BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korkunuzun esiri olmayın

Korkunuzun esiri olmayın

Her şeyi ÖSS’ye bağlamanın anlamsız bir heyecana sebep olacağını belirten uzmanlar; başarısızlıkta büyük etkiye sahip ‘endişe’ ile başa çıkmak için gerçekçi ve olumlu düşünmeyi, gevşeme egzersizleriyle stresi yenmeyi öneriyor



Geri sayımda son günler! Bir ÖSS maratonu daha bitmek üzere. Sayılı günler gerçekten de çok çabuk geçiyor. Önümüzde koca bir yıl var derken; 5 ay, 3 ay, 15 gün nihayet bu günle birlikte sadece 10 gün kaldı... Yüzbinlerce genç insanın aylar, hatta yıllar süren zorlu mücadelesi çok kısa bir süre sonra herkes için farklı bir finalle noktalanacak. Bir çok genç için heyecan doruk noktada! Özellikle “ne olursa olsun mutlaka bu imtihanı almalıyım” düşüncesindeki bir çok arkadaşımız, ciddi kaygılarıyla daha şimdiden performanslarını düşürme noktasına geldi. Arkadaşlar derin bir nefes alın, arkanıza yaslanın ve yazımızı okuyun! Artık dinlenme zamanı. Evet şaşırmayın, 9-10 günde çok mesafe katedilemeyeceğinin farkında olun. Çalışmalarınızın temposunu giderek düşürün ve son 3-4 günde, çalışmayı bırakın! Olumlu düşünün Çünkü artık sadece moral toplama; bireysel problemleriniz varsa, onları giderme zamanıdır. Kaygının zihinsel süreci olan “endişe” ile başa çıkmak için gerçekçi ve olumlu düşünme biçimini benimsemeye çalışmak; bedensel süreci olan “yoğun uyarılma” ile başa çıkmak için de gevşeme egzersizleri yapmak gerekiyor. Konunun uzmanları tarafından ,”öğrencilerin kendi zihinlerinde ürettiği bu olumsuz düşüncelerin tutsağı olmaktan kurtulmaları halinde, endişeleri azaldığı ve artık bedenden gelen sinyalleri eskisi kadar olumsuz yorumlamadığı için ‘yoğun uyarılma’ ve ‘endişe’ sürecinin aşama aşama yok olacağı “ belirtiliyor. Öğrencilerin potansiyellerini kullanabilmeleri ve öğrendiklerini kağıda doğru ve sistemli bir şekilde dökmeleri için endişe verici sürecin etkisinden uzak ve huzurlu ortamlarda kendilerini rahat hissettikleri pozisyonlarda ders çalışmaları öneriliyor. Endişelerden arının Normal bir kaygı düzeyi verimi artırırken; aşırı kaygı, dikkat dağılması ve endişeyle birlikte başarısızlığı getiriyor. Kaygının; mide bulantısı, kalp çarpıntısı, avuçta terleme gibi fiziksel sonuçlarıyla başa çıkmak için; rahatlatıcı egzersiz yapmak, zihinsel etkilerine karşı da olumlu düşünmek gerekiyor. İmtihanlardan önce yapılabilecekler ise şöyle sıralanıyor: * Beslenme ve uykunuza dikkat edin, * İmtihan çalışmalarınızı son geceye bırakmayın, * Kapsamlı imtihanlardan en az üç gün önce yeni bilgiler edinmeye çalışmayın, sadece tekrar yapın, * Beklentilerinizi değerlendirin ve gerçekçi olmalarına dikkat edin. Uzmanınızla çalışın Buradaki tüm öneriler kendi kendinize uygulayabilmeniz için geliştirilmiştir. İmtihan kaygısının, hayatınıza uyguladığınız tüm metodlara rağmen hâlâ olumsuz bir şekilde etkilediğini düşünüyorsanız; bir uzmana başvurmalı ve uygun biçimde nasıl başa çıkabileceğinizi öğrenmelisiniz. Unutmayın, her birey kendine özgüdür ve her bireyin başa çıkma metodları da, ona özgü olmalıdır. Bu anlamda uzmanınızla birlikte çalışmalı ve size uygun olan başa çıkma metodlarını bulmalısınız. Son üç gün kesinlikle ders çalışmayınız ve soru çözmeyin. Bu günlerde sizi mutlu edebilecek şeyler yapın. Kapalı alanları değil, açık alanları özellikle kullanın. İmtihan günü öncesi uzun yürüyüşler yapın. Normal yatma zamanınızda yatıp, normal zamanınızda kalkın. Normal günlerde nasıl kahvaltı yapıyorsanız, o şekilde kahvaltı yapın. O zamana kadar yemediğiniz veya içmediğiniz bir yiyeceği tatmayın. Uzmanlardan imtihan taktikleri * İmtihanlarda sorular; kolay, orta zorlukta, zor, çok zor niteliktedirler. Bu nedenle imtihan başından itibaren sıradan gitmeyiniz. Tarama yöntemini uygulayınız. (Anladığınız soruyu çözünüz, anlamadığınız soruyu atlayınız) * İmtihan süresinde hız, bilinen sorulardan bilinmeyen sorulara doğrudur. * Türkçe’nin paragraf türü sorularını (geniş içerikli ve zaman alıcı oldukları için) imtihan sonuna bırakınız. (Özel bir nedeniniz yoksa) * Dört yanlış soru, bir doğru soruyu götürdüğü için; anlamadığınız soruları boş bırakınız. Ancak üç seçeneği elemişseniz, iki şıktan, o an size yakın olanı ertelemeden işaretleyiniz. * ÖSS sorularının mantığı, bilgiyi ölçmeden ziyade, bilgileri kullanmaya ve yorumlamaya dayalıdır. Bu nedenle soru kökenini çok dikkatli okuyunuz ve soruda ne sorulduğunu iyi anlayınız. * Seçenekleri işaretlerken, ilgili daireyi taşırmayınız. Yumuşak kalem ve iz bırakmayan silgi kullanınız. Zamanlama nasıl olmalı? 1- Sözel ve sayısalın her ikisinden de güçlüyseniz; hangisinden daha çok net çıkarıyorsanız oradan başlayınız, sonra diğerine geçiniz. Sözele 80-90 dakika, sayısala ise 90-100 dakika ayırmanız uygun olur. 2- Sayısaldan güçlü, sözelden zayıfsanız, cevaplamaya sayısaldan başlayınız. 120-130 dakika sayısala ayırınız, daha sonra sözele geçiniz. 3- Sözelden güçlü sayısaldan zayıfsanız, cevaplamaya sözelden başlayınız. 120-130 dakika sözele ayırınız, sonra sayısala geçiniz. 4- Sözel ve sayısaldan zayıfsanız, her iki alandan en az 45-50 civarında net çıkarmanız gerektiğini unutmayınız. 5- “Hangisi değildir”, “en gerçekçi yaklaşım”, “en önemli sonucu” gibi altı çizili sorulara daha çok dikkat edin ve soruyu iyi, doğru anlayın. İmtihan günü ne yapmalıyız? * İmtihan yerinde saat 09.00’da hazır olun. * İmtihan salonunda yerinizi bulduktan sonra; ihtiyacınız olsun veya olmasın son 15 dakikada mutlaka tuvalete gidin. * Önce imtihan optik formundaki doldurmanız gereken yerleri doldurun. * İmtihan kitapçığının sayfalarını tek tek kontrol edin ve sorulara şöyle bir göz gezdirin. * En iyi olduğunuz dersten başlayarak cevaplandırın. * Size en çok puan getiren bölüme ağırlık verin. * Süreyi sonuna kadar kullanın. * Hep olumlu düşünceler içinde olun. * Her soruyu okuyup cevaplandırmaya çalışın. * Cevapları kodlamayı mutlak bire bir yapın. Her şeyi unutun İmtihandan sonra ise, her şeyi bir süre için unutun. İmtihanınız iyi geçtiyse ne mutlu size, sonucu olumsuz hissediyorsanız şunu bilin ki; bu bir ölüm kalım savaşı değil ve isterseniz seneye tekrar girersiniz. Ayrıca bu bir kişilik tespiti değil sadece aldığınız bilgilerin ölçülmesi. Yanınızda ise şunları bulundurmalısınız: * 3 adet tahta kurşun kalem. (yumuşak uçlu ve koyu) * Yumuşak iyi silen bir silgi * Kalem açacağı * İmtihan giriş kartı * Kimlik kartı (nüfus cüzdanı, pasaport, ehliyet vb.) * En son çektirdiğiniz bir adet vesikalık fotoğraf * Kolonyalı mendil * Su * Saat * 4 adet küp şeker Hayata dair ipuçları * Yapmak istediğin şeyin yapılması gereken bir şey olduğunu iliklerinde hissediyorsan yap. Önsezi çoğu zaman gerçekler kadar önemlidir. * Hayatındaki olumsuz şeylere verdiğin önemi, olumlulara da ver. * En iyi armağanların her zaman güzel kağıtlara sarılmış olarak geleceğini düşünme. Etrafına şöyle bir bak. * Mutluluğun kendiliğinden gelen bir şey olduğunu düşünme. Mutluluk, yaptıklarının sonucudur. * Duyduğun her şeye inanma, elindeki her şeyi harcama ve de canının istediği kadar yuma. * Kazandığın zaman böbürlenme, kaybettiğin zaman mazeret arama. Sürekli nişan alıp ateş edemeyen birisi de olma. * Kendine daima şans ver. * Ufak tefek sıkıntıları gerçek problemlerle karıştırma. * Sürekli başarının, sürekli çalışmanın olağan bir sonucu olduğunu unutma. * Gerektiğini düşündüğünden daha iyi hazırlan. * Başarısızlık yalnızca, tekrar daha akıllı bir şekilde başlama fırsatıdır. * Yenilgiyi, planlarınızın sağlam olmadığına bir işaret olarak kabul et. Planları yeniden kurup, yeniden hedeflediğiniz noktaya doğru yol al. * Hayatta zorluklarla karşılaşmadan ve bunların üstesinden gelmeden başarının elde edildiği bir durak yoktur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT