BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Poyrazda Boğaz turu

Poyrazda Boğaz turu

Yaz aylarında sıcak rüzgârlar esmeye başlayınca biz de rotamızı denizlere doğru çevirip futboldan biraz uzaklaşalım dedik. Ancak sevgili F.Bahçe yakamızı bırakmıyor. Real Madrid’ in iskeletinden kopardığı Roberto Carlos’la yeni sezonda epey caka satacak, helâl olsun...



Yaz aylarında sıcak rüzgârlar esmeye başlayınca biz de rotamızı denizlere doğru çevirip futboldan biraz uzaklaşalım dedik. Ancak sevgili F.Bahçe yakamızı bırakmıyor. Real Madrid’ in iskeletinden kopardığı Roberto Carlos’la yeni sezonda epey caka satacak, helâl olsun... Caka satacak derken adına yapılan R.Carlos formalarını alabilmek için millet şimdiden kuyruğa girdi, haberiniz olsun... Denizlerden konuyu açmıştık devam edelim. Her yıl haziran ayının onunda İstanbul Boğazı’nda hem kutlama, hem de ses duyurma turu yapılır. Pazar gününe rastlayan bu gösteriye katılmamak olmazdı. Adı “İstanbul’u seviyorum, el ele verelim, koruyalım.” Her şeyi anladım da İstanbul’u sevmeyen zaten yok. Yıllar önce üç beş milyon olan nüfus, bu günlerde yirmi milyon duvarına çarptı. Yani o kadar çok seviliyor ki, Anadolu boşaldı İstanbul’a akın akın taşındı. Sevilmese neden gelsinler. Şimdi gelelim konumuza... Sabahın erken saatlerinde esmeye başlayan poyraz rüzgârı, beyaz köpüklerini çılgınlar gibi teknelere vuruyor. İstikamet İstanbul Boğazı’nın şirin koylarından Beykoz. Akıntı burunlarını aşmayan bilemez. Oralar 4 - 5 deniz mili kuvvetinde eser. Her an her şey olabilir. Ancak mutlaka gidilecek. Çünkü, İstanbul’u sevdiğini nasıl ispat edeceksin. Marmara’nın balıkçı barınakları, kooperatifleri yollara düşerken bize oturmak yakışmazdı. Aldık şapkamızı, tişörtümüzü giydik kervana katıldık. Allah’tan Kocamustafapaşa plakalı Cemil’in teknesi vardı önümüzde. Adam sanki asfaltta gidiyor. O dalgalar arasında Mesut’un flamaları, Haydar Başkanın nezaretinde tekneye takıldı. Mazotumuz bedava olunca, gel keyfim gel. Nerede nokta koyacağım bilemiyorum. Kafamda soru işaretleri dolaşıyor. İstanbul dünyanın en büyük metropolleri arasında. Ve bu şehir için her gün yeni bir çivi çakılıyor. Avrupa - Asya - Avrupa kara yolu çok yakında açılacak, hem de İstanbul Boğazı’nın altından. Metro, hızlı tramvay vızır vızır dolaşıyor. Klimalı otobüslere binmeyi hayal edemezken artık yüzümüz gülüyor. Son olarak bu İstanbul artık Roberto Carlos’u bile seyredecek... Onun için yapılan, gerçekleşen her türlü icraat bizlere güç vermeli. Ne demişler “yiğidi öldür ama hakkını ver.” İstanbul’u sevdiğimizi bir kez daha ispat ettik. Mesaj yerine ulaşmıştır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT