BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Mor Taka’ yola çıktı

‘Mor Taka’ yola çıktı

Yaşar Bedri Özdemir, bir ‘hezarfen’ titizliğiyle Trabzon’da yaşıyor. Şiir yazıyor. Fotoğraf çekiyor. Minyatür yapıyor. Motoruyla Türkiye’nin hemen her bölgesini geziyor. ‘Ada’yla ciddi bir dergicilik sınavına girişen Özdemir ve arkadaşlarından bazıları, bir ‘Mor Taka’ya binerek ‘Ada’dan ayrıldılar. Şimdi edebiyatın engin denizlerinde söylüyorlar türkülerini...



Yaşar Bedri (Özdemir), önce Ada’ya çıkardı ciddi edebiyat okuyucularını ve yeni heyecanlar keşfetmelerini sağladı. Şimdi ‘Mor Taka’ ile Ada’dan ayrılan mürettebatıyla birlikte daha oylumlu, daha ciddi ve daha kucaklayıcı bir dergiyle ‘merkez’e kafa tutuyor. Yaşar Bedri ile şiir ve kent kültürü dergisi ‘Mor Taka’nın macerasını konuştuk. * Coğrafi anlamda taşranın da taşrası sayılabilecek bir yerde, Trabzon’da daha öncekilere benzemeyen bir edebiyat hamlesine giriştiniz; önce Ada, ardından Mor Taka ile vitrinlerde yerinizi aldınız. Ada’dan Mor Taka’ya geçiş serüvenini kısaca anlatır mısınız? Y.Bedri: Sıkça tekrarladığım bir açılımla ‘taşra’ kavramı üzerinde durmak istiyorum. Trabzon, bir çok medeniyetlere başkent olmuş, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan bir liman şehriydi. Bir başkentti. İstanbul, Roma, Paris yokken bu kadim şehir yine vardı. Üç cihan padişahı bu şehrin tasından su içti. Bu şehirde ihya oldular, bu kenti ihya ettiler. Son asırda verdiği göçle kentin içinin boşaltıldığına tanık olmak acı verse de, kültürel genlerle gelen miras sürüyor. Rezervleri işlenmekle tükenmeyecek bir kültür haritasını yeniden ürettiğimizi varsayarsak bu velüd toprağın zenginliğini daha rahat kavramış oluruz. Mor Taka’ da bu bağlamda yeniden üretilen bir kültür elçisidir. Ferdiyetçi yapısıyla öne çıkan bu kıyı insanı, iklimi gibi kontrast ve fırtınalıdır. Çok çabuk kararlar alır. Ada, bir yılını doldurmuştu. Bazen kan uyuşmazlığı doğaldır. Ada’nın yayınını Ercan Yılmaz genç arkadaşlarımızla sürdürüyor. Bilirsin boz bulanık akan sular, zaman gelir bir vadide durulur. Yeni bir derginin, yeni bir iklim oluşturacağına inandım ve farklılık iddialarında bulunmadan naif bir renk paleti olarak suya indirdim Mor Taka’yı. Yaptığım ciddi bir iştir * Bir edebiyat dergisinin belirleyici unsurları arasında dergiye yazan imzalar yer alır kuşkusuz. Siz, dergiyi oluştururken, farklı düşünceleri bir arada buluşturmayı başardınız. Böylesi bir tabloda yer alan imzaları nasıl ikna edebildiniz? Y.Bedri: Her ‘yapıp etmenin’ genel kriterleri, olmazsa olmazları vardır. ‘İnşa’ edilen nesne, kendi kültüründe estetik duruşuyla varsıllığını ispat etmek zorundadır. Yaptığımız iş şiirse, öncelediğim; ‘ne’ yazdığımız değil, ‘nasıl’ yazdığımızdır. Ha, benim kriterimin önceliğini “estetik, yazınsal ölçütlerdir.” Zaten estetik bilincin ayırtına varan şair (ya da yazar) ‘ne’ yazacağının da bilincindedir. Hangi ideolojiyi paylaşırsa paylaşsın bu ülkenin şair ve yazarlarıyla yoldayız... Biz bu insanlarla tarihin seyrini ve kültür haritasını iyi günde, kötü günde birlikte belirlemedik mi?.. Geleneklerimiz, kültürümüz, edebiyatımız aynı dağların suyunu toplamadı mı? Farklı düşünebiliriz elbette. Bütün ‘hal’leri örtüşen iki insan var mıdır koca evrende? Buradan yola çıkarsak daha rahat kavrayabiliriz meseleyi. Önce bu kontrast gibi görünen mürettebattan endişe duyanlar oldu. Yaptığım işin ciddiyetine ve samimiyetine inananlar gönül rahatlığı ile katıldılar yolculuğa, her bağlamda yüreklerini ortaya koyup destek oldular çalışmalarıma... Şair Hüseyin Ferhad’ın bir tanımlaması belki bu hoşgörüye özlem niteliğindedir: “...keşke otuz sene önce edebiyata müdahale edebileydiniz” diyor. Elbette bu çok farklı bir şey. Her akım oluşum sürecini tamamlayacaktır. Bu yolculuğa daha sonra katılacağını söyleyenler de oldu. Üzülerek belirteyim ki, yazmayı türlü bahanelerle erteleyenler, yine aynı ideolojiyi paylaştıklarım oldu. İki arada bir derede, sadece şikayet etmek ya da eleştirmek için dünyaya gelmiş bir başka güruh ise tamamen med-cezir. * Yayıncılığın handikaplarından biri de eleştiridir. “2004’ün 104 şiiri” seçkisi bağlamında şair-yazarlarca eleştirildiğiniz de oldu? Size gelen tepkileri anlatır mısın? Y.Bedri: Eleştiri olmasa tekamül olmaz. Mor Taka’da, (benim de baskıdan sonra ayırtına vardığım) matbaadan kaynaklanan görsel sorunlar yaşadım. Sanayisi gelişmemiş şehirlerde bu tür sorunları yaşamak çok doğal. Mor Taka ile birlikte verdiğim ‘2004’ün 104 şiiri’ seçkisi tartışıldı, tartışılıyor. Son günlerde ciddi polemik ve saldırılarla üzerime gelenler oldu. Son günlerde bir kaç cılız sesin polemik ve saldırılarına maruz kaldım” Konu: çok bildik ihtiraslar, kendi şiirinin bu seçkide olmayışı. Seçkinin yayın serüvenini önsözümde anlatmıştım. Böyle bir seçkiyi hazırlamak; taramalar gerektiren zor işti. Türkiye’de M.Şerif Onaran’ın tespitiyle 100’e yakın şiir eksenli dergi çıkıyor. Bu kadar dergiyi edinmek, taramak hem zaman, hem de ekonomik olarak büyük külfetler getirmektedir. Kendi imkânlarıyla Hüseyin Alemdar ve Yılmaz Arslan, böyle bir seçki hazırladıklarını, Ada dergisi bünyesinde ortaklaşa yayımlayabileceğimizi 2004’ün bahar aylarında teklif etmiştiler. Seçkinin baskısını kabul ettim. Bu tür çalışmalarda ne kadar nesnel olunmak istense de öznellikten kaçınılmayacağını herkes bilir. İdeolojik görüşümü etkin kılıp tahakküm kurmam etik olmazdı. Tamamen bu iki şairin estetik beğenileriyle oluşan bir çalışma oldu. Şiir seçimlerine bir iki ayrıntı dışında müdahale etmedim. Büyük iddialar taşımıyorum * Mor Taka’nın bundan sonra başarmak istediği şey nedir? Y.Bedri: Öncelikle dergi yayıncılığı bağlamında büyük iddialar taşımıyorum. Hedefler de koymadım önüme. Gittiği yere kadar gideriz. Nasıl bir boşluk dolduracak? Bunu zaman gösterecek. İlk kez şiirini ve yazısını yayınladığım bir çok imza var. Dergilerde yer bulamayan bu yetkin arkadaşlarımızın; Türkiye’nin en popüler edebiyatçıları ile aynı ‘vitrin’i paylaşmış olması önemli bir şey. Çok fazla ürün geliyor bana. Tutarlı, dinamik, özgün ürünleri seçmeye çalışıyorum. Bu yoğunluk arasında elbette gözden kaçmalar olabiliyor... Şiir can çekişiyor teraneleriyle, kendinden başka şair kalmadığını iddia edenlerin şiirlerini okuyoruz. Ya da şiir yazmayıp sadece söz üretmek için konuşanların da; poetik arkaplanını ve manzumeci sığlığını biliyoruz. Onları ciddiye almıyorum. Herkesi bekliyoruz... Yaşar Bedri Özdemir, dergiyle birlikte 2005’in sonunda verilmek üzere daha oylumlu bir seçki hazırlamayı düşündüğünü söylüyor ve “Gönül ister ki; arşivlerde kalan filmleri ve müzikleri CD olarak çoğaltıp verelim. Şiir kitapları serimizi sürdürelim... Dileğimiz, edebiyata ve kültüre gönül vermiş sponsorların bize destek vererek yükümüzün bir kısmını hafifletmesi ve onların da katkılarıyla daha az sorunlarla yayın hayatımızı sürdürebilmek!.. Bir de değıtım problemi var tabii... Ada’da ciddi bir dağıtım sorunu yaşamıştık ama Mor Taka’nın dağıtımını ilk haftasında edebiyat sevenlerin, dağıtımcı firmanın katılımıyla bitirdik. Dergiye beklediğimden fazla talep gelmesiyle maalesef elimde arşiv dergilerim kaldı sadece. Kendi dergimi arar duruma düştüm” diye konuşuyor. Yaşar Bedri Özdemir’le iletişim için telefon numarası 0 462 229 06 34 veya elektronik posta adresi: mortaka@gmail.com
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT