BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğum günün kutlu olsun!

Doğum günün kutlu olsun!

“Doğum günün kutlu olsun...” Bu sihirli cümle bazen kırmızı bir gülün yaprakları arasında gizlidir. Bazen de sevgi kokan bir öpücüğün ardında. Ya da, küçücük, renkli mumların loş ışıklarında. Hele, bu işin en tatlı yönünü oluşturan pastaların üzerine mutlaka kazınır ‘doğum günün kutlu olsun...’



“Doğum günün kutlu olsun...” Bu sihirli cümle bazen kırmızı bir gülün yaprakları arasında gizlidir. Bazen de sevgi kokan bir öpücüğün ardında. Ya da, küçücük, renkli mumların loş ışıklarında. Hele, bu işin en tatlı yönünü oluşturan pastaların üzerine mutlaka kazınır ‘doğum günün kutlu olsun...’ Bütün bu güzelliklerden sonra madalyonun öteki yüzünü kimse düşünemez. Halbuki gerçekler orada gizlidir. Aslında onları gizlemeyi düşünmezken, insanların gözünün önündedirler. Hayaller başımızı o kadar döndürür ki, ısrarla gerçekleri görmek istemeyiz. Mumları söndürmemiz hep bu yüzdendir. Mumların çaresizce eriyip gittiğini gördüğümüzde, ömrümüzün de tıpkı bu mumlar gibi yavaş yavaş tükenip gittiğini görmekten korkarız. Hayatın pasta dilimleri Pasta yemek de o kadar önemli değildir bizim için. Çünkü, kesilen her pasta dilimine baktığımızda, hayat pastamızdan da bir dilimin daha geride kaldığını ve yavaş yavaş tabağın dibinin göründüğünü düşünmek bizi bütün hayallerimizden uyandırabilir. O yüzden pastayla fazla ilgilenmeyip kendimizi müziğin kollarına bırakıp dans ederiz. Yalancı ışıklar yanar, söner tepemizde. Ya akşam olup da dostlar gidince, ışıklar sönünce!... Odamızda gerçeklerle başbaşa kaldığımız zaman acaba kaçabilecek miyiz gecenin karanlığından? “Doğum günün kutlu olsun” yerine “Eyvah, yine doğum günüm geldi”yle başlayan cümleyi, “ömrümden bir yıl daha gitti; bu bir yıl içinde ben kendim için, ailem için, ülkem için neler yaptım” cümleleriyle sorguya çekebilecek miyiz? Hayat hep böyledir... Bir yıl geçer... Bir yıl daha, bir yıl daha derken!... Bir de bakarsın ki, artık yıllar geçmiyor. Bütün yapacaklarımız, yarına bıraktığımız işler, yaşanmayı bekleyen düşler, bizden sevgi sözcükleri duymak isteyenler... Hâlâ önümüzde duruyor. Yarınlara bıraktıklarımız Doğum günlerimiz gelip geçiyor, biz aynı yerdeyiz. Bir arpa boyu yol alamamışız. O zaman şairin, “Olmayan işler yüzünden/ Sevgileri yarınlara bıraktınız” mısralarını hatırlamak bize ne kazandırır ki? Aksine, iki damla gözyaşı daha kaybettirir. Belki de pastanın bütün dilimleri tükenmeden Tolstoy’un sözüne kulak versek iyi olacak. Rus yazar, insan için en önemli zamanı “içinde bulunduğu an” olarak değerlendiriyor. Doğum günlerini, beklemeden, biz bugün yaşıyorsak; “bugün kendimiz için, insanlık için neler yapabiliriz?” sorusunu kendimize yöneltmeliyiz. Mutsuz isek, bizi mutlu edebilecek ayrıntıyı aramalıyız. Pasta gittikçe daha da azalıyor. Mumlar eridi, eriyecek. Tangoya biraz ara verip artık doğalım. Doğalım ve doğum günümüz kutlu olsun!... > Yılmaz İMANLIK/ SAMSUN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT