BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kapanmayan yara

Kapanmayan yara

Ziyaret sebeplerini anlattı Canip bey. Banu’yu oğulları Raşit’e istemeye gelmişlerdi. Söz buraya geldiğinde Banu salondan çıkmıştı. Kapı ardından konuşmaları dinliyor, aralıktan Raşit’i gözlüyordu. Canip bey ve Rezzan hanım konuya girince heyecanlanmıştı Banu.



Rezzan hanım Sevgi hanımın yanaklarından öptü. -Hoşbulduk Sevgi hanım. -Ne iyi ettiniz de geldiniz. Buyurun yukarıya çıkalım. Havuzun yanından geçip, eve girdiler. Üst kata çıkıp salona geçtiler. Salonda koltuklara oturduklarında Rezzan hanımın gözü Banu’nun üzerindeydi. -Maşallah kızınız çok güzelmiş Sevgi hanım. Allah sahibine bağışlasın. -Teşekkür ederim Rezzan hanım. Rezzan hanım ailenin reisi gibi konuşurken, kocası ve oğlu seslerini çıkarmıyordu. Raşit etrafına bakınıyor, Banu ile gözgöze gelmekten çekiniyordu. Yirmi iki yaşında, çakır gözlü, yakışıklı bir gençti Raşit. Çok efendi ve ciddî bir görünümü vardı. Sanki bu durumdan hoşnut değilmiş gibiydi hâli. Sevgi hanım ve Banu, onun yüz güzelliğine ve ciddiyetine hayran kalmıştı. Annesine ve babasına pek benzemiyordu, farklı bir yapısı vardı. Rezzan hanım çok konuşan, süslü, gösterişli bir kadındı. Rahattı hareketleri. Alıcı gözlerle evi, evdeki değerli eşyaları inceliyordu. Kocası Canip bey sakin ve sessiz oturuyor, kadınların konuşmalarına karışmıyordu. Sessiz ve sakin olmasına rağmen o da serbest tavırlı, babacan görünüşlü birisiydi. Bir müddet daha hâl hatır sorarak, havadan sudan konuştuktan sonra, Canip bey söze girdi. Coşkun beyi sordu. “Bugün bir toplantısı vardı,” dedi Sevgi hanım. “Önemli bir konu olduğu için maalesef iptal edemedi.” Sonra ziyaret sebeplerini anlattı Canip bey. Banu’yu oğulları Raşit’e istemeye gelmişlerdi. Söz buraya geldiğinde Banu salondan çıkmıştı. Kapı ardından konuşmaları dinliyor, aralıktan Raşit’i gözlüyordu. Canip bey ve Rezzan hanım konuya girince heyecanlanmış, yüzü kızarmıştı Banu’nun. Mutfaktan hizmetçi elinde tepsiyle çıktığında, Banu tepsiyi elinden aldı. İçecekler vardı tepside. Banu salona girerek içecekleri dağıtmaya başladı. Canip beye ve Rezzan hanıma verdikten sonra, Raşit’in önüne geldi. Raşit’le göz göze geldiğinde, Banu bakışlarını kaçırarak: -Buyurun, dedi. Raşit başını yere eğerek aldı ikramı. -Teşekkür ederim. -Afiyet olsun, dedi Banu. İkisinin de sesleri titriyordu. Banu, Raşit’e içiceği verdikten sonra boş tepsiyle geriye döndü. Kapının arkasından salonu dinlemeye devam etti. Sevgi hanım tekrar konuya girdiklerinde bu meseleyi kocası ve kızıyla konuşması gerektiğini, şimdi ne söylese yalan olacağını söyledi. -Hayırlısı ne ise o olur inşallah, kısmetse, nasipse kimse önüne geçemez. Biz hele bir kendi aramızda görüşelim, ona göre cevap veririz size. -Tabiî, tabiî!.. dedi Rezzan hanım. Elbette bu işler hemen olmaz, zaman gerektirir. Ama biz Banu’yu kaptırmamak niyetindeyiz. -Hayırlısı ne ise o olsun, dedi Canip Bey. Bu işler nasip meselesi. Misafirler ayağa kalkmıştı. -Otursaydınız, dedi Sevgi hanım. Birlikte yemek yerdik. -Hiç zahmet etmeyin Sevgi hanım. Nasıl olsa size tekrar geleceğiz. Şimdilik bize müsaade edin. -Kalsaydınız sevinirdik. -Haftaya Perşembe günü gelmemiz sizin için uygun mu? -Tabiî, her zaman gelebilirsiniz. İnşallah size o gün bir cevap vermeye çalışırız. Banu içeriye girdi. -Niçin kalktınız?.. dedi. Biraz daha kalsaydınız. -Haftaya tekrar geleceğiz kızım, dedi Rezzan hanım. O zaman bol bol konuşuruz. -İnşallah. Her zaman bekleriz. Hep birlikte salondan aşağıya inip bahçeye çıktılar. Şermin bahçede havuzun kenarında oturuyordu. Nedense misafirlerin yanına sokulmamıştı Şermin. Sevgi hanım kızına seslendi. -Şermin, buraya gelsene kızım. Şermin isteksiz adımlarla yaklaştı. -Kızım bak misafirlerimiz gidiyorlar. Onlara güle güle demiyecek misin?.. Çocuk misafirlerin yüzüne baktı. Raşit’e düşman gibi göz süzdü. -Güle güle, tekrar bekleriz, dedi. Rezzan hanım yanaklarından okşadı Şermin’in. -Bu kız bizi pek sevmedi galiba?.. dedi. Ablasını çok seviyor anlaşılan. Hep birlikte güldüler bu sözlere... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT