BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Ben’ sözünü ilk defa duydu

‘Ben’ sözünü ilk defa duydu

Bütün komutanların gözleri yaşlıydı... Hepsi, yürekleri yana yana ikinci fikirde, ablukayı yarma düşüncesinde olduklarını, askerlerinin de aynı görüşleri paylaştığını söylediler.



Bütün komutanların gözleri yaşlıydı... Hepsi, yürekleri yana yana ikinci fikirde, ablukayı yarma düşüncesinde olduklarını, askerlerinin de aynı görüşleri paylaştığını söylediler. Osman Paşa, akları fazlalaşmaya başlamış sakalından inci tanesi gibi yaşlar süzüle süzele, şunları söyledi: “Benim de fikrim bu... Fakat kendimizi aldatmıyalım, böyle bir hareketin muvaffakiyet ihtimali azdır ve çok kan dökülecektir. Fakat askerî şerefimiz, dinimiz, bizi bu şekilde hareket etmeye zorlamaktadır.” Gözü yaşlı kumandanlar, gözlerini Gazi Osman Paşa’nın yüzünden, akı çoğalmış sakalından ve bu sakaldan süzülen gözyaşlarından ayıramıyorlardı. Gazi Osman Paşa, henüz 45 yaşındaydı. Bir ay önce idi... Gorni Dubnik ve Telis’in düştüğü, Sofya yolunun kapandığı haberi geldiğinin sabahında... Osman Paşa’yı görenler, gözlerine inanamamıştı. Simsiyah sakalları bir gece içinde şehitlik kefenliğini giyer gibi bembeyaz, siyahlar görünmez olmuştu. Osman Paşa, “Tek şanslı görünen çıkış yolu, Vid Köprüsü’nden Rus hatlarını zorlamak. Kuzeybatıdan, çıkışa, Rus hatlarını yarmağa muvaffak olursak, İsker suyunu takib ederek Sofya’ya gidilecek... Sofya’daki Türk ordusu ile birleşiriz Şimdiden bütün tedbirler alınsın. Muhtemelen on gün kadar sonra, yarma harekatını yaparız. Aman Plevne’den dışarı kuş uçmamalı. Ruslar, kati surette, niyetimizden haberdar olmamalı. Onlar, böyle bir harekat bekliyorlar, ama zamanının ve yerini bilemiyorlar. Rusların, niyetimizi öğrenmeleri, sonumuz, yaptığım bütün işlerin boşa gitmesi olur” şeklinde son ikazlarda bulundu. Gazi Osman Paşa, “Yaptığım bütün işler” dediği anda, Hikmet Dede, Kara Ahmet ile birlikte kahveleri getirmiş ve Osman Paşa’nın son sözünü duymuştu. Duymasıyla birlikte, sendeledi, az kalsın kahveleri döküyordu. Yüreği sancıdı, “Bugüne kadar hiç ben yaptım demeyen, hep Allah’ın izniyle başardık diyen Paşam bunu nasıl söyledin” düşüncesinde yazıklandı. Osman Paşa’ya baktı hiçbir şeyin farkında değildi. O, yarma harekatı başarılırsa neler yapılacağını anlatıyordu. Osman Paşa, “Harekatımız başarılı olursa, Vidin’deki kuvvetler de çağırılınca, Sofya’da 150 piyade taburu, süvari ve topçu kuvvetleri ile bir or?dular grubu teşekkül edecek. Ruslar, bu kuvveti ardlarında bı?rakıp, Edirne’ye uzanamazlar, İstanbul’a yaklaşamazlar” diyordu. İstan?bul’un geleceği, tâ Tuna kıyılarında münakaşa ediliyordu. Zîrâ I. Murad devrinden, XIV. asır sonlarından beri Türkiye’nin tabiî sınırı Tuna idi... Gazi Osman Paşa ve kumandanları, karar verdiler....10 Aralık 1877 gecesi çıkış harekatı yapılmasına... Dokuz gün boyunca bunun için hazırlıkta bulunulmasına... Bu zaman zarfından Plevne’den bütün çıkışların yasaklanmasına... Rusları şüphelendirecek bütün hakeketlerden kaçınılmasına... *** Aralık ayının ilk haftası, huruç, yarma harekatı için yapılan hazırlıklarla geçti. Panik olmaması için sivil halka, ilk başta bir şey söylenmedi. Osman Paşa, ‘harekattan iki gün önce söyleriz’, demişti. Osman Paşa, yaralı ve hastaları Plevne’de bırakmaya mecburdu. Bulgar papazlarını çağırttı. Haçı öptürerek ve İncil üzerine yemin ettire?rek, bu zavallılara bir şey yapılmıyacağına dâir söz aldı. Ama... > Devamı var
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT