BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kur’ân-ı kerîm bilgileri

Kur’ân-ı kerîm bilgileri

Kur’ân-ı kerîmde üç kısım bilgi vardır. Allahü teâlâ bunlardan; Birincisini, hiçbir kuluna bildirmemiştir. İkinci kısım bilgileri, yalnız Muhammed aleyhisselâma bildirmiştir. Bu yüce Peygamberden ve O’nun vârisi olan râsih âlimlerden başka kimse bunları anlıyamaz. Müteşâbih âyetler böyledir. Üçüncü kısım bilgileri, Peygamberine bildirmiş ve ümmetine öğretmesini emir buyurmuştur. Bu ilimler de kendi arasında ikiye ayrılır.



Kur’ân-ı kerîmde üç kısım bilgi vardır. Allahü teâlâ bunlardan; Birincisini, hiçbir kuluna bildirmemiştir. İkinci kısım bilgileri, yalnız Muhammed aleyhisselâma bildirmiştir. Bu yüce Peygamberden ve O’nun vârisi olan râsih âlimlerden başka kimse bunları anlıyamaz. Müteşâbih âyetler böyledir. Üçüncü kısım bilgileri, Peygamberine bildirmiş ve ümmetine öğretmesini emir buyurmuştur. Bu ilimler de kendi arasında ikiye ayrılır. Bu ilimlerin birincisi, geçmiş insanların hâllerini bildiren kıssalardır. İkincisi, dünyada ve âhırette yaratmış olduğu ve yaratacağı şeyleri bildiren haberlerdir. Bunlar, ancak Resûlullahın bildirmesi ile anlaşılır. Akıl ile, tecrübe ile anlaşılamaz. Üçüncü kısım bilgilerin ikincileri, akıl, tecrübe ve Arabî ilimler ile anlaşılabilir. Kur’ân-ı kerîmden ahkâm çıkarmak ve fen bilgilerini anlamak böyledir. Bu kısım bilgilerden, mahlûkları inceleyerek, Allahü teâlânın var olduğu ve bir olduğu çıkartılmıştır. Kur’ân-ı kerîmin içindeki bilgilerden ancak bir kısmı bugünkü insanlar tarafından bulunabilmiştir. Halbuki, bu ilmî ve fennî esâslar, 1400 sene evvel Kur’ân-ı kerîmde bildirilmiştir. Meselâ, dünyanın nasıl meydana geldiği hakkındaki modern bilgiler, 50-60 sene öncesine kadar bilinmiyordu. Kur’ân-ı kerîmde Enbiyâ sûresi 30-33. âyet-i kerîmelerinde meâlen, “İnkâr edenler, gökler ve yer küresi birbirlerine yapışık iken onları ayırdığımızı bilmezler mi?” Yâsîn sûresinde meâlen, “Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Bunların her biri bir yörüngede yürür.” buyuruldu. Cenâb-ı Hak, modern bilgilerin ancak 50-60 sene evvel meydana çıkarabildikleri dünyanın kuruluş prensibini bundan tam 1400 sene evvel insanlara bildirmiştir. Kur’an-ı kerimde, cenâb-ı Hak, Rûm sûresinin 1. ve 4. âyetlerinde meâlen, “Gökleri ve yerleri yaratması, renklerinizin ve dillerinizin ayrı olması, O’nun varlığının delillerindendir. Doğrusu burada bilenler (İlim adamları) için dersler vardır.” buyuruyor. Bu sözler bugün genetik ile uğraşan ilim adamlarına bir işârettir. Demek oluyor ki, (dil ve renk farklarında) henüz bizim bugün daha bulamadığımız bazı incelikler vardır. Zamanla meydana çıkmaktadır. Bu kadar, ilmi manalar ifade eden bir eseri her önüne gelen okuyup anlayabilir mi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT