BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ver ver bitmiyor

Ver ver bitmiyor

Hastane’de dünyaya gözlerini açan bebek karşısında devleti buluyor. Onun doğumu lüks sayılıyor ve aileden yüzde 18 vergi alınıyor. Bu bebeğin içtiği süt, ıslattığı bez yine vergiye tabi. Gelir, Kurumlar, KDV, Geçici, Motorlu Taşıtlar, Emlak, Damga Vergisi, Tecil Faizi, SSK Primi, Bağ-Kur Sigorta Primi say say bitmiyor. Bunlar sadece devlete ödenenler.



İSTANBUL - Uzmanlar, vergiyi, “bir ülkenin ayakta durabilmesi için vatandaşların hizmet görenlere sağladığı maddi katkı” olarak tanımlıyor. Türkiye’de bütçenin sürekli açık verdiğinden, KİT’lerin zarar ettiklerinden dolayısıyla yeni vergilerin kaçınılmaz olduğundan bahsedilince, “Herhalde çok az vergi veriyoruz. Bütün sıkıntılar bundandır” diyerek Maliye Bakanlığı’nın Gelirler Genel Müdürlüğü’ne müracaat ettim. Müdürlüğe, “Kaç çeşit vergi veriyoruz, ne kadar gelir elde ediyoruz” şeklinde iki soru yönelttim. Ama her nedense cevap vermek istemediler. Kimbilir belki de beni muhatap görmemişlerdir diyerek sorularımda ısrar edince, “Aradığınız bilgiler ‘http: www.gelirler.gov.tr’ adresinde mevcuttur” şeklinde bir bilgi notu ile karşılaştım. Tabii site ağzına kadar teknik terimle dolu. Tekrar, “Sayın müdürlük ben sitenizden birşey anlamadım. Acaba sayı verebilir misiniz?” şeklinde müracaatımı yeniledim. Aynı not tekrar geri döndü. “Aradıklarınız orada!” Çok merak ediyorsan araştırmalısın sözünden hareketle başladım siteyi karıştırmaya. Sayfa üstüne sayfa açıldı, her birinden yeni yeni vergiler ortalığa saçıldı. Osmanlıca bir sözlük olmadan bunun içinden çıkamayacağım diye düşündüm ama azıcık işi bilenlerin yardımı olunca paçayı kurtardım. Netice mi? Veren bulunduktan sonra vergi çok. Geçici Vergi, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Emlak Vergisi, Damga Vergisi, Gecikme Zammı Uygulaması, Tecil Faizi, SSK Primi, Bağ-Kur Sigorta Primi, Belediye Vergileri, Özel İletişim Vergileri, Özel İşlem Vergileri, Hayat Standardı Vergisi, Eğlence Vergileri.... diye uzayıp gidiyor. Ama sürekli deprem olan ve eğitime bu kadar önem veren bir ülkede o çok meşhur deprem vergisi ve eğitime katkı paylarının izine rastlayamadığıma da oldukça bozuldum. Ölürken bile vergi Bu arada ulaştığım bilgilerden en enteresını ise KDV ile ilgiliydi. Markete gidip aldığımız bir domatese, bir ciklete ya da ne bileyim şöyle oturaklı bir buta vergi aldıklarını artık biliyordum. Ama hastanede dünyaya gözlerini açan bebeğin doğumunun lüks sayılmasına ve ailesinden yüzde 18’lik lüks vergi alınmasına bir türlü anlam veremedim. Bu bebeğin içtiği süte, ıslattığı beze, yediği mamaya vergi veren baba kahrından ölür diye düşündüm keşke düşünmez olaydım. Kahrından ölen babanın ölümü de lüks sayılıyor, mezarından yüzde 18 vergi alınıyor. Belediye yetkililerine bu kadarına pes doğrusu diye sitem edince, “Bizim elimizde değil. Mezar bir arazidir. Arazi lüks olduğuna göre onun KDV’si de yüzde 18’dir.” Ne diyelim öyle diyorlarsa öyledir. Ölürken bile vergiden kaçış yok. Asansör de sırada Belediye gelirlerinin azaltılmasından sonra asansörden bile vergi alınacağı tartışılırken alınan bazı vergileri görünce, insanın neden olmasın diyesi geliyor. Tıpkı aşağıdakiler gibi; Özel İşlem Vergileri; Spor Toto, Spor Loto, Sayısal Loto oyunlarından, at yarışlarında oynanan her bir bilettten, silah taşıma ve bulundurma vesikalarından, kara avcılığı ruhsat tezkerelerinden, hava yolu ile iç hat yolcu taşımacılığında her bir biletten, cep telefonu GSM aboneliğinden, tapu işlemlerinde özel işlem vergileri alınıyor. Belediye vergileri; İlan ve Reklam, Eğlence, Emlak, Bina, Arazi, Arsa, Haberleşme, Elektrik ve Havagazı Tüketimi, Yangın Sigortası, Çevre Temizlik. Belediye vergileri İlan ve Reklam Vergisi Eğlence Vergisi Emlak Vergisi Bina Vergisi Arazi Vergisi Arsa Vergisi Haberleşme Vergisi Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi Yangın Sigotası Vergisi Çevre Temizlik Vergisi Çevre Temizlik Vergi Çeşitli Vergiler Özel İşlem Vergileri Spor Toto, Spor Loto, Sayısal Loto oyunlarında, At yarışlarında oynanan her bir biletten, Silah taşıma ve bulundurma vesikalarından, Kara avcılığı ruhsat tezkerelerinden, Hava yolu ile iç hat yolcu taşımacılığında her bir bilettten,Cep telefonu için adlarına GSM aboneliği tesis edilenlerden Tapu işlemlerinde harç mükellefiyeti doğuran her bir işlemin taraflarından özel işlem vergileri alınıyor Damga Vergisi alınan kâğıtlar Kira sözleşmeleri, teklifnameler, şirket mukavelenameleri, kefalet, teminat ve rehin senetleri, tahkimnameler ve sulhnameler, fesihnameler, kararlar ve mazbatalar, ticari işlemlerde kullanılan; Kambiyo senetleri ve kambiyo senetlerine benzeyen senetler, Emtia senetleri, Konşimentolar, İpotekli borç senedi, irat senedi. Ticari belgeler: Akreditif ve kredi mektup ve telgrafları, bilançolar ve işletme hesabı hulasaları (Resmi dairelere ve bankalara ibraz edilenler), kâr ve zarar cetvelleri, işletme hesabı hulasaları (yabancı memleketlerden gelen posta müraselatının gümrüklenmesi için) Sadık vatandaş Vatandaş vergisini veriyor mu diye bir araştıralım dedik. Ve gördük ki halkımız vergilerine oldukça sadık. Bu ülkeyi yönetecek kişileri belirleyecek seçimlere bile yüzde 80 katılım olurken vergilerin yüzde 90’ı ödenmiş. Geride bıraktığımız yıl, kaçırılanlar bir yana beyan edilen vergilerin 4 katrilyon 254 trilyon liralık kısmı ödenmemiş. Kamu Hesapları Bülteni verilerine göre, 2001 yılında vergide toplam tahakkuk 44 katrilyon 22 trilyon lira olarak gerçekleşmiş. Yıl içinde 39 katrilyon 768 trilyon lira ise vergi olarak ödenmiş. Eee bu durumda vatandaş borcuna oldukça sadıkmış demekten başka birşey denemez herhalde? Bütün bu vergileri görünce Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bana neden vergi sayısı ve tutarını vermediğini daha iyi anladım. Öyle ya genelge, kanun ve emirlerler çıkarılan vergilerin sayılarını bilmemeleri ve söylememeleri gayet normaldi. Ama vatandaşın bunları atlamadan beyan edip ödemesi için “ordinaryus” olması lazımdı. Bu kadar çok ve çeşitli vergi olunca insanların samimi olsalar bile usulde yanlış yapmasından daha doğal ne olabilir. Olsun bu da vergicilerin işine geliyor size hemen bir VUK işletiyorlar. VUK ne mi? Kısaca: “Vergi Usul Kanunu” oluyor. Ödenenler faize yetmiyor Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in bazı konuşmalarında vurguladığı gibi, kamunun topladığı vergiler, iç borç faiz ödemelerini yapmaya yetmiyor. Son 10 yıllık tablo incelendiğinde harcamaların sürekli arttığı ve bu harcamalar içerisinde yatırım paylarının sürekli gerilediği dikkat çekiyor. Vergi gelirleri ve bu gelirlerin borç faizlerine ödenmesi gerçeğini ele aldığımızda da vergi gelirlerinin daha fazlasının borç faizine ödendiğini görüyoruz. 1990 yılında vergi gelirlerinin yüzde 30.8’lik kısmı vergi gelirlerine ödenirken, 1995 yılında bu oran yüzde 53. 1’e yükseldi. 1999 yılında yüzde 72.4’e kadar tırmanan borç faizleri 2000 yılında yüzde 77.1’e, 2001 yılında da yüzde 109.4’e kadar çıktı. Vergi gelirinin ne kadarı faize gidiyor? 1985: % 25.6 1990: % 30.8 1995: % 53.1 1999: % 72.4 2000: % 77.1 2001: % 109.4
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT