BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul’a su müjdesi

İstanbul’a su müjdesi

İSKİ Genel Müdürü Çodur, İstanbul’un 2020 yılına kadar su problemi yaşamayacağını 2040’a kadar da şehrin su ihtiyacının nasıl karşılanacağını planladıklarını söyledi



> Haber Merkezi ANKARA - İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürü Dursun Ali Çodur, Kamu İhale Kanunu’nun İstanbul’un altyapı problemlerini çözmek isteyen İSKİ’nin elini kolunu bağladığını belirtirken, İstanbullulara önümüzdeki 15 yıl içinde su problemi yaşanmayacağı müjdesini verdi. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ile İhlas Medya Ankara Grup Başkan Yardımcısı Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu ve TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” programına konuk olan İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur, dünyanın gözbebeği İstanbul’un su ve çevre problemlerini çözen İSKİ’nin çalışmalarını ve projelerini anlattı. Kanuni düzenleme şart Şikayetçi oldukları Kamu İhale Kanunu’nun İstanbul’daki işleri yavaşlattığını belirten Çodur, “Bir kanal patlarsa altı ay beklenir mi? Bu ihale kanunu altyapıya cevap vermiyor. Bu şartlarda İstanbul’un hiçbir problemi çözülemez” dedi. Çodur, İSKİ’nin özel durumu dolayısıyla ihalelerinde ayrı bir kanuni düzenlemenin yapılmasının şart olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “AB müktesebatına uyum çerçevesinde 2006 başına kadar ayrı bir ihale kanununun çıkarılması şart. Bizim için hazırlanan özel kanunla ilgili şu an komisyon aşamasında çalışmalar var.” Mevcut kamu ihale kanununun tek sakıncasının içerdiği prosedür olmadığını vurgulayan Çodur, gerçekleşmemesi yüzünden kamunun da büyük bir zarara uğradığının altını çizerek, kamu zararını engelleyecek yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Küresel düşünüyoruz İSKİ Genel Müdürü Çodur, 1994’te son derece olumsuz şartlarda devraldıkları İSKİ’de yaptıkları çalışmalarından sonra şehrin 2020 yılına kadar su ihtiyacının karşılandığının müjdesini verdi. Çodur, artık İSKİ olarak 2040 yılına kadar su planlaması yaptıklarını da kaydetti. Napolyon’un ‘Dünya tek devlet olsaydı başkenti İstanbul olurdu’ sözlerini hatırlatan Çodur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de dünyanın gözbebeği olan şehrin ihtiyaçlarını karşılamak için küresel düşünüp mahalli hareket ediyoruz. Kaynakları artırıp mevcut kaynakları korumaya çalışıyoruz.” Musluktan su için Çodur, İstanbul’un su sıkıntısının had safhada olduğu 1994 yılını ‘tam bir felaket’ olarak nitelendirerek, “Bugün İstanbul’a Dünya Sağlık Teşkilatı, AB ve Amerika’nın öngördüğü standartlardan daha iyi su veriyoruz. Bu yüzden bütün İstanbullular’ın musluktan su içmelerini tavsiye ediyoruz. Bunları yeterince anlatamadığımız için İstanbullular suyla ilgili yeterli bilgiye sahip değil” dedi. Çodur, Akdeniz ülkelerinin İSKİ’nin laboratuvarında kendi sularını kontrol ettirdiğini ifade ederek, “Eski İSKİ Genel Müdürü Atom Damalı, Mısır ve Libya’ya bizim suyumuzu satmak için Fransa’da tahlil yaptırdı. Orada da bizdeki sonuçların aynısı çıktı” diye konuştu. Havzalara uydu kontrolü New York’ta su havzalarının ulusal strateji içinde kabul edildiğinin, ABD’de de su havzalarının milli park ilan edilip hiçbir yapılaşmaya izin verilmediğinin altını çizen İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur, buna karşılık İstanbul’da su havzalarında içlerinde kamu yapılarının da bulunduğu 120 bin yapının yer aldığını söyledi. Çok hassasız Çodur, İstanbul Valisi Muammer Güler ve Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da su havzalarının korunması konusunda çok hassas olduğunu vurgulayarak, “Bizim havza yönetmeliğimiz vardı. Su havzalarındaki belediyeler bu yönetmeliğe göre imarlarını İSKİ’den görüş aldıktan sonra yapacaktı. Ancak İstanbul belediyeleri bu şartlara uymadı. Yapılaşmaya izin verdi. Biz yürütmeyi durdurma kararları aldık. Ruhsat iptalleri yaşandı. Vatandaş da mağdur oldu. Bugün havzalarda 120 bin bina var” şeklinde konuştu. Çodur, artık bu binaları tasfiye etmenin kolay olmadığını dile getirerek, bu noktadan sonra tek yapılabilenin dönüşümü sağlamak ve daha fazla yapılaşmaya müsaade etmemek olduğuna işaret etti. Çodur, İstanbul’un tarihinde hep su problemi olduğunu belirterek, Başbakan Erdoğan’ın belediye başkanlığında su probleminin çözüldüğünü ve aynı problemin tekrar yaşanmasını istemediklerini kaydetti. Denize girilebilir İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur, İstanbul’daki denizlerin kirliliği sebebiyle vatandaşların denize girmek için çok uzaklara gitmek zorunda olduğunu ifade ederek, artık yapılan altyapı çalışmalarıyla bu durumun değiştiğini açıkladı. Çodur, “Denizin temizlenmesi için öncelikle pis su girişi önlenmeli. Pis su girişi önlenince tabiat kendini yeniliyor. 1994’te iki arıtma tesisi vardı. Bu tesislerde bütün suyun yüzde 8’i arıtılıyor kalan atık su olduğu gibi denize gidiyordu. 12 arıtma tesisi var. Bugün Tuzla ile Birinci Köprü arasında dere ağızları haricinde denize girilebilir. Avrupa yakasında ise Baltalimanı ve Çırpıcı dereleri arasında dere ağızları haricinde denize girilebilir. İstanbul’un tamamında denize girilebilmesi için de dere ıslahlarının ve kimi bağlantı noktalarının yapılması gerekiyor. Bu sene 242 trilyonluk yatırım yapacağız. Anadolu yakasında 14, Avrupa yakasında ise 11 dere ıslah edilecek. İstanbul’daki derelerin tamamı olan 68 dere için de 2 milyar dolar lazım. Kaynak sağlanırsa bu işi 2 yıl içinde bitirebiliriz” dedi. Çeşmelere tadilat İSKİ Genel Müdürü Çodur, İstanbul’daki tarihi çeşmelere yönelik yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgiler de verdi. İstanbul için ‘Su medeniyetinin başladığı yer’ diyen Çodur, ilk su sarnıcının ve ilk açık su depolarının İstanbul’da yapıldığına dikkat çekti. Çodur, İstanbul’daki halen aktif olan 500 yıllık Kırkçeşme sularının dünyadaki tek misal olduğunu anlatarak, “Tarihi çeşmelerimizi restore ediyoruz. İstanbul’da binin üzerinde tarihi çeşme var. Anıtlar Kurulu’na onaylattıkça yapıyoruz. Bize müdahale etmesinler iki senede bin çeşmeyi de bitiririz” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT