BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ömer’inize yazıklar olsun!”

“Ömer’inize yazıklar olsun!”

Medîne-i Münevverenin taşrasına akşam namazı vakti bir kâfile gelip, konmuştu. Hazreti Emîr-ül mü’minîn Ömer giderken, Abdürrahmân bin Avf hazretlerine rast geldi. Dedi ki: Gel seninle bu gece, bu kâfileyi bekleyelim.



Medîne-i Münevverenin taşrasına akşam namazı vakti bir kâfile gelip, konmuştu. Hazreti Emîr-ül mü’minîn Ömer giderken, Abdürrahmân bin Avf hazretlerine rast geldi. Dedi ki: Gel seninle bu gece, bu kâfileyi bekleyelim. Böylece, hırsızlardan zarar görmesinler. Rahat olsunlar ki, yorgundurlar. Hilâfet zamanımızda eğer bunlara bir zarar olacak olur ise, kıyâmet gününde bizden sorarlar. O gece kâfileyi beklerken, bir çocuk, bir mahalde, bir evin içinde devamlı ağlıyordu. Hazreti Ömer o evin kapısına varıp, anasına seslenip, şu ağlayanı ağlatma deyip, tenbîh eyleyip, gelip, yine kendi ibâdetine meşgûl oldu. Çocuk gittikçe ağlamasını arttırdı. Hazreti Ömer defalarca, şu ma’sûmu ağlatma diye gitti geldi. Tâ ki, seher vakti oldu. Kâfile de uykudan uyandılar. Hazreti Emîr-ül mü’minîn o hâtunun kapısına varıp, dedi ki: Ne yaramaz, merhameti olmayan anasın ki, bu gece bu tıfıl rahat olmadı. Sabaha kadar bağırması dinmedi, dedi. O hâtun cevap verdi ki: Yâ Ebâ Abdullah! Niçin beni kötülersin ve beni azârlarsın. Benim hâlimden haberdâr değilsin ki! Ben bu çocuğu sütten kestim. Evde yiyecek cinsinden bir nesne yoktur ki, onun ile oyalayayım, susturayım, rahat olsun, dedi. Emîr-ül mü’minin hazretleri dedi ki: Bu çocuk kaç yaşındadır? Hâtun da dedi ki: Henüz bir yaşını bitirmemiştir. Emir-ül mü’minin buyurdu ki: Niçin vakti gelmeden sütten kestin. Hâtun cevap verdi ki: Halifemiz olan Hazreti Ömer’e Allahü teâlâ insâf versin. Çocuklar sütten kesilmeyince nafaka takdîr eylemez. Ona binâen vakitsiz kestim. Hazreti Ömer geri dönüp, ağlayarak mescide geldi. Sabah namazını şiddetli ağlamaktan güçlük ile kılıp, selâm verdikten sonra, ağlaya ağlaya “Sizin Ömer’inize yazıklar olsun, yazıklar olsun!” dedi. Hemen o sâat tellâllar bağırdı ki: Her Müslümanın, gerek oğlu ve gerek kızı doğar ise, gelsin Halifeye bildirsin ki, beyt-ül-mâldan ona nafaka takdîr etsin. Şimdiden sonra kimse nafaka tamahıyla evlâdını vaktinden önce sütten kesmesin ve bu türlü kimselerin evlâdı var ise, getirsinler, bugünden nafaka yazdırsınlar. Herkes, sürûr ve safâ içinde, sevinerek, Hazreti Ömer’in adâletine ve insâfına hayrânlık duydular.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT