BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alaşehir’de Harvard vardı da..

Alaşehir’de Harvard vardı da..

Yönetim bilimleri çalışmalarında örnek olaylarla (case study) çalışmak adettendir malûm. Aslında konuyla ilgili örnek olayları bulmak da bayağı zor bir iştir. Bu işin ustalarından biri de Harvard İş İdaresi Okulu’dur. İş dünyasının gelişmesinde önemli katkıları olan bu okulda okumak kısmet olmadı. (Hani “Alaşehir’de Harvard vardı da okumadık mı?” derler ya!)



Yönetim bilimleri çalışmalarında örnek olaylarla (case study) çalışmak adettendir malûm. Aslında konuyla ilgili örnek olayları bulmak da bayağı zor bir iştir. Bu işin ustalarından biri de Harvard İş İdaresi Okulu’dur. İş dünyasının gelişmesinde önemli katkıları olan bu okulda okumak kısmet olmadı. (Hani “Alaşehir’de Harvard vardı da okumadık mı?” derler ya!) Ancak gerek yayınları, gerek konuşmacıları, gerek dergileriyle gerçekten başarılı bir kuruluş. Geçenlerde bir seminerde bu okulda bulunmuş bir arkadaştan hoş bir uygulama duydum. Harvardlılar, Fortune 500’de ilk ona giren şirketlerin yönetim kurulu toplantılarını videoya kaydediyorlar, sonra da bunu öğrencilerine vak’a etüdü olarak izletiyorlarmış. Şimdi benim de aklıma Türkiye’de böyle bir şey yapılabilir mi diye takıldı. Ve bir zamanlar, bir vesileyle katıldığım bir şirket toplantısı gözümün önüne geldi. İşte o toplantının görüntüsünü size yazıyla aktarmaya çalışacağım. U şeklinde uzun bir masa düzeni. U’nun alt ucunda arkalığı daha büyükçe bir koltuk. Belli ki kuruluşun başı oraya oturacaktı, ancak söz verdiği halde toplantıya son anda katılmadı ve o “belirgin” koltuk boş kaldı. O koltuğun sağ tarafında en kıdemli yardımcı, sol tarafında daha az kıdemli yardımcı oturdu. Kıdem sırasına göre herkes yerini aldı. Sunuş için grupla yüzyüze geldiğimde aşırı ciddiyetten gerilmiş, somurtkan yüzleri farkettim. Neyse sunuşumuzu yaptık. “Söz almak isteyen var mı?” sorusuna sadece en kıdemli yardımcı müdahil oldu. Bir şeyler “buyurdu!”. Sonra bu tür toplantılarda (çok affedersiniz) “zurnanın son deliği” tabir edilenlerden bir arkadaş cesaretini son damlasına kadar toparladığı her halinden belli olarak, anlatılanlarla şirketin uygulamalarının nasıl bağdaştırılabileceğini sordu kibarca. Toplulukta buz gibi bir hava esti. Bendeniz de baş tarafta duran boş ve heybetli koltuğu işaret ederek “o koltuk diğerleriyle aynı ölçülerde olduğu ve herkes istediği yere oturabildiği takdirde başarıya doğru yolculuğunuz başlar” dedim ve sustum. Yanımda video kameram olmadığı için size aktarma işini ancak bu kadar becerebildim, hoşgörün. Şirketinizde iyi görüntüler diliyorum. O şirket ne mi oldu? Ne olmasını beklerdiniz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT