BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > PKK ile mücadele ve ABD’nin tutumu

PKK ile mücadele ve ABD’nin tutumu

Türk-Amerikan ilişkilerinin en önemli gündem maddesini, Kuzey Irak’taki PKK varlığının sona erdirilmesi oluşturuyor. Türkiye PKK teröründen çok çekti. Giderek iç savaşa sürüklenen Irak’ta, PKK’nın yeniden güçlenme ortamı bulmasına, Türkiye’nin hiç bir şekilde rıza göstermesi mümkün değildir.



Türk-Amerikan ilişkilerinin en önemli gündem maddesini, Kuzey Irak’taki PKK varlığının sona erdirilmesi oluşturuyor. Türkiye PKK teröründen çok çekti. Giderek iç savaşa sürüklenen Irak’ta, PKK’nın yeniden güçlenme ortamı bulmasına, Türkiye’nin hiç bir şekilde rıza göstermesi mümkün değildir. Türkiye’nin bu hassasiyetini, Amerikalı yetkililer gayet iyi biliyorlar. PKK’yı ta başından beri “terörist örgüt” ilan eden ve Türkiye’nin PKK ile mücadelesine hep destek olmuş bir ABD, zaten başka türlü hareket edemez. Ancak, ABD’nin Irak’taki öncelikleri ile Türkiye’nin PKK ile mücadeleye yönelik acil ve haklı taleplerini uyuşturacak işbirliği formülü henüz bulunmuş değil. Sıkıntı burada başlıyor. PKK terörünün bitirilmesinde karar ve hedef birliği içinde olunduğu halde, bu doğrultuda uygulamaya yönelik adımların ABD tarafından yeterince atılmamasının yolaçtığı büyük bir gerilim var. Bu konuda geçen hafta Washington’da heyetler arası görüşmeler oldu. Ayrıca Ağustos ayının ilk haftasında yine Washington’da, Irak’lı temsilcilerin katılımı ile üçlü bir toplantı daha yapılacak. Pentagon’dan üst yetkililerin Ankara’yı ziyaretleri de programa bağlanmış durumda. Bir üst düzey Türk yetkili bize, “PKK ile ortak mücadele için artık operasyonel adımların atılmaya başlama noktasına gelindiğini” ifade etti. Zaten Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da hafta başındaki basın toplantısında, “ABD’nin terör örgütü PKK’nın lider kadrosunun yakalanması için emir verdiğini” açıkladı. ABD: “PKK bizim de problemimiz” Öte yandan ABD Dışişleri bakan yardımcısı Dan Fried, Washington Enstitüsü isimli düşünce kuruluşunda, Turgut Özal’ı anma toplantısında, “PKK sadece Türkiye’nin değil, bizim de problemimizdir!” dedi. Fried ayrıca “Türkiye’nin PKK’nın terörist bir örgüt olduğu yönündeki tutumunu paylaşıyoruz. Irak’ta PKK’ya yer olmadığı gürüşünü paylaşıyoruz.. Türkiye’nin hassasiyetlerini iyi biliyoruz.” şeklinde konuştu. Washington Enstitüsü isimli Musevi düşünce kuruluşu yıllardır rahmetli Turgut Özal için anma toplantıları düzenliyor. Bu yıl yedincisi yapılan anma toplantısının konuşmacısı, ABD Dışişlerinin 3 numaralı yetkilisi Nicholas Burns olarak belirlenmişti. Ancak toplantının saati, Washington’ı ziyaret eden Hindistan Başbakanı’nın programı ile çakışınca, Burns’ün konuşma metnini, bakan yardımcısı Fried okudu. Burns mesajında, “PKK terör tehditine karşı ABD’nin, Türkiye ve Irak ile birlikte çalıştığını ve daima çalışmaya da hazır olduğunu” kaydetti. Burns, “Türkiye ve ABD 21. yüzyılın doğal müttefikleridir” ifadesini kullandı. “PKK ile mücadele konusunda, istihbarat, finansal, diplomatik, güvenlik ve askeri olmak üzere her türlü tedbire yoğunlaşıldığını; Türkiye ile ABD’nin Irak’ta birlikte çalışılması gerektiğini” belirtti. Sınırötesi harekât seçeneği Başbakan Tayyip Erdoğan , “Türkiye’nin gerekli görmesi halinde Irak’ta sınırötesi operasyona girişme hakkının bulunduğunu” çok açık ve net ifadelerle ortaya koydu. Zaten ABD de, gerekirse Türkiye’nin Irak’ta sınır ötesi harekâta girişeceğinin çok iyi farkında. Ancak bu tür harekâtın hem kendisini, hem de müttefik Türkiye’yi uluslararası arenada zor duruma düşüreceğini de biliyor. Bu yüzden sınırötesi harekâta gerek kalmadan, Irak’ta PKK varlığının sona erdirilmesi formülleri aranıyor. Bu arada Genelkurmay 2. Başkanı İlker Paşa da, “sınırötesi hatekâttan önce yapılması gerekenler bulunduğunu” belirtti. Dışişler sözcüsü Namık Tan’ın, “PKK ile mücadele konusunda ABD ile işbirliğinde en ufak bir sorun yaşadığımızı söyleyemeyiz!” açıklaması da önemli. ABD’nin artık, Türkiye’nin endişelerini giderecek adımları atmaya başlayacağını gösteriyor. ABD’nin, Türkiye’yi tatmin edecek ve endişelerini giderecek uygulamaları başlatması, Türk-Amerikan ilişkilerindeki duygusal gerginliği de sona erdirecektir. Bu durum, Türk-Amerikan ilişkilerindeki verimli işbirliğini daha da artıracak; ayrıca ilişkiler üzerinde spekülasyon yapan art niyetli çevrelere de iyi bir cevap olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT