BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Arafat mahşer gibi

Arafat mahşer gibi

Coşku dorukta Kalplerİ ilahi aşkla yanıp tutuşan milyonlarca hacı adayının heyecanı had safhaya ulaştı. Bembeyaz ihramlarıyla Arafat meydanına akın eden hacı adayları, bugün haccın en önemli farzlarından olan “Vakfe”yi gerçekleştirecekler. Müzdelife’ye hareket ÇadIrlarInda gününü ibadet ve dua ederek geçirecek olan hacı adayları, vakfenin bitiminden sonra, günün kararmasıyla birlikte Müzdelife’ye hareket edecek. Sabaha karşı Mina’ya varacak olan milyonlarca mümin, burada şeytan taşlayacaklar.



EKKE-İ MÜKERREME- Beş gün kaldı, üç gün kaldı, öbürgün, yarın derken beklenen vakit geldi. Arefe bir gece evvelinden heyecanını hissettirdi. Zaten Hadis-i şerifte buyurulduğu gibi “Hac Arafat demek”ti. Türk hacı adayları dün akşam vakti hazırlanıp otellerinin önüne çıktılar. Sırası gelen kafileler konvoy olup Arafat’a aktılar. Hacı adayları kafile reislerinin önderliğinde telbiye getirdiler, yeri göğü Lebbeyk sadalarıyla çınlattılar. Arafat Arasatı hatırlattı Dün gece Arafat’a giden yollarda yüzbinler vardı. Müminler fevc fevc koşup, mahşer meydanını andıran ovayı doldurdular. Hacılarımız kafilelerine ayrılan alanlarda konakladılar. Buralarda çatılmış çadırlar ve yayılmış kilimler buldular. Bir tarafta dizi dizi helalar, bir tarafta sıra sıra musluklar... Sağlık ocağı, ambulanslar ve kendileri için hazırlanmış doyurucu kumanyalar... Şanslı vatandaşlarımız ilk defa bir çöl gecesi ile tanışmanın, gölgesi mor dağları, mücevheri kıskandıran yıldızları ve kızıl haleli hilali seyretmenin tadına vardılar. Hacı adaylarımız bu feyz yüklü geceyi dolu dolu yaşadılar, zamanlarını zikr ile ziynetlendirdiler, kâh namaz kıldılar, kâh Kur’an-ı kerim okudular... Bilindiği üzere Arefe günü Arafat ovasında vakfeye durmak haccın farzlarından biridir. Burada öğlenle ikindi cem edilir. Namazı elbette Mescid-i Nemira’da kılmak, vakfeye ise Cebel-i Rahme’de durmak efdaldir. Ama görünen o ki iki milyonu aşan insandan pek azı o noktalara ulaşabilir. Müzdelife ve Mina’ya Hacılarımız bu gün vakfeye duracak, akşama doğru Arafat meydanından ayrılmaya başlayacaklar. Güneşin batması ile otobüsler kapılara dayanacak, tahsisli (özel) yollardan Müzdelife’ye varacaklar. Akşam ile yatsıyı orada cem edecek, sonra Müzdelife vakfesine durup, 70 adet (nohut büyüklüğünde) taş toplayacaklar. Minaya ancak sabaha karşı ulaşacak ve şeytan taşlayacaklar. “Taş-baş-tıraş” sırasına göre taşını atan, kurbanını kesen (ya da kestiren) ve tıraş olan ihramdan çıkacak. Ziyaret tavafını da yapan “hacı” olacak. Hacılara ‘Çadır’ şoku Hac görevini yerine getirmek üzere Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) aracılığıyla kutsal topraklara gelen 45 bin hacı adayından sadece 5 binine Mina’da çadır verilmesiyle yaşanan organizasyon skandalına bir türlü çözüm bulunamadı. TÜRSAB yetkilisi Mustafa Canerli, TÜRSAB aracılığıyla giden hacı adaylarına her yıl 45 bin kişilik çadır verildiğini belirterek, “Ancak bu yıl 45 bin yerine sadece 5 bin kişilik çadır verildi. Daha önce Suudi Arabistan’a girmeden Türk hacı adaylarına verilecek çadırların paraları ödenmişti. Suudi yetkililer, ‘unuttuklarını’ söylediler.” şeklinde konuştu. Çadır skandalı üzerine Suudi makamlarına verilen yazılı notanın ardından devreye giren Başbakan Abdullah Gül, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz’ı telefonla arayarak konuya çözüm bulmasını istedi. Ancak buna rağmen henüz önemli bir gelişme kaydedilemedi. Bu arada, Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla kutsal topraklara gelen hacı adaylarının Mina’daki konaklamasında herhangi bir problem yaşanmadığı belirtildi. Mükerrem belde Bildiğiniz üzere Âdem Aleyhisselam ve Havva validemiz cennettedirler. Ancak kendilerine yasak olan meyvelerden yedikleri için yeryüzüne (Hazret-i Âdem Serendib adasına Havva validemiz Cidde’ye) indirilir. İkisi de yollara düşer. Hazret-i Âdem çok yalvarır, çok sıkıntı çeker. Hatta bir hadis-i şerifte “Âdem âleyhisselâmın gözünün yaşı zürriyetinin gözlerinin yaşı ile tartılsa evlâtlarınınkilerden ağır gelirdi.” buyurulur. Mübârek tam üçyüz yıl yalvarır ve utancından başını kaldıramaz. Nitekim bir Aşure günü Cebel-i Rahme (vakfeye durmanın efdal olduğu dağ) üstüne çıkar, boynunu büker. Bu kez diğerlerinden farklı olarak “Ya Rabbi!” der, “Oğlum Muhammed hürmeti için bu babaya merhamet eyle” Ve duası kâbul olur. Havva validemiz ile Arafat ovasında buluşurlar. İkisi de çok ferahlar. Meleklerin rehberliğinde ilerler Müzdelife ve Mina üzerinden Mekke’nin kurulduğu vadiye gelirler. Tam Beyt-i Mamur’un altına gelince durdurulurlar. Melekler muazzam çukur kazar, 30 güçlü yiğidin kaldıramayacağı taşlarla bir temel yaparlar. Allahü teâlâ bu temelin üzerine cennet mücevherlerinden yapılma bir beyt indirir ki biri şarka biri garpa bakan iki kapısı vardır. Beytullahın içinde nurdan kandiller yanar. Bu kandillerin çanakları cennet altınıdır ve etrafında yıldız gibi parlayan ak yakutlar vardır. İşte Hacerü’l esved bu yakutlardan biridir. Hasılı yaşlı dünyamızın ilk binası “Kabe-i muazzama”dır. Allahü teâl⠓Ey Âdem! Sen sağ oldukça Beytullah’ı tamir et. Senden sonra gelen peygamberler de onu tamir edecekler. Son peygambere kadar bu böyle sürüp gidecek” buyurur. Ve öyle de olur. Âdem âleyhisselâm ilk tavafını yaptıktan sonra melekler “Haccın mübârek olsun” derler, “Biliyor musun, biz ikibin yıldır bu beyti tavaf ediyoruz.” Âdem âleyhisselâm yine Serendib’e döner, ancak tam 40 kez yürüyerek Mekke’ye gelir ve hacceder. Defalarca yapılan Kâbe Aradan uzun yıllar geçer. İnsanlar çok bozulurlar. Mucizelere bile güler, Allah’a şirk koşarlar. Hacerü’l esved taş olmasına taştır, ama mahcubiyetinden kararır. Hele Nuh Aleyhisselam devrinde müşriklerin muhalefetleri haddi aşar. Taştan topraktan putlar yapar, çırılçıplak tapınırlar. Kadınlar zinetlere bürünür ve salınarak yürürler. Zina alır başını gider. Zalim ve merhametsiz, mağrur ve kibirlidirler. O yüce Nebi’yi dinlemek şöyle dursun, alay ederler. İnananları döverler, söverler, zulmederler. Nitekim gazab-ı ilahiye duçar olurlar. Yeryüzü müthiş bir tufan yaşar. Kâbe-i muazzama göklere kaldırılır. İşte o günden tek yadigar kalır: Hacerü’l esved! Ama Kabe-i şerif’in temelleri kaybolmaz. Sonra gelen peygamberler daima izini bulur, Beytullah’ı yeniden yaparlar. İşte, Kabe’nin unutulduğu yıllardan birinde İbrahim Aleyhisselam Hacer Validemizi ve oğlu İsmail’i alır, söz konusu vadiye getirir. “Sizi burada bırakmakla emrolundum” der ve döner. Hacer Hatun misli zor görülen bir tevekkülle emre boyun eğer, “Olsun” der, “Rabbim bize yeter!” Evet yanlarında bir kırba su ve üç-beş hurmaları vardır, ama bunun dayanacağı süre bellidir. Üstelik şirin İsmail henüz bebektir. Hacer validemiz hayata dair bir emare bulabilmek ümidi ile önce Safa tepesine çıkar. Ufukları tarar. Ancak ardarda dizili katran renkli tepelerden başka bir şey göremez. Bırakın gölgesine sığınacak bir ağaç, kuru ot bile yoktur. Sonra karşı tepeye gider. Merve’nin zirvelerinde ıslık ıslık uğuldayan rüzgarı dinler. Ne bir kervan izi bulur, ne ıslak bir çukur. Kayaları buharlandıran sarı sıcak zor günlerin habercisi gibidir. Ama ümidini yitirmez. Onu oraya yollayan, onu ondan iyi bilir. Öyle ya yerleri ve gökleri yaratan herşeyden haberli ve herşeye kaadirdir. İçini inceden bir sevinç bürür, yüreğinde neşe büyür. O (Celle celalüh) elbette Rezzak, mutlaka Kerim’dir. Çölde kaybolan çocuk Ancak Hacer validemiz dönüşünde oğlunu bulamaz. Halbuki bıraktığı yeri iyi biliyordur. Büyük bir telâşla tekrar Sâfa tepesine koşar ve aynı hızla Merve’ye döner. Nefes nefese varılan menziller ve yürek çatlatan yedi zor koşu. (İşte Sâfa ile Merve tepeleri arasında “say” yapan müminler o günü hatırlarlar.) Hacer validemiz yedinci seferinde Merve tarafından tatlı bir ses işitir. Karşısında ay simalı biri belirir, müthiş azametini ılık tebessümü ile perdeleyen esrarengiz misafir, Cebrail Aleyhisselâm’ın ta kendisidir. Hacer Validemiz henüz hadisenin şaşkınlığını yaşarken oğlunu farkeder. Şirin bebeğin ayakları dibinde berrak bir suyun kaynadığını görür ve biriktirmek ister. Bir yandan suyu perdelemeye çalışır, bir yandan kabını toprağa yapıştırır. Tarifsiz bir telâşla “Zem” (dur) der, Hatta haykırır “Zem!.. Zem!” Cebrail âleyhisselâm tebessüm eder. “Bırak aksın!” der, “Bu su daima akar ve asla tükenmez” Aradan geçen binlerle yıl onu haklı çıkarır. Zemzem sadece susuzları kandırmaz, açları da doyurur, dertlere derman olur. Bu su bir süre sonra göçebe kavimlerin dikkatini çeker. Nitekim Cürhümiler, Hacer validemizden izin alır, Kubeys dağı eteklerine yerleşirler. Ve keremli vadi şehir olur, adına Mekke denir. Arkadaşlarımız hayat kurtardı Türk gazeteciler, Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’e ilk vahiyin geldiği Cebeli Nur Dağı’nın zirvesindeki Hira Mağarası’na ziyarette bulundular. Ancak, bu zor ve çileli tırmanış sırasında Akşam gazetesi hac muhabiri Lamia Ayhan kavurucu güneş, dik ve elverişsiz yola dayanamayarak fenalık geçirdi. Şeker ve tansiyonun düştüğü belirtilen gazeteciyi dağın zirvesinden TGRT Kameramanı İnan Arvas ile Türkiye Gazetesi Yazarı Hasan Sarıçiçek, sırtında tırmanış noktasına indirip, tırmanışa gelen diğer kafileler içinden kalp doktoru ve genel cerrah bularak dağın zirvesinde ilk müdahaleyi yaptırttı... Daha sonra doktorlar eşliğinde İhlas mensupları, Akşam gazetesi mensubunu sırtlarında aşağıya indirip, hastaneye kaldırarak, sağlığına kavuşmasını sağladı.Akşam gazetesi Muhabiri bu durumu şu şekilde anlattı...” Tırmanış sırasında aniden gözlerim kararıp enseme bir ağırlık çöktü... O an kör olduğumu zannettim... Gözlerimi açtığımda ise ilk gördüğüm şey, müslümanların büyük bir huşu içinde tavaf yaptıkları Beytullah’tı... Ben de o milyonlarca insan gibi kelime-i tevhidi terennüm ettim” dedi ve İhlas mensuplarına yardımları için teşekkür etti. Bayram aynı günde Türkiye’de ve kutsal topraklarda Kurban Bayramı bu yıl aynı gün kutlanıyor. Yarın bütün İslam Alemi’nde kurban bayramının birinci günü kurbanlar kesilecek. Hacıların kurbanları Mina’daki İslam Kalkınma Bankası’nın Mezbahası’nda kesilecek. Her bir hacı adayından kurban için 350 riyal alındı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93863
    % 1.27
  • 6.5863
    % -5.89
  • 7.5087
    % -5.84
  • 8.274
    % -5.66
  • 253.251
    % -3.95
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT