BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni sene krizsiz olsun!..

Yeni sene krizsiz olsun!..

Bilgisayarlarların beynini karıştıran bol sıfırlı 2000 yılının üzerinden ikinci sene de geçti!.. 2001’e krizle gireceğimiz, daha 2000’in Kasım ayında belli olmuştu ama, geliyorum diyen krizin üzerine adeta şal örtülerek Şubat ayına ertelenmişti. Dolayısıyla, 2000’deki birinci taksidi karşılanmayan krizin ikinci kısmı çok daha öldürücü ve bitirici oldu.



Bilgisayarlarların beynini karıştıran bol sıfırlı 2000 yılının üzerinden ikinci sene de geçti!.. 2001’e krizle gireceğimiz, daha 2000’in Kasım ayında belli olmuştu ama, geliyorum diyen krizin üzerine adeta şal örtülerek Şubat ayına ertelenmişti. Dolayısıyla, 2000’deki birinci taksidi karşılanmayan krizin ikinci kısmı çok daha öldürücü ve bitirici oldu. 205 milyar dolar olan milli gelirin bir çeyreğini koparıp götürerek, 148 milyar dolara indirdi. Yüzde 9.5 nisbetinde küçülen ekonomi, geride en az bir milyon işsiz bıraktı! Krizin ülkeye verdiği maddi ve manevi hasarın tam olarak burada ifadesi mümkün değil. Kepenk indiren onbinlerce esnafın her birinin ayrı bir acıklı hikayesi var. Bunu geçelim. Onu geçelim derken 2000’i de geçirmiş olduk. Çünkü krizin bize kazandırdığı Kemal Derviş ile IMF monoloğunu izlerken, anayasa kitapçığının fırlatılmasıyla fabrikasyon üretimine geçen krizlere rağmen, bir baktık ki, 2001 de geride kalmış. 2002’ye ümitlerle başlamak istedik. Ama krizin derin izi, peşimizi bırakmadı. Ecevit’in “Esenliğe çıkmaya az kaldı...” vaatleri ile sıcak yaz günlerinde, Avrupa Birliği serabını görerek, (Bizi hemen almazlarsa bile belki tarih verirler, günün birinde bu zenginler kulübüne girer biz de zengin olabiliriz) dedik. Ama olmadı, istediğimiz tarih verilmedi ülke de esenliğe çıkamadı. Tabii Ecevit ve ortakları da sandıktan!.. 3 Kasım’da sandıktan yeni bir iktidar çıktı, hem de ortaksız, tek başına ve büyük ekseriyetle. Lakin o da AB rüzgarı sebebiyle, başarısının tadını doyasıya çıkaramadı. Kopenhag’a kadar kırk kapı dolaşmak zorunda kaldı. Ne yazık ki, istediğini de tam olarak elde edemedi. O da yetmemiş gibi Irak meselesini kucağında buldu. Kıbrıs da yanında cabası. Yani, bu hay huy içinde 2002’nin de nasıl geçtiğini kimse anlayamadı. Hani derler ya, günler ve aylar su gibi akıp gitti!.. Bugün 2003’ün başı. Temennimiz o ki, bu yıl krizsiz geçsin. Harp-darp olmasın. Olursa da bizden ırak olsun. (Nasıl olacaksa!) Tabii bunun olabilmesi için, her şeyden evvel bizim akıllı hareket etmemiz lazım. Kendi kendimize zarar verecek işlerden kaçınmamız lazım. Bindiğimiz dalı kesmememiz lazım! Mesela her gün yeni senaryolarla ortalığı telaşeye vermememiz lazım. Yani, Türkiye Gazetesi’nin dünkü manşetinde yazıldığı gibi sakin olmamız lazım... Siyasetçiler, idareciler, işverenler ve işçiler ve tabii medya... Herkes, maalesef, kolay geçmeyeceği şimdiden belli olan yeni yılda büyük bir imtihanla karşı karşıya. Bakalım, yazılı ve görsel medya, 2003’te nasıl bir imtihan verecek. Aklı ve sağduyuyu mu, yoksa yine reyting ve tiraj uğruna asparagas ve sansasyonu mu ön planda tutacak? Temennimiz herkesin geçen yıllardan iyi bir ders çıkarmış olması... Evet, yeni yıl ülkemize, milletimize ve bütün insanlığa hayırlar getirsin. Krizlerden uzak olsun!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT