BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kobi Türkiyem

Kobi Türkiyem

Osmanlı’nın meşhur Tosun Paşa’sının torunu olan Bülent Tosun, İsveç’te gördüğü sistemi Türkiye’ye getirip bankada, hastanede, kuaförde, hamamda her gün 600 bin kişiyi sıraya sokuyor. Kendi ürettiği ödematiklerle ise 20 milyon YTL ciroya koşuyor



MEHMET GEL TEL : 0212 454 30 09 FAX : 0212 454 30 75 mehmet.gel@tg.com.tr TOSUN PAŞA’nın torunu banka kuyruklarını bitirdi Osmanlı’nın meşhur Tosun Paşa’sının torunu olan Bülent Tosun, İsveç’te gördüğü sistemi Türkiye’ye getirip bankada, hastanede, kuaförde, hamamda her gün 600 bin kişiyi sıraya sokuyor. Kendi ürettiği ödematiklerle ise 20 milyon YTL ciroya koşuyor Bülent Tosun, Boğaziçi Üniversitesi inşaat mühendisliği bölümünün ilk mezunlarından. Osmanlı’nın ünlü paşalarından Tosun Paşa’nın torunu olan Bülent Tosun, okuldan sonra Ankara’da mühendislik, müşavirlik ve taahhüt işleri yapmak üzere 1977’de TÜMSAŞ’ı kurar. 10 yıl boyunca o dönem Türk sanayinin temel taşları sayılan Gemlik Gübre Tesisleri, Petlas, Etibank-Elazığ Ferro-Krom Tesisleri ve Petkim Yarımca DDB İşletmesi gibi endüstriyel tesislerin alt ve üstyapı komple tatbikat projelerini gerçekleştirir. Ancak bunca projeye rağmen TÜMSAŞ’ın sıçraması bambaşka bir gelişmeyle olur. VİKİNGLERİ İKNA ETTİ İsveç’te para bozdurmak için bir bankaya giren Bülent Tosun, doğruca bankoya varır. Ancak memur ‘numara alıp sıraya geçmesi’ gerektiğini söyler. Yaşadığı bu olay Bülent Tosun’a o güne kadar yaptığı bütün uğraşlarını unutturur. Ve Türkiye’de olmayan bu sıralı numaralandırma sistemini Türkiye’ye getirmeyi kafaya koyar. Doğruca İsveç’te bu teknolojiyi üreten Q-matik adlı şirkete gider. Ve Vikingleri ikna edip 1990’da distribütörlüğünü almayı başarır. 3 yıl süren bir tanıtım mücadelesinden sonra sistemi önce Vakıfbank ve İş Bankası’na satmayı başarır. Bugün yaklaşık 5 bin noktada çalışan bu sistemler, bankalar dışında hastaneler, belediyeler, kamu kurumları gibi yerlerin dışında kuaför, hamam gibi farklı noktalarda da kullanılıyor. Tümsaş’ın sıra sistemlerini kullanarak Türkiye’de her gün 600 bin kişi sıraya giriyor. Tümsaş’ta baba Bülent Tosun şirketi aldığı distribütörlükle bir noktaya getirirken oğlu Orkun Tosun şirketi teknoloji üretip satan bir noktaya getirdi. Tümsaş, kendi Ar-Ge’sinin geliştirdiği ‘Ödematik’ makinesiyle her türlü ödeme kuyruklarına son vermeyi hedefliyor. Bozuk parayla dahi kullanılabilen makineler şu anda 7 ayrı Bank Asya şubesinde aktif olarak hizmet veriyor ve bankanın müşterisi olmayanlar da ‘Ödematik’ten yararlanabiliyor. FRENCHİSE VERECEK Türkiye’de Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra yurt dışında işletme tahsili gören oğul Orkun Tosun, 150 kişinin çalıştığı 7.5 milyon euro cirosu olan Tümsaş’ın hedeflerini anlatırken şöyle diyor; “Mecidiyeköy’de bu işlere başladığımızda yurt dışından distribütörlükler alarak büyüme stratejisi çok iyi tuttu. Biz Türkiye’de bina girişlerine konulan ‘Metal dedektör’leri de ilk getiren şirketiz. Sonra Q-matik’lerle daha da büyüdük. Ödematik ise kendi Ar-Ge’mizle yaptığımız bir ürün. Her gün 200 kişi her türlü faturasını bizim makinelerimizle ödüyor. Şimdi 70 cm boyunda yepyeni bir makine geliştirdik. Şimdi bunu ilk etapta 40 noktaya yaymak istiyoruz. Daha sonra da frenchise ile 400 noktaya çıkartacağız. Frenchise alanlar her yapılan işlemden 50 kuruş kazanç sağlayacaklar. Sonuç olarak Türkiye’nin çok büyük paralar ödeyerek yurt dışından ithal etmek zorunda olduğu makineleri artık biz kendi teknolojimiz ile Türkiye’de yapacak noktaya geldik. Böylece hem fiyat ucuzladı, hem de teknoloji odaklı şirket olduk. Tümsaş, distribütörlükten çıkıp teknoloji odaklı çalışan bir şirket oldu.” MERKEZ’İN BOZUK PARALARINI SAYACAK Tümsaş’ın Merkez Bankası’nın bozuk paralarını tasnif edecek yeni bir proje üzerinde çalıştığını anlatan baba-oğul, “Bozuk paralar darphanede basıldıktan sonra ayrıştırılacak. Sonra da piyasaya verilecek. İşte bu işi bizim geliştirdiğimiz makinelerle yapacağız” dedi. KOBİ FISILTI Mobilyacıyı Yunanistan güldürüyor >> İnegöl’de 45 bin kişi mobilya sektöründe çalışıyor. Önemli bir kısmı küçük esnaf olan İnegöllü mobilyacılar Yunanistan’a şu sıralar ciddi miktarda ihracat yapıyormuş. İç piyasada markalarla rekabette yenilen mobilyacı esnafın imdadına Yunanistan yetişmiş. Sonunda İnegöllü mobilyacı da dışa açılmayı başardı. ‘Kasayla değil kiloyla al dönemi’ >> İstanbul Hali’nde yönetim, halkın daha ucuz sebze ve meyve yemesini sağlamak amacıyla bir süredir hummalı çalışma içindeymiş. Halk artık kasalarla mal almak yerine 5 kg’lik paketlerde de sebze ve meyve alımı yapabilecekmiş. Bunun için de halkın rahatlıkla arabasıyla gelebilmesi amacıyla 3 bin araçlık otopark tahsis edilmiş. Anlaşılan marketlere yeni bir rakip geliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT