BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 5000 yıllık Türk bayramı

5000 yıllık Türk bayramı

Anlaşılamayan bir şey var: Nevruz, 5000 yıllık bir Türk bayramı imiş. Altay dağlarının en soğuk zamanlarında, bu nasıl bahar bayramı!



Anlaşılamayan bir şey var: Nevruz, 5000 yıllık bir Türk bayramı imiş. Altay dağlarının en soğuk zamanlarında, bu nasıl bahar bayramı! Nevruz’un Farsça yeni gün demek olduğu ve eski İran takviminin başı olan 21 Mart gününe tekabül ettiği malum. İran mitolojisine göre Nevruz, Perslerin ilk hükümdarı efsanevî Cem’in tahta çıkış tarihi imiş. Bunu yılbaşı yapıp dinî ve millî bayram ilan etmiş. Her sene bu günde mücevherli kaftanıyla debdebeli tahtına oturur, güneşin ilk ışıklarının üzerine vuruşunu haşmetli bir merasim hâlinde herkese seyrettirirmiş. Zerdüşt dininin mukaddes kitabı Avesta’da yazdığına göre 700 sene yaşamış, 300 sene İran’da kimse hasta olmamış. İran’a altın devrini yaşatmış; adaletle hükmetmiş; sonraları yoldan çıkıp kendisini tanrı ilan ettirmiş. Tarihî vesikalara bakılırsa, Cem’in tahta çıkışı miladdan önce 700 yılıdır. 25 yıl tahtta kalmıştır. Görülüyor ki, Nevruz’un temeli İran mitolojisine dayanıyor ama, 5000 yıllık değil. ZERDÜŞT BAYRAMI Nevruz, Zerdüşt dininin iki bayramından birisi. Diğeri 21 Eylül’deki Mehrican. Her ikisi de güneşin hareketleriyle irtibatlı mühim iki güne denk geliyor. Bu da İranlıların hem güneşin hareketlerine ehemmiyet veren Mitra dininin; hem de ateşe kıymet veren Zerdüşt dininin tesirini açıkça gösteriyor. Hele Nevruz’da ateş üstünden atlama, tam bir Zerdüşt merasimi değil mi? Üstelik Nevruz, İran takviminin sene başıdır. Bugün İran, Hindistan ve Afganistan’da kullanılan Celâlî takviminin yılbaşı da Nevruz’dur. Alın size bir tesir daha! İran Şiîleştikten sonra, Nevruz’a İslâmî bir kisve giydirilmiş; Hazret-i Ali’nin doğduğu gün kabul edilmiştir. Kürtler, Farslara uzaktan akraba olduğu için, Nevruz’a itibar etmeleri bir dereceye kadar anlaşılabilir. KUTLAYAN KUTLASIN Yıllarca çeşitli kavimlerin Türk asıllı olduğunu ispatlamaya uğraştık. Ulus, yalvaç, kurultay gibi Moğolca kelimeleri Öz-Türkçe zannettik. İşin farkına varınca, “Nasılsa Moğollar da Türk asıllı” dedik. Ecdadımızı çekik gözlü hayal etmeye başladık. Sonradan öğrendik ki, Moğollarla aynı asıldan gelmiyormuşuz. Dedelerimiz de çekik gözlü değilmiş. Şimdi de İran mitolojisiyle içli dışlı olmaya başladık. Politik gövde gösterilerine dönüşse de, yüzlerce kişinin kanına mal olsa da, son yıllarda Nevruz tekrar hayatımıza girdi. Kutlayan kutlasın. Kimsenin bir şey diyeceği yok. Ama buna patent vermek için, üzerine “Elli asırlık Türk bayramı” damgası vurmaya gerek var mı? 21 MART HANGİ BAHAR? Müslümanlıktan önce, Buhara ve havalisinde yaşayan bazı Türkler, Zerdüşt dinine girmişti. Bu da Asya’da kalan Türklerin bazılarının Nevruz’u kutlamalarını izah eder; ama Nevruz’un Türk bayramı olduğu manasına gelmez. Bu, Türkler üzerindeki İran ve Zerdüşt tesirini gösterir. Anadolu’da Nevruz hiçbir zaman yaygın olmamıştır. Hele bir de Nevruz ile Türklerin Ergenekon’dan çıkışı arasında irtibat kuruluyor ki hiç de inanası gelmiyor insanın. Nevruz Türklerin anavatanında bahar bayramı imiş. Senenin büyük bir kısmında dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü Altay dağlarında, 21 Mart’ın bahar başlangıcı olması mümkün mü? Üstelik Nevruz, meşhur “kocakarı soğukları”nın da başlangıcıdır. Ne bahar bayramı ama... TÜRK TARİHİ İÇİN ÇOK YENİ Bildiğimiz kadarıyla İslâm dini, başka dinlere ait bayramların kutlanmasını açıkça yasaklıyor. Noel’e, Paskalya’ya reaksiyon gösterenlerin, Nevruz’a, Mehrican’a alkış vermesini anlamak mümkün değil. Kim ne derse desin, Nevruz, şunun şurasında birkaç yıllık bir Türk bayramıdır. ATEŞİN KÖTÜLÜKLERİ YAKIP YOK EDECEĞİNE İNANILIYOR 21 Mart’ın bahar başlangıcı olarak kabul edildiği Nevruz’da ateş yakılarak üzerinden atlama geleneği vardır ki bu; bütün kötülük ve uğursuzlukların ateşle yakılıp yok olması inancına dayanır. Bu da Nevruz’un Zerdüşt geleneği olduğunun açık bir göstergesidir. Bu sebeple herkes niyet eder ve yakılan ateşin üzerinden atlar. Kösler cevap veriyor Sultan Fatih, bir gün sefere giderken, yolda yanındaki âlimlerle ilmî bahisler konuşuyordu. Bir ara, “Ey iman edenler! Allah’a ve resulüne iman ediniz” mealindeki Kur’an-ı kerim âyetinde peş peşe geçen “İman ediniz!” hitabının hikmetini sordu. Molla Hüsameddin, “Çalınan kösler, buna cevap veriyor padişahım” dedi. Yani köslerin “Düm! Düm!” sesleri, “İmanınızda devam ediniz!” manasına geliyor demek istedi. [Düm, Arapça, “devam et” demektir.] Bu beklenmeyen cevap, Sultan Fatih’in hoşuna gitti. Kokuyor mu? Roma imparatoru Vespasianus, bir ara hazine dara düşünce, şehirdeki tuvaletlerden vergi alınmasını emretmiş. Oğlu, bunun pis bir usul olduğunu söyleyip karşı çıkınca, babası eline aldığı bir parayı, oğlunun burnuna tutmuş: “Bak bakalım, kokuyor mu?”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95421
    % 0.25
  • 5.7665
    % -0.71
  • 6.564
    % -0.79
  • 7.3376
    % -0.87
  • 264.747
    % -0.13
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT