen kesimin de ev hanımları olduğunu, herhalde üst kademedeki idareciler de kabul ederler. Prim borçlarımı 04.04.2001 tarihine kadar ödeyemedim. Bu tarihte imkanlarımızı da zorlayarak, borcumuzu faizi ve cezası ile Sağlık Primli olarak ödedim. Bu ödemem sırasında, sağlık karnemin iptal edileceğini bana söylediler. Nedeni; 2000 yılında çıkan bir yasa ile 3 ay prim borcunu ödeyemeyenlerin Sağlık Karnelerinin iptal edilmesinin öngörülmesi... Prim borcumu cezasıyla birlikte ödediğim halde, böyle bir uygulamanın haksızlık olduğunu, 15 yıl Sağlık Karnesi kullanmadığımı, ekonomik krizden etkilendiğimizi, borcumuzu o nedenle zamanında ödeyemediğimizi, hem Şirinevler (Bahçelievler) Bağ-Kur Şube Müdürlüğü; hem de Bağ-Kur Genel Müdürlüğü yetkililerine ileterek, durumumun düzeltilmesini istedim. Kesin bir cevap alamadım. Ancak, Sağlık Karnem’in iptal edileceği korkusunu taşımaktayım. Ekonomik krizin müsebbibi ben değilim, idare edenler bu krizden de sorumludurlar. Krizin çözümünü de ev hanımlarının Sağlık Karnelerini iptal etmekte görüyorlar ise, hâlâ o görevlerde nasıl kalacaklarını bir daha düşünmeliler. Vücut sağlığımız için yatırdığımız paralarımızın gasp edilmek istenmesi, ruh sağlığımızı da bozuyor. Yanlış olan bu karardan derhal vazgeçilmelidir. Lütfen bir kere daha doğru bir iş yapılsın!... Nurdan Önder (Bağ-Kur No: 0605532715) İnternet erişim fiyatları ucuz mu? Türkiye Gazetesi’nin 04.06.2001 tarihli nüshasında verdiğiniz Telekom açaklamasında, Türkiye’de internet erişim ücretlerinin yabancı ülkelere göre ucuz olduğu belirtiliyordu. Halbuki; Türkiye’de Asgari Ücretin 90$, Almanya’da 950 $, Fransa’da 800$, olduğu da hatırlatılsa ve ona göre bir kıyaslama yapılsa daha iyi olmaz mıydı? Aydın Durmuş (Elektronik Teknisyeni) - KOCAELİ Sigortalının çilesi ne zaman bitecek? Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Ben bir sigortalı vatandaşım. Gel gör ki, sigorta hastanelerine bir düştün mü, Allah kurtarsın... Göztepe SSK Hastanesi Merdivenköy Polikliniği’ne bir gelin bakın. Bir gün önceden, alabilirsen zar zor randevu alıyorsun. Sıran geliyor. İşte o zaman insan mıyız, hayvan mıyız, ne olduğumuz belli olmuyor... Ben 07.06.2001 günü Merdivenköy Polikliniği Kadın Doğum 2. Servis’e eşimle gittim. Tüp bebekle ilgili, gitmez olsaydım. Bırakın insanlığı, hayvanlar bile katlanamaz. Yaklaşım ve tavırları doktorluğa yakışmıyor. Oysa onlar Hipokrat yemini etmişler... Sayın Okuyan, bizler her ay sigortalı olarak neden prim yatırıyoruz? Küçük bir aksamada işyerimize haciz geliyor, bu neyin karşılığıdır? Bu nasıl hizmet? Biz sigortalılar kimlere çalışıyoruz? Özlük ve insan hakları bu mu? Bu davranışların hesabını kim ödeyecek? Gidilip bakılırsa görülecek, ortalık pislikten geçilmiyor. Oysa burada hastalar tedavi oluyor. Esas mesele, neden sigortadan yararlanamıyoruz, neden bir tüp merkezi yok, neden enjekte olayı yok? Oysa SSK doktorlarının hemen hemen hepsinin yazıhaneleri var. Paralı olarak bakıyorlar. Kanun buna müsaade ediyor mu? Paralı olunca ilgileniyorlar da hastanede neden başka türlü davranıyorlar? Hastanede kaç saat çalışıyorlar, kaç saat işlerinin başında kalıyorlar? Bu düzensizliğe kim dur diyecek, bu millete kim hesap verecek? Ve neden boş yere prim yatırdım?... Polat Özdal - İSTANBUL Tantan’ın seveni çokmuş Sadettin Tantan’ın istifasından sonra, peş peşe destek mesajları geldi. Anlaşılan, Sadettin Tantan, birçok kişinin gönlünde taht kurmuş. Yolsuzluklardan, krizlerden bunalan halk, dürüst olarak tanıdığı Sadettin Tantan’ın harcanmasını bazılarının hanesine eksi olarak yazmış. İstanbul’dan Yazan Ayla Öztürk, Tantan’ın suçun ve suçlunun üzerine, her ne pahasına olursa olsun gittiğini, bu sayede Türk halkının beğenisini ve takdirini kazandığını belirterek; “Tantan, kendisine yapılmış olan bu haksızlığa dur demiş ve onuru ile istifa etmiştir. Bu istifanın bir son değil, bir başlangıç olduğunu ve halkın onu yürekten desteklediğinin bilinmesini isterim.” diyor. Avşa Adasından yazan Hikmet İşgüzar, Tantan’ın gidişinin ANAP için bir kayıp olduğunu belirtiyor ve şunları ilave ediyor : “Milletin yolsuzluklardan bunaldığı bir dönemde, Tantan gibi dürüst bir kişinin İçişleri Bakanı olması, Türkiye için bulunmaz bir fırsattı. Ne yazık ki bu fırsat heba edildi.” Kadıköy’den yazan Arif Bulakbaş da, Tantan’ın ANAP’la tanındığını iddia edenlere sitemlerini belirterek; şu sözlerle karşılık veriyor: “Fatih’te Tantan sayesinde Belediye Başkanlığını kazandıklarını nasıl unutuyorlar? Başka bir adayla kazanabilirler miydi? Halk biliyor, Tantan nereden aday olursa kazanır.” Telekom’dan “Küresel Kart” açıklaması “1997 yılından beri serviste olan Küresel Kart Sistemi, Mart 2001 tarihinde sistemde meydana gelen bir arızadan dolayı hizmet verememektedir. Sistemin yeniden çalışır hale getirilebilmesi için çalışmalar yoğun bir şekilde sürdürülmektedir. Bu arada, ellerinde kart bulunan müşterilerimizin başvurusu halinde, kart ile yapılmış görüşme miktarı İstanbul Yakası İl Telekom Müdürlüğü yardımı ile tesbit edilerek, kartın kullanılmayan kontör bedelinin iade edilmesi öngörülmüştür. Küresel Kart satışları, mevcut sistem yeniden servise verilinceye kadar durdurulmuştur.” Bu enerji israfı neden? Boğaziçi Elektrik A.Ş.’nin dikkatine; Siz hiç Kasımpaşa Semtindeki Neva Sokak’tan geçtiniz mi? Herhalde geçmemişsinizdir. Ben bu semt sakini olarak her akşam bu sokaktan geçiyorum. Bu sokakta tam 16 tane lamba yanıyor. Bu israf neden? Bir yan sokakta 1 adet lamba yanarken, burada neden böyle bir israf yapılıyor. İsmi Mahfuz - İSTANBUL Sahili halka nasıl kapatırsınız? Avcılar Belediye Başkanlığı’na; Avcılar Belediyesi sahili kapatarak, araçlara geçiş ücreti olarak 1 milyon alıyor. Meclis karar vermiş. Nasıl olur da sahil halka kapatılır, bu paraların bildirimi maliyeye yapılıyor mu? Bu karara hepimizden büyük tepki var. Üstelik esnafa ücretsiz, halka ücretli imiş. Bu nasıl iş, anlayamadım!.. Veysel Çiçek - İSTANBUL
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT