BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toz imparator

Toz imparator

Hani televizyonda bir reklam var. Beyler toplanmış gün yapıyor, Şemsi Bey’in masa örtüsüne çay dökülüyor. Hani kayınpederinin hediyesi olana...



Hani televizyonda bir reklam var. Beyler toplanmış gün yapıyor, Şemsi Bey’in masa örtüsüne çay dökülüyor. Hani kayınpederinin hediyesi olana... Şemsi, üzülmüyor şekerim. Neden? Çünkü karısı ona Zingo Matik alıyor. Ah şu deterjan reklamları. Klinik deneyler sonucu akıllı moleküller çıkardılar, aklımızı alır sandılar! Olmadı. Perzil adamı göreve yolladılar, tıss... “Ne kadın bu rezistansın hali?!” diye bağıran çamaşır makinesi tamircisiyle; “Gözünün yağını yiyeyim sunucu ağabey. Verme beni ona. Söz Kolgon kullanıcam” diyen makinesi pasaklı kadınları deşifre ettiler, Iııh... Bunlardan da iş çıkmayınca, deterjan üreticileri kadınların ilgisini çekmek için çözümü rüyalarını gerçekleştirmekte buldu... Zingo Matik alınca erkekler ev işi yapıyor. Vay bee... Bahçede çamaşır asarken komşunun kar gibi çamaşırlarına özeniyor adam. Sırrını soruyor. Diğeri hafif kasıyor kendini, sonunda söylüyor. Adam şüpheli, “Eksik verdiğin kurabiye tarifi gibi olmasın ama” diyor. Ev işlerini erkekler yapsaydı böyle mi olurdu acaba? Şimdi... Düşünelim bir kere. Adam komşusundan kurabiye tarifi almış ama hain komşu eksik vermiş. O da tabii, takır tukur kurabiyelerle kayınpederine rezil olmuş. Hah! Bir kere bir erkek bunu hazmetmezdi! O at duvara gelsin kurabiyelerin yağı yerde kalamazdı. Öyle kadınlar gibi çamaşır asarken laf sokuşturarak yetinmezdi. Ne yapardı? Arkadaşlarını da toplayarak iş çıkışı o komşuyu döverdi. Hayallerimiz gerçek olsa ve bütün ev işlerini erkekler yapsaydı ne olurdu? - Ütü yapmakla vakit kaybetmezler, “Buruştur ve çık” modası çıkarırlardı. - Aynı bezle musluğu, yeri, paspastaki karpuz suyunu, sehpayı, mutfak tezgahını silerler ve bunda hiçbir sakınca görmezlerdi. - Çamaşır makinesine stop lambaları, durulama tuşuna sis lambası, devrini yükseltmek için ekstra motor ve dahi çelik kapak takarlardı. - Çamaşır makinesi zıplayabiliyorsa, hani şu eski model olup banyoda gezinip duranlardan ise, aralarında toplanıp makineleri yarıştırırlardı. - Çamaşır yıkarken asla yumuşatıcı kullanmazlardı. Hieyt! Sert erkekler yumuşamaz! - Dolma sararlardı. Ama Trakyalı olanlar dolmaları tencereye “üç, bej, iki”, olmayanlar “dört, dört, iki” taktiğine göre dizerlerdi. - Kurabiyeler öyle kalpli malpli, ha bir de katiyen yuvarlak olmazdı! Koparılmış herhangi bir Mercedes amblemi, kurabiye kalıbı olarak kullanılırdı. - Yemeklerin adı da değişirdi. Deliyürek kebabı, Hakem bayıldı, Hagi dudağı tatlısı, Borsa böreği... Ama en iyi yaptıkları yemek “Oturtma” olurdu. - Maydanoz, dereotu, kıvırcık gibi bayım bayım malzemeler bir yiğidin mutfağında yer almazdı. - Toz almaları kolay olurdu. Sehpaya yaklaşıp “Dağılın laynn!” narası yüzeyde hiç pamukçuk bırakmazdı. - Elektrik süpürgesine spor Anadol muamelesi yaparlar; süpürgenin yanına, arkasına “Toz İmparator”, “Büyüyünce halı yıkama makinesi olacağım”, Madem ki tozsun, bil ki yoksun”, çıkartmaları yapıştırırlardı. İnsan bu. Sürekli değişim içinde olduğumuzdan ve bulunduğumuz ortamın şeklini aldığımızdan belki zamanla onlar da değişirlerdi. Hatta bir gün parmak arası terlik bile giyerlerdi. Hiç birimizin hoşuna gitmezdi değil mi? Tabii ki hayat müşterek, yardımlaşmak kaçınılmaz. Ama bırakalım herkes tabiatının uygun olduğu işlerde yoğunlaşsın ha?
Kapat
KAPAT