BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1999 yılında emlâk vergisi

1999 yılında emlâk vergisi

Bilindiği gibi, geçen yaz kabul edilen ve kamu oyuna “vergi reformu” şeklinde takdim olunan 4369 sayılı Kanunla, Emlâk Vergisi Kanununda çok önemli değişiklikler yapılmıştır.



Bilindiği gibi, geçen yaz kabul edilen ve kamu oyuna “vergi reformu” şeklinde takdim olunan 4369 sayılı Kanunla, Emlâk Vergisi Kanununda çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerle, emlâk vergisi oranları önemli ölçüde düşürülmüştür. Öte yandan gayrimenkul alım satım harçları da, önemli ölçüde düşürülerek mükelleflerin, gayrımenkullerinin gerçek değerlerini beyan etmeleri ve işlemlerini bu değer üzerinden yapmaları sağlanmaya çalışılmıştır. Bu değişiklikler sonucunda, ödenen vergilerin de yıl bazında farklılaşması esası kabul edilmiştir. Bütün bu değişikliklerin bu yılki sonuçları ile ilgili pek çok okurumuzdan soru faksı almaktayız. Soruları ayrı ayrı cevaplandırmak yerine, bu yıl ödenecek vergiye ilişkin esasların tekrar ve bir bütün halinde irdelenmesinin daha uygun ve daha yararlı olacağı inancındayız. 1999’DA ÖDENECEK EMLÂK VERGİSİNİN HESABI Emlâk Vergisi Kanununa göre, emlâk vergisi beyannamsi verenler, genel beyanı izleyen yıllarda vergilerini, beyan ettikleri değerin yeniden değerleme oranı kadar arttırılmış tutarı üzerinden ödeyeceklerdir. Bu uygulama her yıl aynı şekilde devam edecektir. 1998 yılı Yeniden Değerleme Oranı, 267 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ile % 77,8 olarak açıklanmıştır. Bu durumda örneğin, evinin değerini geçen yıl 50 milyar olarak beyan eden kişi, bu yıl vergisini, bu değerin % 77,8 fazlası olan 88 milyar 900 milyon üzerinden, yeni orana göre binde 1 oranında 88.900.000 TL olarak ödeyecektir. Yine geçen yıl, 4369 sayılı Kanunun ilk uygulama yılı olduğu için, verilen beyannamelerde gösterilen asgari emlâk değerinin eski orana göre hesaplanan vergisinden aşağı vergi ödemek mümkün olmadığından, çoğu mükellef, eski oranlara göre vergi ödediler. Ancak bu düzenleme, bu yıl 1999 ve ileriki yıllar için yürürlükte olmadığından, artık vergi, sadece yeni oranlara göre hesaplanacaktır. Yeni oranlar ise, konut şeklindeki binalar için binde 1, diğer binalar için binde 2, arsalarda binde 3, arazilerde ise binde 1’dir. Dolayısıyla, bu yıl ödenecek vergi, geçen yıl hangi oranda vergi ödenildiğine bakılmaksızın gayrimenkulün geçen yıl beyan edilen değerinin % 77,8 fazlasının yeni vergi oranıyla çarpılması suretiyle hesaplanacaktır. Bu düzenleme geçenlerde de yazdığımız gibi, garip ve adaletsiz sonuçlar ortaya çıkarmış ve gayrimenkulünün değerini, ek beyanname vererek ve Kanunu dikkate alarak gerçek değere yükseltenler, adeta cezalandırılmıştır. Nasıl mı? Konutunun değeri 10 milyar lira olan iki kişi düşünelim. Biri bu değeri aynen bırakıp geçen yıl, asgari orandan (binde 4) 40 milyon lira vergi ödemiş olsun. Diğeri, bu değeri süresinde dört katı arttırıp, yeni orandan aynı vergiyi ödemiş olsun. Bu kişilerin 1999’da ödeyecekleri vergiyi hesaplayalım. Birinci mükellef, yani değeri arttırmayan, 10 milyarın % 77,8 fazlası olan 17 milyar 780 milyon liranın binde biri oranında, yani 17.780.000 TL emlâk vergisi ödeyecektir. Konutunun değerini dört katı arttıran diğeri ise, arttırdığı 40 milyarın % 77,8 fazlası olan 71 milyar 120 milyon lira üzerinden binde bir oranında, 71.120.000 TL emlâk vergisi ödeyecektir. Konutunun vergi değerini gizleyenin vergisi azalmış, dürüst mükellefin vergisi artmış. EMEKLİLERDE VERGİ İNDİRİMİ Geçen yıl vergi ödemesi ile 1999’da ödenecek vergiyi farklılaştıran bir diğer konu da, bazı mükelleflerin vergilerinin oranının sıfıra indirilmiş olmasıdır. Emlâk Vergisi kanununda 4369 sayılı kanunla yapılan değişikliklerle binlarda vergi oranı binde 2’ye indirilmiş, ancak bu oranın meskenlerde binde bir olarak uygulanması öngörülmüştür. Öte yandan Kanunla, Bakanlar Kuruluna, Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup, gelirleri münhasıran kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret olanların veya bunlardan kendileri üzerinde kayıtlı meskeni olmayanların anılan kurumlardan aylık almayan ve herhangi bir geliri de bulunmayan eşlerinin aynı nitelikteki meskenlerine ait vergi oranı ile şehitlerin dul ve yetimlerine ve gazilere ait tek meskenlerin vergi oranını sıfıra kadar indirme yetkisi tanınmıştı. Ancak bu yetkinin Bakanlar Kurulunca 1998 yılında kullanılmaması sebebi ile, geçtiğimiz yıl anılan durumlarda olanlar, vergilerini genel oranlara göre ödemek zorunda kalmışlardı. Bu yetki, 1.12.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 98/12031 sayılı Bakanlar kurulu Kararı ile kullanılmış ve anılan kararla, “Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların veya bunlardan kendileri üzerine kayıtlı meskeni olmayanların anılan kurumlardan aylık almayan ve her hangi bir geliri de bulunmayan eşleri ile şehitlerin dul ve yetimlerine ve gazilere ait tek meskenin bina vergisi oranı sıfıra indirilmiştir.” Bu kararın uygulama esasları ise, Maliye Bakanlığınca 27.12.1998 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bir Genel Tebliğ ile açıklanmıştır. Anılan Genel tebliğe göre, indirimli vergi oranından yararlanacak, daha doğrusu oranın sıfıra indirilmesi dolayısıyla vergi ödemeyecek olan mükellefler şunlardır: - Gelirleri sadece kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanlar ile bunların dul ve yetimleri, - Kendi üzerine kayıtlı meskeni olmayan söz konusu emeklilerin, başka bir geliri bulunmayan eşleri, - Şehitlerin dul ve yetimleri, - Gaziler. İndirimli vergi oranından yararlanmak için, eskiden olduğu gibi, söz konusu meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kendileri kirada oturanlar da, diğer şartları taşımaları halinde, oran indiriminden yararlanabileceklerdir. Öte yandan tek meskene tam olarak değil de, hisse ile sahip olunulması halinde de indirimli oran uygulanacaktır. Anılan durumda olanların tek meskeninin dışında başka bir meskene sahip olmamalaları gerekmekte olup, bu şart başka bir gayrimenkule sahip olmama biçiminde anlaşılmamalıdır. Örneğin, tek meskeni bulunan ve ayrıca bir dükkanı veya arsası bulunan emekli de, söz konusu indirimden yararlanabilecektir. Ancak bu ikinci gayrimenkulden kira vb. gelir elde edilmemesi gerekir. Aksi halde, bu defa, başka bir geliri bulunmama şartı ihlal edilmiş olur. Ayrıca, muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan yazlık ev yahut devre mülk gibi meskenler için indirimli orandan yararlanmak mümkün değildir. Sosyal güvenlik kurumlarından emekli aylığı alanlar ile bunların dul ve yetimlerinin, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde de, bunların meskenlerine indirimli oran uygulanmayacaktır. Öte yandan şehitlerin dul ve yetimleri ile gazilerin, bu imkandan yararlanabilmeleri için tek şart, tek meskenlerinin olmasıdır. Bu mükellefler için, bu meskende bizzat oturma veya sosyal güvenlik kurumlarından alınan gelirden başka bir gelirinin olmaması gibi ek şartlar söz konusu değildir. Bu indirimlerden yararlanmak isteyenlerin, bu indirimden yararlanabilmeleri için, Belediyelerden örneğini ücretsiz olarak temin edecekleri bir formu doldurup vermeleri yeterli olacaktır. Ancak, 1998 öncesinde de, ilgili formu vererek indirimden yararlanmış olanların, yeniden form vermelerine gerek yoktur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99503
    % -0.33
  • 5.6393
    % -1.83
  • 6.3819
    % -1.56
  • 7.4307
    % -2.03
  • 239.303
    % -1.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT