BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başarılı olunca cezalandırılıyoruz

Başarılı olunca cezalandırılıyoruz

Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, “Biz, enflasyon konusunda başarısız olduğumuz zaman değil, başarılı olunca cezalandırılıyoruz.”



ANKARA - Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, “Enflasyon konusunda başarısız olduğumuz zaman değil, başarılı olunca cezalandırılıyoruz” dedi. ODTÜ 7. Uluslararası Ekonomi Kongresi’nin açılışında konuşan, Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, daha sonra soruları cevaplandırdı. Yeni Zelanda’da yüksek enflasyona ceza verildiği yolundaki bir hatırlatma üzerine Serdengeçti, “Biz, enflasyon konusunda başarısız olduğumuz zaman değil, başarılı olunca cezalandırılıyoruz. Enflasyonun düşürülmesinde iyi bir performans göstermemize rağmen, hala bazı kesimler üzerimize geliyor” dedi. Serdengeçti, enflasyonu düşürmenin sadece kendi görevleri olmadığını belirtirken, “Düşük enflasyon hem Merkez Bankası’nın hem de hükümetin görevidir” diye konuştu. 2003’ün ilk çeyreğinde yaşanan Irak’taki savaş sebebiyle, döviz kurları ve petrol fiyatlarındaki artış ile gıda ve tarım fiyatlarındaki yükselmeler gibi olumsuz gelişmelere rağmen, şu ana kadar enflasyonun, “yıl sonu hedefine uygun doğrultuda seyir izlediğini” söyledi. Serdengeçti, ekonomik programa uyulmasının, enflasyonun aşağıya çekilmesinde önemli bir unsur olduğunu da vurguladı. Hedef fiyat istikrarı Merkez Bankası’nın temel hedefinin, “fiyat istikrarına ulaşmak ve bunu muhafaza etmek’’ olduğunu belirten Serdengeçti, “Fiyat istikrarı, enflasyonun, insanların ekonomik kararlarını etkilemeyeceği bir düzeyde düşük ve istikrarlı olmasıdır” dedi. Dünya örneklerinin, yüksek ve istikrarsız enflasyonun sürdürülebilir büyüme performansına zarar verdiğini gösterdiğini kaydeden Serdengeçti, konuşmasında bazı çalışmalardan örnekler verdi. Serdengeçti, bu doğrultuda Fisher’in 1991 yılında yaptığı 73 ülkeyi içeren ve 1970- 1985 yıllarını kapsayan çalışmasının, 10 puanlık enflasyonun, büyümeyi 0.7 puan azalttığını ortaya koyduğunu kaydetti. Türkiye’de de son 20 yıllık geçmişe bakıldığında, enflasyon ve büyümenin ters oranlı bir ilişki içinde olduklarının görüleceğini anlatan Serdengeçti, “Ayrıca enflasyon artışındaki değişkenlik, üretimde de değişkenliğe yol açmıştır. Bu da refahı olumsuz etkilemiştir’’ dedi. Ortak amaç enflasyon Serdengeçti, gelinen noktada, kamuoyu ve ilgili tüm kesimlerce, yüksek ve istikrarsız enflasyonun ekonomiye ve sosyal refaha zarar verdiğinin anlaşıldığını, enflasyonu düşürmenin, Merkez Bankası’nın ve Hükümetin ortak hedefi olduğunu ve bunun, para ve maliye politikalarının koordinasyonunu gerektirdiğini de anlattı. Ekonomik program kapsamında para politikasının amacının, enflasyonu ‘’orta vadede tek haneli rakamlara indirmek ve fiyat istikrarını sağlamak” olduğunu anlatan Serdengeçti, “Bu kapsamda, Merkez Bankası, hükümetle ortak olarak konulan enflasyon hedefine ulaşmak için, kısa vadeli faiz oranlarını, ileriye dönük bakış açısına sahip bir politika enstrümanı olarak kullanıyor” dedi. Serdengeçti, para politikasının, sadece kısa vadeli faiz oranı üzerinde doğrudan kontrol imkanına sahip olduğunu da vurgularken, şöyle konuştu: “Uzun vadeli faiz oranlarının ve tüm diğer makro ekonomik değişkenlerin tavrı ise büyük ölçüde makro ekonomik karar alma sürecinin kredibilitesi ve tutarlılığına dayanır ve sonuç itibariyle piyasa hissiyatı ve beklentilere bağlı olarak hareket eder.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT