BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Korkuya battık!

Korkuya battık!

Kuş tüyünden de insan korkar mı, demeyin... Kukladan, palyaçodan, kitaptan, politikacılardan, gülmekten, yer fıstığı ezmesi yemekten, yıkanmaktan, hatta kellerden korkan insanlar bile var...



>Ölüm korkusu! Normalde korkulmayacak bir durum ya da nesne karşısında ortaya çıkan korku olarak tanımlanan fobiler, günümüzde birçok insanın hayatını güçleştiriyor. Fobiler arasında “Bunlardan da korkulur mu?” diyecek türden olanlar da bulunuyor. Dünyada en yaygın görülen fobi türünün “sosyal fobi” olduğunu belirten SSK Erzurum Bölge Hastanesi Asabiye Servisi Şefi Dr. Mehmet Yavuz, fobilerin pek çoğunun sebebinin ölüm korkusu olduğunu söyledi. Sosyal fobinin Türk toplumunda da yaygın olarak görüldüğünü ve tedavi edilmesi gerektiğini anlatan Yavuz, toplumla entegrasyon kuramayan ve kendini toplumdan soyutlayan kişilerin, sahip oldukları bu korkunun karakteristik bir özellik olarak algılandığını ifade etti. >Hastalık hastaları... Özelikle bayanlarda baskın olan bu korkunun tedavi edilmesi gerektiğini kaydeden Yavuz, “Sosyal fobi bayanlarda daha fazla görülse bile tedavi için gelenlerin çoğunluğunu erkekler oluşturuyor” dedi. Çok marjinal kalan fobi türlerinin bulunduğunu ifade eden Dr. Yavuz, temelinde ölüm korkusu yatan korkuların, insanları hastalık hastası yaptığına dikkati çekerek, şunları söyledi: “Günümüzde hastalık hastası olanların sayısı giderek artıyor. Bu kişiler en ufak rahatsızlıklarında hastanelere koşuyorlar, tahlil yaptırmak için sıraya giriyorlar. Bu tür fobik rahatsızlıkları olanlar hastane kapılarını aşındırıyorlar. Bu tür hastalarla her gün karşılaşıyoruz.” İşte ilginç fobiler Ablütofobi (Yıkanmadan korkma), Amnezifobi (Hafızasını kaybetmekten korkma), Arakibutirofobi (Yer fıstığı ezmesini yerken damağa yapışmasından korkma), Batrakofobi (Kurbağa, semender gibi amfibyen hayvanlardan korkma), Bibliofobi (Kitap korkusu), Eisoptrofobi (Aynalardan korkma), Filemafobi (Öpmekten korkma), Filofobi (Sevmekten, aşık olmaktan korkma), Geliofobi (Gülme korkusu), Haptofobi (Dokunulmaktan korkma), Koulrofobi (Palyaçodan korkma), Ksantofobi (Sarı renkten korkma), Lökofobi (Beyaz giymekten korkma), Peladofobi (Kel insanlardan veya kel olmaktan korkma), Pogonofobi (Sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma), Pteronofobi (Kuş tüyünden korkma), Politikofobi (Politikacılardan korkma), Pupafobi (Kuklalardan korkma), Triskaidekafobi (13 sayısından korkma), Venüstrafobi (Güzel kadınlardan korkma). Kendinizi renklerle tedavi edin Renklerin sadece insanın psikolojisini değil, fizyolojisini de etkilediğini belirten uzmanlar; sinirsel bozukluklara, uykusuzluğa, sıkıntı çekenlere, sakinleşmek ve neşelenmek isteyenlere göre renklerin bulunduğunu belirttiler. Buna göre renklerin etkileri şöyle sıralandı: ¥ Kırmızı: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik eder. Fizyolojik olarak kan basıncını artırır ve adrenalin salgılar. ¥ Turuncu: Psikolojik olarak neşeyi teşvik eder. Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve metabolizmaya destek olur. ¥ Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri vardır. Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi gelir. ¥ Yeşil: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahiptir. Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sıkıntılarını hafifletir. ¥ Turkuvaz: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmaktadır. Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği vardır. ¥ Mavi: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştirici etki gösterir. Fiziksel olarak kan basıncını düşürür, boğaz sıkıntılarını çözer. ¥ Mor: İç bilinci teşvik eder. Fizyolojik olarak uykusuzluğa iyi gelir. ¥ Magenta: Sevgi ve şefkat dolu bir renktir. Fiziksel olarak migren ve baş ağrılarını hafifletici etkisi bulunmaktadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT