BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 48 yıl önceydi

48 yıl önceydi

27 Mayıs 1960 faciasının üzerinden 48 yıl geçti. Ordunun politikadan uzak tutulması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tavizsiz egemenliği üzerine kurulan Atatürk felsefesi ve Atatürk anayasası ayaklar altına alındı.



27 Mayıs 1960 faciasının üzerinden 48 yıl geçti. Ordunun politikadan uzak tutulması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tavizsiz egemenliği üzerine kurulan Atatürk felsefesi ve Atatürk anayasası ayaklar altına alındı. Yetişmeleri için her türlü fedakârlık gösterilen genç, aydın, Atatürkçü, vatan için göz kıpmadan can vermeye hazır 7000, dile kolay yedi bin subayımız, küçük rütbeli bir avuç darbeci arkadaşları tarafından emekliye sevk edilerek, canlarından fazla sevdikleri silâhlı kuvvetlerden atıldı. En büyük zarara, silâhlı kuvvetlerimiz maruz kaldı. Cuntaları cuntalar izledi. Subay, boğazına kadar -tamamen mesleği dışında bir alan olan- politikaya battı. Darbe ve ihtilâl anayasası, Türkiye’ye komünizmi getirdi. Türk’ü demokrasiden, insan haklarından, çağdaş uygarlık düzeyinden uzaklaştırdı. Demokrat Parti demokrasisi (1950-60) elbette bugünküne kıyasla eksikti, geriydi. Bugünkü demokrasimiz de Batı’daki örneklerinden epey uzaktadır. Ama Demokrat Parti demokrasisinin ve seçmen-sandık şuurunun, yerine geçtiği sisteme nisbetle ne büyük nimet olduğunu anlamak için, 1938-1950 Millî Şef rejiminin dehşetini hatırlamak gerekir. O dönemle mukayese gerekir, günümüzle değil... Türk insanına hür kişi değil, düşünmesi yasak robot muamelesi yapılmıştır. Yassıada yargısına ve yönetimine gelince, millî utancımızdır. Halbuki (bu millet utanmak için yaratılmadı) sözü Atatürk’ündür. Bu utanç üstelik bu büyük millete tam 20 yıl millî bayram denerek yutturulmak istendi. Milletin yarısı (kuyruk) ve (düşük) tabirleriyle tescil edilerek aşağılandı. Bugün artık böyle şeyler mümkün değil. Biz de, bütün dünya da çok geliştik. Şu anda zaman faktörü, Türkiye’nin büyük zarara uğramaması için çok önemlidir. Anayasa Mahkemesi, her iki dava için de sonbahara kalmadan kararını açıklamalıdır. Her organ durumunu bilmeli, yerli yerine oturmalıdır. Neyi paylaşamıyoruz ki?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT