BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yarası olan gocunsun!

Yarası olan gocunsun!

Ne güzel söylemiş halkımız? “Yedisinde neyse, yetmişinde de odur” deyiverip geçmiş. Siz düşünün artık bunun üzerinde. Araştırmalar yapın. Öyküler, romanlar yazın.



Ne güzel söylemiş halkımız? “Yedisinde neyse, yetmişinde de odur” deyiverip geçmiş. Siz düşünün artık bunun üzerinde. Araştırmalar yapın. Öyküler, romanlar yazın. Gerçekten de doğuştan getirdiğimiz genler etkili oluyor kişiliğimizde. Anne ve babadan bir şeyler geçiyor kanımıza, iliğimize... En önemlisi de beynimize, yüreğimize... Pekiyi, ya sonrası?.. En değerli hazinemiz olan evlatlarımızı sağlam karakterli yetiştirmek için bir görev düşmüyor mu bize? Ana olmak kolay değil. Her şeyden önce, aylar süren bir hamilelik dönemi... Onu, yaşayan bilir ancak! Ya doğum?.. Canından can çıkması kadının!.. Kim ne derse desin... Kolay değil doğrusu! Dilerim, isteyen her kadına nasip etsin bunu Yaradan!.. Ya babalar?.. Onların işi de zor tabii. Aylar süren sabırsız bir bekleyişin ardından mutlu bir son... Ve daha sonra, o bebeğin sorumluluğu... Buraya kadar her şey güzel de ya o sorumluluğu bilmeyen ana-babalara ne demeli?.. Cami avlusuna bırakılan bebeklerin yalnız anneleri mi var?.. Babaları yok mu?... Bir gün gelip o minik yavru büyüyecek elbet. Ama şöyle, ama böyle... Pekiyi, bunun hesabını sormayacak mı? Hele hele, boğazından bir yudum suyu bile geçmemiş, maddi-manevi hiçbir desteği olmayan o sözde “baba”ya ne diyecek bu çocuk?.. O sorumsuz kişiler, yedisinde de sorumsuz ve vurdumduymaz mıydılar? Pekiyi, onları yetiştiren analar, babalar!.. Böyle bir evlat yetiştirdikleri için gurur mu duyuyorlar şimdi? Sizi bilmem ama ben şöyle düşünüyorum: Sağduyulu, onurlu, kişilikli, karakterli çocuklar yetiştirmek istiyorsak, yedisine kadar sağlam bir alt yapı üzerine iyi bir temel atmamız gerekir. Zemin sağlam ve temel güçlü ise gerisi kolay! Yalnızca bir “diploma” vermişsek çocuğumuza, övünmeye hakkımız yok hiç birimizin.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT