BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kilidi Sezer açacak

Kilidi Sezer açacak

Piyasalar geçen hafta boyunca Başbakan Ecevit’in ABD gezisi ile yattı-kalktı. Kalabalık heyetteki bakanlar, bürokratlar ve işadamları Washington ve New York’ta toplantı üstüne toplantı yaptılar. Bu gezinin ne kadar başarılı olduğu hakkında karar vermek için henüz çok erken.



Piyasalar geçen hafta boyunca Başbakan Ecevit’in ABD gezisi ile yattı-kalktı. Kalabalık heyetteki bakanlar, bürokratlar ve işadamları Washington ve New York’ta toplantı üstüne toplantı yaptılar. Bu gezinin ne kadar başarılı olduğu hakkında karar vermek için henüz çok erken. Alınan kararlarla ilgili somut bir açıklama yapılmadı. Zira yapılan görüşmeler basına kapalı gerçekleşti. Özellikle Başkan Bush ile Başbakan Ecevit’in yaptıkları sıcak buluşmada neler konuşulduğu kamuoyuna duyurulmadı. Ancak ticari açıdan atılan adımlar yok değil. Bunlardan birincisi Türk-Amerikan Ekonomik Ortaklık Komisyonunun kurulması kararı. Komisyon iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek için ilk toplantısını 26-27 Şubat’ta Ankara’da yapacak. Gündemin birinci maddesini ise tekstil kotalarının tamamen kaldırılması ve askeri borçlarımızın silinmesi oluşturacak. Borsanın tadı yok Eğer ABD ziyareti olumlu olarak değerlendiriliyorsa borsa neden düşüşe geçti? Bize göre bunun en belirgin sebebi, bu beklentinin daha önce satın alınmış olması. Bu hafta piyasaların gündemindeki en önemli gelişme Cumhurbaşkanı Sezer’in bankacılık yasası konusundaki tavrı olacak. Bu konuda yaşanan gerginliğin özellikle mali sektör hisselerindeki yoğun satışlara neden olduğu hatırlardan çıkarılmamalı. Eğer bu yasaya bir veto gelecek olursa işte o zaman işler iyice karışacak. Bu bakımdan bugünden itibaren biz hisse senetlerindeki satış baskısının devam edeceğini düşünüyoruz. Bileşik endeks 12.800-13.200 puan aralığında seyredecek. A tipi fonlar gözde ABD gezisinin iyimser bir hava içinde geçtiğini varsayanların başında Hazine geliyor. Ki, uzun bir aradan sonra ilk defa 2 yıllık tahvil çıkartıyor. Bono piyasası bu ihaleleri merakla bekliyor. Ancak iki yıllık tahvil ihalesinin bu şartlar altında başarılı geçmesi şüpheli. Zira Merkez Bankası, kısa vadeli faizlerin düşmesine yolaçacak kotasyon indirimine gitmiyor. Bu tavır yüzünden oranlar yüzde 70’in altına çekilemiyor. Ocak ayı enflasyon rakamları belli olmadan da bu indirimin gerçekleşmesi imkansız görünüyor. Borsanın en büyük alternatifi dövizde de gerileme devam ediyor. Yabancı satışları bu gerilemede büyük rol oynuyor. Hisse senetleri bu haftaya yasalarla ilgili endişelerle girerken, döviz cephesinde tepki alımları bekleniyor. Doların 1.350-1.400 lira arasında seyredeceğini tahmin ediyoruz. Yatırım fonları ise bütün olup bitenlerden yakasını kolay sıyırdı, iyi prim yaptı. Bunun sebebi ise borsanın getirisinden mahrum kalmamaktan çok, yaşanmakta olan risklerin en alt düzeye indirilmesi. Bu bakımdan A tipi fonlar şu ortamda en iyi yatırım aracı hüviyetinde görülüyor. Yabancılar gelecek mi? Gördüğümüz kadarıyla ABD gezisinin borsayı orta vadede etkileyecek gelişme, yabancı yatırımcıların İMKB’ye yeniden giriş yapmaları olacak. Zira bileşik endeksin yeniden 15 bin puanlı seviyeleri görmesi ve çıkışını sürdürmesi taze para kaynağı ile mümkün. Şubat ayından sonra yabancıların borsaya gelmeleri bekleniyor. Ayrıca Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin başlaması halinde borsa çok daha etkili bir yükseliş potasına girecektir. Bu arada IMF’ye yine niyet mektubu sunuldu. Yani 2002 yılında hükümetin ekonomide takip edeceği yol haritası hazırlandı. Heyet bu mektubu Şubat ayı başında onayladığı takdirde para yardımları dilimler halinde başlayacak. Yeni borçlanma plânı Mali sektöre olan borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa geçen hafta Meclisten geçerek Cumhurbaşkanının onayına sunuldu. 1 yıldan beri kredi diye inim inim inleyen sanayiciler son düzenlemeyi bir devrim olarak görüyor. Bu uygulama ne getirecek? Uzun süredir bankacılık sektörü geri dönmeyen krediler nedeniyle büyük sorunlar yaşıyor. Bu şirketlerin büyük bir bölümü kriz mağduru. İşte bu yeni kanunla, bankalar alacaklı oldukları şirketlerle masaya oturacaklar. En son yapılan değişiklikle birlikte devlet bankalara sermayelerini artırmaları yönünde bir destekte bulunmayı taahhüt etti. İşte bu karar, bankaların hareket alanını genişletti ve alacaklı oldukları şirketlerle yeniden görüşme imkanını getirdi. Sistem şöyle işleyecek: “Bankalar alacaklı oldukları şirketlerin ödemeleri konusunda yeni bir takvim üzerinde anlaşmaya varacak. Bu anlaşma için bankalar, şirketin krediyi ödeme yeteneği, ödeme isteği gibi bazı kriterler üzerinde duracak. Anlaşma sonrasında bankalar faizlerin indirilmesi, vadelerin uzatılması ya da teminatların düşürülmesi gibi bir dizi geri adım atacak. Buna karşılık bankalar şirketlerin yeni dönemdeki plân ve programlarını kontrol edecek. İsterse şirket yönetiminde yer alabilecek. Şirketler sıkı denetimden geçirilecek. Devletin bankaların sermaye yeterliliği rasyonunu tutturması için vereceği tahville birlikte bankalar Haziran 2002 tarihine kadar sermaye artırımlarını tamamlamış olacaklar. Aynı dönemde birkaç ay önce ortaya atılan aktif yönetim şirketi de devreye girecek.” İkinci yarıyılda ekonomideki canlanma ile otomotiv, beyaz ve elektronik eşya sektörleri öne çıkacak. Bu yılın sonlarında ise tekstil ve gıda sektörlerine dönük kredilerde de artış bekleniyor. Nakit para sıkıntısı Tabii bu uygulamanın başarıya ulaşması için her şeyden önce verilecek olan paranın gelmesi lazım. Para geldikten sonra önce büyük şirketler, ardından KOBİ niteliğindeki küçük şirketler ele alınacak. Borçlarını ödeyemeyecek olan şirketler ise devreden çıkarılacak. Likidite sorunu ve döviz açık pozisyonundan dolayı zarar edenlere kredi verilecek. Bu firmaların kredileri de bir kerelik devredilecek. Bu uygulamanın Haziran ayına kadar yapılması gerekiyor. Zira bu tarihte enflasyon hedeflemesine geçilecek, Merkez Bankası döviz ve bankalararası piyasalardan çekilecek. Sistemin en önemli kısmı ise denetim. Kullandırılacak kaynakların üretim sürecinde denetlenmesi lazım. Krediler uzun vadeli Hazkine kaynakları üzerinden yapılacağı için geri dönüşlerinde yaşanacak sorun para üstünde baskı meydana getirecek. Bankaların sermaye artırımı konusunda devlet destek veriyor. Artırılacak sermaye tutarı kadar kendisine tahvil verilecek. Buraya kadar işler tamam. Ancak şirketlere kredi aktarmaya gelince iş nakit paraya gelip dayanıyor. Bu likidite sorunu çözülmezse dağ fare doğuracak, büyük ümitlerle çıkarılan bu yasa kâğıt üzerinde kalacak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT