BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vizyon sağlam temel ister!

Vizyon sağlam temel ister!

“Bu yeni dünya düzeni değil, yeni dünya düzensizliğidir. Amerika dayatmacı bir politika izliyor. Bunun karşısında Türkiye olarak sadece jeopolitik ve askeri stratejiler değil jeo-ekonomik ve jeo-kültürel stratejilere dayalı yeni işbirlikleri düşünmeliyiz. Bunun gerçekleşmesi için, istikrarlı bir iç siyaset gereklidir. Bunun için gerekli olan sosyo-ekonomik ve politik reformları bir an önce gerçekleştirmeliyiz...”



“Bu yeni dünya düzeni değil, yeni dünya düzensizliğidir. Amerika dayatmacı bir politika izliyor. Bunun karşısında Türkiye olarak sadece jeopolitik ve askeri stratejiler değil jeo-ekonomik ve jeo-kültürel stratejilere dayalı yeni işbirlikleri düşünmeliyiz. Bunun gerçekleşmesi için, istikrarlı bir iç siyaset gereklidir. Bunun için gerekli olan sosyo-ekonomik ve politik reformları bir an önce gerçekleştirmeliyiz...” “Nükleer savaş hazırlıkları bir ahmaklıktır. Bu ahmaklığı dünyanın en akıllı çocuklarına hazırlattılar...” Savunma sanayiimizi kurmalıyız “Kendi savunma sanayiimizi kurmalıyız. Bunun için sivil sanayi ile savunma sanayiimizi uyumlu hale getirmeliyiz. Başkasının silahını parasıyla bile satın alsanız, bir gün onun emellerine hizmet edersiniz...” “Milli güvenlik ve savunma stratejilerimiz sosyo-kültürel yapımızla da ilişkilendirilmelidir...” “Amerika Birleşik Devletleri’nin bugün uyguladığı politikaya, ben “Bush doktrini” diyorum. Bunun özeti, çok genişletilmiş mânâsıyla “Ülkem için tehdit oluşturan oluşumlara, nefis müdafaası çerçevesinde her türlü tedbiri alırım; gerektiğinde tek başıma hareket ederim”dir. O zaman ben de mesela “Kuzey Irak’ta böyle hareket ettim, bundan sonra da ederim” deme hakkına sahip olurum...” “Sanayileşmede yanlış politikalar uyguladık. Gerekli sermaye birikimini kolayımıza geldiği için içerde ve dışarda borçlanarak sağlayıverdik. Bu durum özellikle iç borçlanmada devlete para satarak sanal bir huzur ortamı içinde senelerce lüks binalarda keyif çatan bankaları doğurdu. Şimdi bunun sıkıntısını çekiyoruz. Dış borçlar bağımsızlığımızı, iç borçlar sosyal barışımızı tehdit ediyor. Topyekun bir hamle yapmalıyız. Mesela sanayimizin en önemli sektörü olan tekstilde fasonculuktan kurtulup, yüksek katma değerli markaları dünyaya sunabilmeliyiz. Turizmimizi kötü etkileyecek her türlü davranıştan, haberden, yayından titizlikle kaçınıp, katma değeri %50-60’ları bulan turizm sektörünü fişeklemeliyiz.” ‘Ceketimi alır kaçarım’ mantığı! “En ufak bir krizde ‘ceketimi alır kaçarım’ mantığına dayalı, mesela toptan bakkallığa dayalı yabancı sermaye anlayışından, Türkiye’yi milletlerarası platformda desteklemek zorunluluğu duyacak ağır ve bilgi yoğun sanayilere yönelmiş yabancı sermayeyi cezbetmeye çalışmalıyız...” “Türkiye; nükleer bomba teknolojisine sahip dost Pakistan ve petrole sahip gardaş Azerbaycan’la bir ekopolitik üçgen oluşturabilir. Bu dünya barışı için de iyi bir dayanak olur...” Akademik bir olgunlukta... Yukarıda tırnak içinde özetlemeye çalıştığım bu gür sesler, asker ve sivil birçok kişinin katıldığı bir organizasyondan esintilerdi. Türk Harp Akademileri Komutanlığı’nın “Dünya’da Yeni Güvenlik Anlayışları Türkiye’nin Durumu ve İhtiyaçları” konulu sempozyumda, Türk insanının en fazla ihtiyaç duyduğu, yepyeni bir vizyonun bazını teşkil edecek görüşlerin gerçekten akademik bir olgunlukta sergilemesinden “ümitlendim.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93043
    % -1.58
  • 4.7293
    % -0.13
  • 5.4858
    % -0.27
  • 6.2662
    % -0.23
  • 194.478
    % -0.07
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT