BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biraz yavaş gider misin?

Biraz yavaş gider misin?

Muhabir, eşiyle birlikte Florya tarafında kalbur üstü bir restorana gitti yemeğe... Mutluydular; sonbahara rağmen güzel, güneşli bir öğle sonrası... Denize nazır oturacaklardı, yoğun işler, kriz ve savaş edebiyatından uzaklaşarak, "teneffüse çıkacaklardı."



Muhabir, eşiyle birlikte Florya tarafında kalbur üstü bir restorana gitti yemeğe... Mutluydular; sonbahara rağmen güzel, güneşli bir öğle sonrası... Denize nazır oturacaklardı, yoğun işler, kriz ve savaş edebiyatından uzaklaşarak, "teneffüse çıkacaklardı." En korkulacak zaman, herşeyin yolunda gittiği zamandır.  Muhabir aracını park ederken, yandaki lüks otomobili boydan boya çizdi! Küçük bir hareketle herşey berbat olmuştu. Öncelikle morali bozulan eşini mi teselli etsindi; kendi aracını mı, diğer arabayı mı düşünsündü; vurulan otomobilin sahibi kimdi ve nasıl davranacaktı? - Lütfen sen hiç üzülme ve içeri geç otur, dedi eşine... Ben sahibini bulayım şu arabanın... Her arabaya binişinde sürekli olarak "Yavaş git" uyarısını yapan eşi karşısında boynu büküktü. Kadın içeri gitti. İki otopark göverlisi hızlı adımlarla geldiler. - Geçmiş olsun, ne oldu abi? - Vurduk yaa, sahibini bulur musunuz şunun? Kahyalardan biri restorana girdi. Diğeri: - Çok da nazlı oluyor bu adamlar... Benim de başıma geldi bir gün... Adamın arabasını park ederken şuraya sürttüm hafifçe... Off, süründürdü beni... Bu darbe epey para tutar abi... Morali yerle bir olmuş muhabirin gözü restoranın kapısındaydı; oradan çıkacak adam nasıl biriydi? Bağırıp küfür mü edecekti, yoksa hiçbir şey söylemeden yumruk yumruğa mı geleceklerdi? "Belki de anlayışlı bir adamdır, ya da bir kadın" diye düşündü temenniyle birlikte... Haksız olmak kötüydü; yemeğin tadının kaçması, "dünya güzeli eşinin" üzülmesi, adamla yapacağı muhtemel kavga, işin maddi boyutunu unutturmuştu muhabire...  Kahya önde, adam arkada, muhabire doğru hızlı hızlı geliyorlardı. O kısa anda adamı tahlil etmeye çalıştı muhabir: Boylu poslu, asık suratlı, saç-baş dağınık, kravatı gevşek, esmer, kavgaya hazır bir tipti. "Haritanın doğu tarafından bir yerden olmalı" düşüncesi beynini yaladı geçti muhabirin... - Ne var, ne oldu, dedi adam. - Özür dilerim, aracınıza vurdum, faturasını karşılamak istiyorum. Adam arabayı bakmadı: - Hepsi bu mu? Başka yaramazlık yoksa üzülmeyin lütfen, herkesin başına gelebilir. Canınız sağolsun, dedi ve muhabirin omuzuna sevgiyle dokunduktan sonra -yine arabasına bakmadan!- dönüp içeri gitti!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT