BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yusuf’u ünleyen ses, baba ile oğulun arasına top gibi düşmüştü. Sese döndüler.



Yusuf’u ünleyen ses, baba ile oğulun arasına top gibi düşmüştü. Sese döndüler. Yusuf ve İsmail Ağa şaşırmışlardı: -Bre Filiz sen ha? -Ben ya Yusuf agam. Gelen, Yusuf’un, Demir Baba Dergahı’ndan (Spor Akademisi’nden) arkadaşı, komşu köyden Filiz Nurullah’tı. Filiz, ağası Yusuf’u gördüğü için çok neşeliydi. Önce, Çavuş Ananın, İsmail Ağa’nın ve Yusuf’un annesinin elini öptü. Sonra Yusuf’la sarmaş dolaş oldu. Yusuf, merakını yenememişti: -Bre Filiz ne işin vaa burda? -Ocamız İsmayıl Pelvan göndeedi? -Allah Allah! Ayırdır inşallah. Filiz boynunu büktü: -Ben bilemen agam. Üç tane mektup veedi. Biri Filibe Mutasarrıfı’na.. Diyeri Tosun Beye imiş, biri de saa. Gül yağı almak için Kızanlık’a gittiğinde, Filibe’ye ve Tosun Bey’in yanına uğrayıp mektupları vermeni istedi. Filiz, sırtına asılı torbasından çıkardığı mektupları, Yusuf’a uzattı. Yusuf, öpüp başına koyduktan sonra, mektupları babasına uzattı. İsmail Ağa, mektupları aldı, öpüp başına koydu ve Yusuf’a iade etti: -Yusuf’um, Mutasarrıfa ve Tosun Beye günderilen mektuplaa, sana emanet. Emanetleri en iyi şekilde yerine getircenden şüphem yok. Saa yazılan ise, yazanla seen aranda sırdır. Buban dahi araya giremez. İsmayıl Pelvan’ın saa yazması, saa gürev veemesi en büyük iftiharımdır. Çavuş Ana, Filiz Nurullah’ı tanıyamamıştı: -Yusuf’um kim bu, insan azmanı delikanlı? Çikaramadın bi tüülü. Yusuf, hafifçe güldü: -Te be Çavuş Ninem. Nası tanımazsın? Bıyıklı Küünden... Karamehmetin uulu Nurullah.. Çavuş Ana, şaşırmıştı: -Te be kızanım. Sen ne zaman büüdün büle. Da dün şu kadarcık sıpaydın. Şindik kucaman bir erif olmuşsun... Filiz Nurullah yaramaz bir çocuk gibi tebessüm etti. İsmail Ağa, iki arkadaşın birbirine söyleyecek şeyleri vardır diye düşündü: -Uulum. Nurullah’a düün yerini gezdir. Buralaadan fazla ayrılma. Biraz sonra üdül için araala. -Peki buba. Yusuf’la Filiz Nurullah hemen uzaklaştılar. Çavuş Ana, Ayşe Gelin ve İsmail Ağaysa, Yusuf’un arkasından iftiharla bakıyorlardı. Yusuf’a mektup götürme görevinin verilmesi, yarışı kazanması sebebiyle. İki kafadar, hemen ıssız bir yer bulup oturdular. Filiz Nurullah, durmadan birşeyler anlatıyordu. Dergahtan, arkadaşlarından bahsediyordu. Yusuf’sa mektupta ne yazdığının dayanılmaz merakındaydı. Ama, Filiz dur durak bilmiyordu. Yusuf, en sonunda patladı. -Te be Filiz yetee bre. Ben gürmiyeli epten de çenen düşmüş. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT