BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hristiyanlar neden anlayamaz?

Hristiyanlar neden anlayamaz?

Kim bu karikatürleri çizenler, peygamberimize resimler uyduranlar ve arkalarında duranlar? Tanrı, İsa ve Meryem’in aynı kişi olduğuna (teslise) inanan ve çarmıha gerilmiş resimlerini, heykellerini yapa gelenler. Metal suretleri boyunlarında, kollarında küpe diye kulaklarında taşıyanlar. Melek diye, güvercin eşkalinden ötesine aklı yetmeyenler.



Kim bu karikatürleri çizenler, peygamberimize resimler uyduranlar ve arkalarında duranlar? Tanrı, İsa ve Meryem’in aynı kişi olduğuna (teslise) inanan ve çarmıha gerilmiş resimlerini, heykellerini yapa gelenler. Metal suretleri boyunlarında, kollarında küpe diye kulaklarında taşıyanlar. Melek diye, güvercin eşkalinden ötesine aklı yetmeyenler. İkonalarıyla, kokanalarıyla birlikte yaşayanlar, “Ahit”lerini kendi yazıp, kendi bozanlar... Öyle bir toplum ki tanrıların, azizlerin, sanatçıların, zalimlerin, zenginlerin, fahişelerin, dâhilerin, hayvanların heykelleri var! Her meziyet, süfli niyet, neşe hüzün, hassasiyet, hakikat namına bildikleri her şey beş duyunun sınırlarında. Elle dokunulur, baltayla, yontulur, fırçayla boyanır, kalemle çizilir, teraziyle tartılır kılınmış. Akılları kavramıyorsa anlamı da, kıymeti de yok... Nefse engel koymamaya “tam özgürlük” edep tanımazlığa “sınırsız sanat” diyorlar. Eşcinselliği, her tür sapık ilişkiyi kanunla korumaya alıyorlar. Müslümanlarla alay etmeyi, değerlerini aşağılamayı “basın özgürlüğü” sayıyorlar. Keyiflerinden geri düşmemeyi ve dünyevi olanı seçmişler. Öyle ki; “Mücerredin çilesinde hüzün damıtmaktansa, müşahhasa döküver gitsin, ıssız ve sessizde izler bükük tefekkür etmektense, kalabalıklar, alkışlar ve coşkular eşliğinde sazlara, senfoniye yükleyiver bitsin” havasındalar. Kalbten kalbe zaman ötesi bir pandül vurup dururmuş, 15 asır geçse de sevenler, o tek sevgide buluşurmuş, Sessiz, hareketsiz, suretsiz, kalıpsız, tartısız, gösterişsiz ortamlarda, Bilinmezi, bilinemezi, “ötelerin ötesi”ni zikredenler için zaman dururmuş... Bu da bizim, müminlerin kültürü, sezgisi... ? Bilselerdi yapmazlardı Onlar tanrılarını tarif ettiler! Kalıba, çizgiye döktüler. Ürettikleri mabutlarıyla yaşıyorlar. Bizler ise “Amentü”ye inanıyoruz. Hristiyan, ateist, deist batının anlamadığı, bizimle onları ayıran çizgi bu. Biz onlara karışmıyoruz, onlar da bizi anlamalılar. Danimarka’da başlayıp, yandaşlar bularak Avrupa’ya yayılan saygısızlığı neden yapmış olabilirler? İki ihtimal akla geliyor; Birincisi Huntington’un soğumaya yüz tutmuş “Medeniyetler çatışması” tezini ısıtıp, İslam düşmanlığının canlı kalmasını istiyor olabilirler. İkinci ihtimal; böyle bir kasıtları yoktur. Ama kendi seküler dünyalarındaki gibi, Müslüman değerlerini de kurcalanır, çizilir, yontulur zannediyor olabilirler. Çünkü bizim anladığımız anlamda ‘mukaddes’i onlar hiç tanımadılar. Bu ihtimal bize daha yakın geliyor. Müslümanlara düşen barut olup patlamak, benzin olup parlamak değil! Mitinglerde bayrak yakmak, “sizi boğazlarız” demek ucuz iş. Şimdi dikkatler yoğunlaşmış iken, onlara İslam’ı anlatmanın zamanı. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım nüansı fark ettirerek. O da ilimle olur. Amelle, ihlâs ile olur...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102459
    % 0.88
  • 5.6399
    % -0.71
  • 6.3294
    % -0.71
  • 7.0547
    % 0.08
  • 260.991
    % -0.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT