BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > *iğnelik...

*iğnelik...

Çıkalım bir geziye, Stres atalım dedik! Belirsizlik var diye, Pikniğe gidemedik!



*iğnelik... BELİRSİZ Çıkalım bir geziye, Stres atalım dedik! Belirsizlik var diye, Pikniğe gidemedik! Uzattık terâneyi, Kaç mizansen daha var? Belirsizlikten iyi, Derler, en kötü karar! Belirsizlik aslında, Bir kuantum ilkesi... Uzatmalı faslında, Fenâ gerdi herkesi! (...Sefa Koyuncu) tebeşir tozu “-Şehir, halkın hep birlikte yalnız kaldığı ortamdır...” (...Prochnow) kadınlar&erkekler... Kadın 10 yıllık kocasıyla tartışmaya başlamış; “-Peşimden az koşmadın... Ama senin o kur yaptığın dönemlerde dönüp bir kere bile sana bakmadım...” Adam, “Yeter artık” demiş; “-Ne olmuş yani?... Kapan da farenin peşinden koşmaz ama eninde sonunda fareyi yakalar...” tuzaktan kumanda (...CNN TÜRK-Nası Yani) SUNAY AKIN: Arabalara dikiz aynasını ekleyen bir kadındır. Dikiz aynalarını bir kadına borçluyuz, biliyor musunuz? HULUSİ DERİCİ: Ama onları en az kullanan da kadınlar... *** (...STAR-Gel Barışalım) TELEFON KONUĞU: Şebnem Hanım iyi yayınlar... ŞEBNEM KISAPARMAK: Teşekkür ederim efendim, size de iyi yayınlar... bizimkiler... ...Ve sayfa sekreteri Cem, muhabir oldu... İşte ilk vukuatı; Yöneticilerden biriyle yaptığı röportajı teybe almış ve gazetede onu çözüyor... Play düğmesine basıyor ve konuşmanın başlamasını bekliyor... Aradan 15-20 dakika geçtikten sonra cihazı kurcalıyor ki; play yerine kayıt tuşuna basmış... Röportaj da zaten 15-20 dakikaymış... hayata dair... Kapısından geçenlere Aşk’ın sırları ve değeri sorulan kapıda durmuştum... Ve önümden çok zayıflamış, yüzü hüzünlü yaşlı bir adam iç çekerek geçti ve şöyle dedi: “-Aşk bize ilk insanlardan beri bağışlanmış bir güçsüzlüktür...” Yiğit bir genç karşılık verdi: “-Aşk bugünümüzü geçmişe ve geleceğe bağlar...” Ardından kederli yüzlü bir kadın hıçkırarak şöyle dedi: “Aşk mağaralarda sürünen kara engereklerin ölümcül zehiridir... Zehir çiy gibi taze görünür, susuzlar aceleyle içer onu; ama bir kere zehirlenince hastalanır ve yavaş yavaş ölürler...” Ardından çatık kaşlı, kara giysili, sakallı bir adam geldi: “-Aşk gençlikte başlayıp biten kör cahilliktir...” Sonra yolunu asasıyla bulan kör bir adam konuştu: “-Aşk ruhlardan varlığın sırlarını gizleyen kör edici bir sistir... Yürek tepeler arasında sadece titreşen arzu hayaletlerini görür ve sessiz vadilerin çığlıklarının yankılarını duyar...” Çalgısını çalan genç bir adam şarkı söyledi: “-Aşk ruhun çekirdeğindeki yangından saçılan ve dünyayı aydınlatan bir ışıktır... Hayatı bir uyanışla diğeri arasındaki güzel bir düş olarak görmemizi sağlar...” Ve paçavraya dönmüş ayaklarının üzerinde sürüklenen güçsüz düşmüş çok yaşlı bir adam titrek bir sesle şunları söyledi: “-Aşk mezarın sessizliğinde bedenin dinlenmesi, sonsuzluğun derinliklerinde ruhun huzura ermesidir...” Ve onun ardından gelen beş yaşındaki bir çocuk gülerek dedi ki: “-Aşk annemle babamdır, onlardan başka kimse bilmez aşkı...” Ve böylece Aşk’ı tarif eden herkes kendi umutlarını ve korkularını bıraktı önüme sır olarak... O anda bir ses duydum: “Hayatı iki yarıya ayrılmıştır; biri donar, biri yanar... Yanan yarı, Aşk’tır...” (...H.Cibran) Temel’in yeri Adam fren balatalarını yaptırmak için sanayide Temel Usta’ya gitmiş... Ertesi gün almak için ustanın karşısına geçmiş ve Temel anlatmaya başlamış; “-Senin araba olmadı be abi...” -Neden?... “-Bu modellerin fren balataları bulunmuyor, değiştiremedim...” -Eee?... Ne olacak peki?... “-Onun yerine kornanızın sesini yükselttim...” S.Ö.Z. der ki; “-Kadınların peşini bırakmış erkek, kadınları peşine takmış erkektir...” (...Acımasız mı oldu diye de kafa yorduğu müthiş S.Ö.Z.leri) kritik “-Benim rakibim kendi egom... Biri kaliteli bir iş yapar, onu yakalamak için çalışırsın... Bir kalite düzeyine geldikten sonra artık tehlikeli olan senin egondur...” (...Ata Demirer) CORDELL: Sigara içmek seni öldürür kardeşim... DANNY ARCHER: Eğer yaşıyorsam, değil mi ?... (...Blood Diamond filminden)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT