BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kanlı Top”a bir demir kafa!

“Kanlı Top”a bir demir kafa!

Dün bahsettiğimiz gibi, Osmanlı ordusunun Viyana’ya ulaşması için çok sarp bir yerde olan Filek Kalesi’nin zaptedilmesi gerekiyordu. Bu kaleye girmek için “Demirbaş Hasan” adlı bir bahadır, kırk yiğitle bir gece işe koyulmuştu bile...



Kemend atmakta çok usta olan Ece Bey, üç kat halindeki çengelli ipi Besmele ile savurdu yukarıya. Her yanına keçe sarılmış çengel garip bir hışırtı ile yükseldi. Yere muntazam kıvrımlar halinde yerleştirilen kangal hızla küçüldü. Çengel mazgalı azıcık geçti, top namlusuna takılıp kaldı. Gaziler, bu üç katlı ipin ucunu peş peşe eklenmiş merdivenlerin ucuna bağlamışlardı. Bu ip, çengelin dibindeki makaradan geçiyor ve öbür taraftan aşağı sarkıyordu. İp çekildikçe merdivenin ucu da yükselmeğe başladı. Nihayet duvara dayandıysa da, kısa geldi. Lakin Hasan, bunu da hesap etmişti. Ayaklara alttan iki sırık bağlayınca merdiven tam mazgala ulaştı. Deli Bekir: -Senin gibi böylesine kalın kafada ne marifetler varmış bre, diyordu. Ona “Demirbaş” demişlerdi? Her şey tamam olunca Demirbaş Hasan, kedi çevikliğiyle merdivene tırmanmaya başladı. Az sonra kale bedeninin yarı yüksekliğindeki yuvarlak top mazgalına ulaştı... “Kanlı Top”, tam burnunun ucundaydı işte! Hasan, amansız pençelerini mazgalın iki yanına geçirdi. Sonra “Yâ Allah!” diyerek topun ağzını göğüsledi. Ancak, mandalarla çekilen top, önce dayanır gibi oldu. Ama sonra yavaşça kımıldadı. Zora dayanamayan duvar hizasına kadar girip öylece kaldı. Kan-ter içinde kalan Hasan, bu işi yaparken çıt çıkmadığını anladı. Topu daha ileri itip mazgalı açmak lazımdı. Fakat merdiven tepesinde bu iş olmuyordu. Can havliyle öyle bir düşündü ki, hemen yüzü aydınlandı. Ona boş yere mi “Demirbaş” demişlerdi? Güçlü pençeleriyle mazgalın iki yanını tekrar yakaladı. Kellesini namlunun ağzına dayamasıyla: “Yâ Hak!” diye yüklenmesi bir oldu. Top, gülleden beter olan bu kelleye dayanamadı, hızla geri kaydı ve büyük bir gürültüyle kalenin iç avlusuna yuvarlandı... Demirbaş Hasan’ın mazgal deliğinde kaybolduğunu gören otuzdokuz serdengeçti akıncı, peş peşe merdivene saldırdılar. Birisi de geriye haber vermek üzere seğirtip, koşa koşa uzaklaştı. “Mahcup kahraman”lar... Evet, Filek Kalesi, on beş dakika sonra hiç şehid vermeden zaptedilmişti... Hasan’a gelince, hem kendisini “Sanki büyük bir şey yapmış gibi” methedenlerden sıkılıp utanmak için, hem de “izinsiz iş yaptı” diye Paşadan azar işitmemek için kaçacak delik arıyordu!.. Ne diyelim, ecdat böyle “mahcup kahraman”larla az mı cenk kazandı?!.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT