BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Futbol kâbusu

Futbol kâbusu

Stadlara kameraları Avrupalılar soktu! Kameranın stada girişiyle biçim değiştiren futbol, reyting ve daha fazla kâr uğruna “Holiganizm” kâbusuyla tanıştı! Başlangıçta, damak zevkine hitap eden futbol, içine bomba yerleştirilmiş elmaya dönüverdi. Dünya futbol pastasına sos ararken, S.O.S vermeye başladı. Ne seyircinin can güvenliği kaldı ne de futbolun keyfi. İngiltere’deki ilk kıvılcımlar, bir ateş topu olup, 1980’li yıllardan sonra salgın bir hastalık gibi bütün dünyanın kâbusu haline geldi!



hcicek@tg.com.tr Holiganizm... Kâbus ki ne kâbus!  Stadlara kameraları Avrupalılar soktu! Kameranın stada girişiyle biçim değiştiren futbol, reyting ve daha fazla kâr uğruna “Holiganizm” kâbusuyla tanıştı! Başlangıçta, damak zevkine hitap eden futbol, içine bomba yerleştirilmiş elmaya dönüverdi. Dünya futbol pastasına sos ararken, S.O.S vermeye başladı. Ne seyircinin can güvenliği kaldı ne de futbolun keyfi. İngiltere’deki ilk kıvılcımlar, bir ateş topu olup, 1980’li yıllardan sonra salgın bir hastalık gibi bütün dünyanın kâbusu haline geldi!  Şimdi bu holiganizm belasının defi için dünya Fair Play olgusunu geliştirdi. Ama, problem çözüleceğine daha da büyüyor. Kamerayı görenler, çılgınlaşıyor. Cenaze ilânıyla dolu yazılar... Alaylı animasyonlar... Yöneticilerinin tahrik edici söylemleri... Küfürlü tezahüratlar... Korkunç canavarın azıkları! Tribünlerdeki saflar keskinleşiyor. Anne ve babaların canı yanıyor. Fiske vurulmaya kıyılamayan yavrular, döner bıçaklı maçlardan yara - bere içinde dönüyor. Tarihinde, dünyanın gıpta edeceği dostluklar bulunan F.Bahçe ve G.Saray gibi kulüplerimiz bile birbirlerine hiç de dostça olmayan hisler besliyor. ..Ve, utanç verici önlem! “Üç büyüklerin maçlarına misafir takım taraftarını göndermesin!”  Gayri insani bu uygulama, bir dönemin “Şu okullar olmasaydı, Maarifi ne güzel idare ederdim” diyen Hasan Ali Yücel’in tarzını çağrıştırsa da, bir çok ananın yüreğine su serpti, ama? Gelin, bir de filmin öteki yüzüne bakın. Seyircisiz maç ne kadar ilgi çeker? Rakip taraftarın bulunmadığı bir stad nasıl renkli olur? ..Ve, heyecan vermeyen bir maça; kim, hangi televizyon para öder?  Üç lokmanın bir ekmek olduğu ve ekmeğin de zor kazanıldığı bir Türkiye’de, insanların tek lüksü futbol ise... O insanları, ekmeklerinden kıstıkları parayla satın almaya çalıştıkları lüksten mahkûm bırakmak olur mu, hayır! Yasak, çözüm olmamalı!.. Çözüm, eğitimde aranmalı. Dünya bizi bizden iyi biliyor. Bu ülke insanının iyi niyetine ve hoşgörüsüne saygı duyuyor. Bu yüzden, FIFA’nın Fair Play Komitesi’nin başında bir Türk, hepinizin tanıdığı Şenes Erzik var. Yine, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Fair Play Kurulu’ndaki en seçkin üye de bir Türk. Onu da tanıyorsunuz, Erdoğan Arıpınar. Ama, stada rakip takım seyircisini almayan ülke de Türkler’in ülkesi Türkiye! Bu ayıp kimin? İstanbul Valisi sayın Erol Çakır’ın mı, İstanbul Emniyeti’nin mi? Hayır, bu ayıp hepimizin.  Top artık Türkiye Futbol Federasyonu’nda. Kulüpler Birliği, spor medyası ve ülkedeki tüm antrenör, hakem, futbolcu ve taraftar derneklerinde. Haydi iş başına... Olimpiyatevi’nde 20-21 Aralık’a “Sporda Şiddet ve Fanatizm Semineri” var. Bakalım, bu önemli semineri kaç kişi takip edecek, göreceğiz!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT