BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oldüren dörtlü!

Oldüren dörtlü!

Tıp dünyası, şişmanlık, diyabet, hipertansiyon ve dislipidemi (kan yağlarında bozukluk) hastalıklarına “ölümcül dörtlü” adını taktı.



Risk altındakiler Tıp dünyası, şişmanlık, diyabet, hipertansiyon ve dislipidemi (kan yağlarında bozukluk) hastalıklarına “ölümcül dörtlü” adını taktı. Erkeklerde 102, kadınlarda 88 santimetrenin üzerinde bel kalınlığı olanların şişmanlık riski altında olduğu bildirildi. Bize, kötü haber Almanya’da yapılan bir araştırma ise, Türkler hakkında olumsuz sonuçlar ortaya koydu. Türk insanının genetik yapısının, obezite (şişmanlık) ve beraberinde getirdiği “ölümcül dörtlü” hastalıklarına daha uygun yapıda olduğu ifade edildi. ANTALYA - Tıp doktorları, “Yüzyılın hastalıkları” ve “Sendrom X” olarak da adlandırılan obezite, diyabet, hipertansiyon, dislipidemi (kan yağlarında bozukluk) hastalıklarını “ölümcül dörtlü” olarak nitelendiriyor. Antalya’da düzenlenen “3. Metabolik Sendrom X Sempozyumu”na katılan, Glasgow Üniversitesi İnsan Beslenmesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Michael Lean, erkeklerde 102, kadınlarda ise 88 santimetrenin üzerinde bel kalınlığına sahip olanların risk altında olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Lean, “3-5 kilo fazlayı ilaç kullanarak da vermek mümkün. Ancak bu risk getirir” dedi. Modern tıbbın fazla kiloları ölçme ve tedavi yöntemini belirlemede, (Vücut Kitle Endeksi) yöntemini kullandığına değinen Prof. Dr. Lean, ağırlığın boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilen bu endeksin sonucu, 30’un üstünde olan veya 27’nin üzerinde olup yan rahatsızlıkları olanlar obeziteye giriyor” diye konuştu. Prof. Dr. Lean, bel kalınlığında erkeklerin 96, kadınların ise 86 santimetrenin altında olması durumunda kilo vermeye gerek olmadığını söyledi. İnme tehlikesi Prof. Dr. Michael Lean, obezite hastalığında ölümün, daha çok infarktüs ve inme ile gerçekleştiğini kaydetti. Prof. Dr. Lean, “Metabolik sendromla birlikte, şeker hastalığı ve kolestrol ortaya çıkıyor. Ölüm ise daha çok, infarktüs (kalp yetmezliği) ve inme ile gerçekleşiyor” dedi. Lean, obeziteye bağlı sorunları düzeltmek için en tutarlı kilo kaybının, vücut ağırlığının yüzde 5-10’u arasında verilmesi gerektiğini belirtti. Türkler riskte Antalya’daki “3. Metabolik Sendrom X Sempozyumu”na katılan Almanya’nın Giessen Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden İç Hastalıkları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Reinhard G. Bretzel, obezite ile kalp rahatsızlıkları arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığını söyledi. Bu tür hastalarda “glikoz toleransı”nın bozulduğunu belirten Prof. Dr. Bretzel, “Obezitelerde dinlenme sırasında bile kalp ritmi çok yüksek. Bu da risk demek” diye konuştu. Almanya’da Türkler ve Almanlar arasında 1999 yılında yaptığı araştırmadan da söz eden Prof. Dr. Bretzel, “Araştırmaya göre, Türklerin damar yaşı Almanlar’ınkinden 15 yaş daha ilerde. Günde ortalama 9 sigara tüketen Almanlara oranla, günde 29 sigara içen Türkler daha fazla risk taşıyor. Türklerin genetik yapısı, obezite ve beraberinde getirdiği ‘ölümcül dörtlü’ hastalıklarına daha uygun yapıda” uyarısanda bulundu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT