BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kayseri, huzur şehri

Kayseri, huzur şehri

Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Kayseri Valiliği’nin ortaklaşa düzenledikleri 10. Yerel Medya Eğitim Paneli Kayseri’de yapıldı.



Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Kayseri Valiliği’nin ortaklaşa düzenledikleri 10. Yerel Medya Eğitim Paneli Kayseri’de yapıldı. Civardaki 9 ilden gelen gazetecilerin katıldığı panele, bazı meslektaşlarımız ve akademisyenlerle birlikte konuşmacı olarak katıldık. İki gün boyunca bilgilendik, çeşitli illerde zor şartlar altında görev yapan arkadaşlarımızı dinledik, okuyucularımızın tepkilerini yerinde öğrenme imkanını bulduk... İlgili kurumun Genel Müdürü Abdurrahman Bilgiç ve başarılı ekibini, Ankara’nın izole edilmiş binalarından çıkıp, halkla iç içe bu tür toplantılar düzenledikleri için kutlamak gerek. Kayseri Valisi Nihat Canpolat’ı önceki görev yerlerinden tanıyorum, çalışkan ve halk adamı. Kayseri’nin dinamik Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, veciz bir konuşma ile, Kayseri’nin “huzur kenti” olduğunu söyledi. Gördükçe bu sözlerin ne kadar doğru olduğunu anladık. Yollar ferah, şehir düzenli. Kargaşadan eser yok, tam anlamıyla nefes alan bir şehir. Herkes işinde, gücünde. Devletten hiçbir şey beklemiyorlar. Okul, cami, sağlık ocağı gibi hayır kurumlarını yapmak için adeta yarış halindeler. Bu tür hayır işlerini yapmak isteyenlerin listesi Vali ve Belediye Başkanı’nın masasında duruyor... Fabrikalar gece-gündüz çalışıyor, Kayseriden üretilen mallar dünyanın dörtbir köşesinde pazar buluyor. İhracat rakamı bir milyar doları aşmış bile... Dört büyük medeniyetin izlerini bağrında taşıyan bu şirin ilimizi, dinamik ve çalışkan yöneticileri ile üretken insanları çok daha güzel günlere taşıyacaklar; bundan eminim... Anadolu’daki şehirleri gezdikçe, Anadolu insanını tanıdıkça karamsarlıktan eser kalmıyor. Milletimize yakışacak günlerin çok yakın olduğu adım adım hissediliyor... Kayseri, Denizli, Gaziantep gibi illerdeki dinamizmin bütün illerimizde olmasını arzu etmemek mümkün mü? ‘Mimar Sinan’ adı yetmiyor muydu? Mimar Sinan Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin’e; Mimar Sinan Üniversitesi, sanat üzerine icra edilen meslek dallarıyla ilgili eğitim vermekte olup, en kapsamlı bölümlerinden biri de Mimarlık’tır. Mimarlık, hepimizin de bildiği gibi Türk dünyasında Mimar Sinan ile gelişmeler göstermiş, zirveye ulaşmış, ayrıca dünya mimarisinde de büyük yankılar uyandırmıştır. O yüzden, Mimar Sinan, Büyük Sinan olarak dünyaca ün salmış, Türklüğün gururu olmuştur. Ama ne yazık ki, şimdilerde bizler yabancılar kadar olamıyor, Mimar Sinan’a gerçek anlamda sahip çıkmıyoruz. Bunu, şimdilerde gerçekleşen değişimlerle anlayabiliriz. Bilindiği gibi, Mimar Sinan Üniversitesi, yakın zaman içinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi oldu. Katılıyoruz, okulun adı değişebilir. Yalnız bu değişme sonucunu dışarıya nasıl yansıtıyoruz? Afişlerde okulun isminin değiştiğini yazdırıp, onayladığınız cümleyi aynen yazıyoruz: “Uzun çabalarımız sonucunda, üniversitemizin adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak degiştirilmiştir.” İsim yazılırken, “Mimar Sinan” küçük, “Güzel Sanatlar” ise büyük ve vurgulayıcı bir şekilde yazılmış. En önemlisi de, uzun çabalar harcanmış?!. Peki sayın rektör, bu değişimi yaptınız. Ama mümkünse “Uzun çabalarımız sonucunda” ile neyi anlatmak istediğinizi açıklayın da biz de anlayalım... Okulun adının Mimar Sinan olması çok mu rahatsız ediciydi? > Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT